Yılmaz “SGK Çalışanın Mağduriyeti Son Bulsun, Alın Teri Zayi Olmasın

Memur-Sen Rize İl Başkanı Seyit Ali Yılmaz, Sosyal Güvenlik Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada hafta boyunca “SGK personelinin mağduriyeti artık son bulsun, emekleri zayi olmasın” diye her platformda eylem ve açıklamalar yapacaklarını söyledi.

Yılmaz “SGK Çalışanın Mağduriyeti Son Bulsun, Alın Teri Zayi Olmasın

Sosyal Güvenlik Kurumu Rize İl Binası önünde basın açıklaması yapan Yılmaz, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda uzun zamandır yaşanan problemleri ve ekmek mücadelesi için gecesine gündüzüne katan kurum personelinin yaşadığı zorlukları dile getirdi.

Yılmaz, “İçinde bulunduğumuz ayın ilk gününde de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladık. Emeğin ve örgütlü mücadelenin tüm dünyada kutlandığı bu tarihte alın teri ve çabalarının sonucunu alamayan SGK çalışanlarının sesi olmak için hep birlikte alanlardayız. Bilindiği üzere her yıl mayıs ayının 16’sını içine alan hafta, Sosyal Güvenlik Haftası olarak kutlanmaktadır. Bu yıl da 16-20 Mayıs tarihlerine denk gelen kutlamalar büyük bir sevince dönüşmesi gerekirken SGK çalışanlarının yaşadığı mağduriyetler nedeniyle buruk bir şekilde geçmektedir.” dedi.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nda Yurtiçi ve yurtdışındaki vatandaşlarımızla birlikte, sığınmacı ve vatansız statüsünde olan yaklaşık 100 milyon kişiye hizmet verdiğini belirten Yılmaz, “Ülkemizin Sosyal güvenlik yükünü sırtında taşıyan, büyük fedakârlıklarla gecesini gündüzüne katarak çalışan, SGK personeli büyük hak kayıpları yaşamaktadır. 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile SGK personelinin bir gecede mali ve özlük hakları gasp edilmiştir. 2013 yılında İstanbul’dan Ankara’ya yürüyerek, 666 sayılı KHK'nın bu şekilde yayınlanmasına karşı çıkmış, tepkimizi en üst perdeden dile getirmiştik. Ne acıdır ki bu mağduriyet meydana geldiğinde yetkili makamda oturanlar ne o günlerde ne de bugün sesini çıkaramamış, yaşanan mağduriyetlere göz yummuşlardır. Hafta boyunca,” SGK personelinin mağduriyeti artık son bulsun, emekleri zayi olmasın” diye her platformda eylem ve açıklamalarla kararlı duruşumuzu sergileyeceğiz.” diye belirtti.

Yılmaz, “Yarın, bugün dile getirdiğimiz açıklamamıza dikkat çekmek için tüm çalışanlarla birlikte “Siyah Giyme” eylemi yapacağız. Siyah renkte kıyafetler giyerek çalışma ortamlarımızda farkındalık oluşmasını sağlayacağız. 18 Mayıs Çarşamba günü yapacağımız 4 saat iş bırakma eylemi ile ilgililere “artık sesimizi duyun” mesajı vereceğiz. Genel Merkez Yönetim Kurulumuzun aldığı karar doğrultusunda mesaiye 2 saat geç başlayıp, mesaiyi 2 saat erken bitireceğiz! 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Bayramı’nda eylemlerimize ara vermeyeceğiz! Sesimizi hem ülke, hem de dünya gündeminde duyurmak için 20 Mayıs günü ise kararlılığımızı tüm Türkiye’ye gösterecek, ülke genelinde tam gün iş bırakma eylemi yaparak işe hiç gitmeyeceğiz. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun toplam 35 bin norm kadrosu olmasına rağmen işler kısıtlı sayıda personelle yürütülmeye çalışılmaktadır. İstanbul’da yüzde 42 ülke genelinde de yüzde 65’lik fiili çalışan ile hizmet veren SGK personelinin iş yükü her geçen gün daha da artmaktadır” dedi.

Büro Memur-Sen olarak “hak verilmez, alınır” anlayışıyla genel yetkili sendika olarak üyelerinin ve temsil ettikleri kamu görevlilerinin mağduriyeti son bulana kadar, birlik ve beraberlik içerisinde kararlı duruşlarını sürdüreceklerini ifade eden Yılmaz, “Bizler kimseden haksız bir kazanç ya da lütuf istemiyoruz, Biz hakkımızı istiyoruz, alın terimizin karşılığını istiyoruz. Bizler mevzuatın ağır yükü altında ezilen, idari ve mali yönden attığı her imzanın yasal sorumluluğunu üzerinde taşıyan çalışanların, hak ettiği ücretlerin ödenmesini talep ediyoruz. Bizler COVID-19 pandemi sürecinde dünyanın imrenerek baktığı ve sorunsuz sistemi ile herkesin takdir ettiği Sosyal Güvenlik Kurumu’ndaki personelin hakkının teslim edilmesini istiyoruz. Bizler kurum çalışanlarının 666 Sayılı KHK ile ellerinden alınan, fazla mesai ücretleri, ikramiyeler ve ek ödemelerin tekrar verilmesini istiyoruz. Bizler kamu işçisi ile memurlar arasındaki maaş farkı adaletsizliğinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. SGK’da çalışan bir işçinin maaşı 11 bin TL’yi bulurken asıl işi yapan bir memurun maaşının 6-7 bin lira gibi komik rakamlarda kalmasını kabul etmiyoruz ve etmeyeceğiz. Bizler Kurum personelinin uzmanlaştırılmasını, sosyal sigorta uzmanı kadrosunun açılmasını ve çalışma tazminatının verilmesini istiyoruz. Bizler Şeflerin özel hizmet tazminatları ve ek ödeme oranları yükseltilerek, hak ettikleri ücretin ödenmesini istiyoruz. Bizler İcra memuru kadrosunun 'Sosyal Güvenlik İcra Memuru Uzmanı" şeklinde ihdas edilmesini talep ediyoruz. Bizler Denetmen ve Denetmen yardımcılarının il müdürlüğü bünyesine bağlı değil de, grup başkanlığına bağlanmasını talep ediyoruz. Bizler Kurumda boş bulunan kadrolara, görevde yükselme sınavında başarılı olan personelin atanmasını ve liyakata uygun olmayan usulsüz atamaların önüne geçilmesini istiyoruz. Bizler Denetmen alımlarında kurum içinden alıma belirli bir kadro ayrılarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda yıllarca görev yapmış çalışanların atanmalarını istiyoruz. Bizler Toplu sözleşme maddesiyle güvence altına alınan, 4/B’li olarak görev yapan personelin kadroya geçirilmesini istiyoruz. Bizler 3600 Ek gösterge çalışmasında SGK çalışanlarının da dikkate alınmasını ve sonuna kadar hak ettikleri 3600 ek göstergenin kurum çalışanlarına verilmesini talep ediyoruz.” diye belirtti.

Yılmaz, “Bizler banka maaş promosyon anlaşması ile geçen yıl mayıs ayında ödenen 4 bin liranın, enflasyon rakamları da dikkate alınarak güncellenmesini talep ediyoruz. Maaşı düşükte olsa geçmişte aldığı fazla mesai ücreti, ikramiye, performans ödemesi ve havuz parası gibi yan ödeme kalemleri ile ayakta kalabilen memurlar, 666 Sayılı Kanun Hükmünde kararname ile bu haklarını kaybetmiş, emeğinin karşılığını almaktan uzaklaştırılmıştır. 666 Sayılı KHK ile eşit işe eşit ücret anlayışı getirilmeye çalışılmıştır. Bizlerde buradan yetkililere soruyoruz ve diyoruz ki, “SGK çalışanlarının işine eşit iş hangi kurumlarda vardır ve buralarda hangi ücretler ödenmektedir. Bunun adı eşit işe eşit ücret değil, eşit unvana eşit ücrettir. Bu nedenle Emeğinin karşılığı emekçiye ödenmelidir.” İçinde bulunduğumuz Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle başta SGK çalışanları olmak üzere hizmet kolumuzda yer alan tüm çalışanların ve bütün emekçilerin hizmetlerinin karşılığını aldığı bir yıl olmasını diliyoruz. Bir sonraki sosyal Güvenlik Haftası kutlamalarında sorunları konuşmaktan ziyade kazanımlar nedeniyle teşekkür ettiğimiz bir hafta olması temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER