AÇÜ, ÖNEMLİ BİR TOPLANTIYA EV SAHİPLİĞİ YAPTI.

Artvin Çoruh Üniversitesince (AÇÜ) yürütülen ve Avrupa Birliğince desteklenen "Doğaya Uygun Önlemler ve Ortak Yenilikçi İzleme ve Kontrol Teknikleri ile Daha Temiz Bir Karadeniz İçin Çöplerin ve Erozyonun Azaltılması" projesinde sona gelindi.

AÇÜ, ÖNEMLİ BİR TOPLANTIYA EV SAHİPLİĞİ YAPTI.

Hayati Akbaş

ARTVİN- Artvin Çoruh Üniversitesince (AÇÜ) yürütülen ve Avrupa Birliğince desteklenen "Doğaya Uygun Önlemler ve Ortak Yenilikçi İzleme ve Kontrol Teknikleri ile Daha Temiz Bir Karadeniz İçin Çöplerin ve Erozyonun Azaltılması" projesinde sona gelindi.

AÇÜ Rektör Yardımcısı Aydın Tüfekçioğlu, Proje yöneticisi ve AÇÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Tüfekçioğlu, Doç. Dr. Mehmet Yavuz, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Duman, Arş. Gör. Dr. Can Vatandaşlar ve Orman Yük. Müh. Cengizhan Yıldırım üniversitenin konukevinde basınla bir araya gelerek “Daha Temiz Bir Karadeniz İçin Çöplerin ve Erozyonun Azaltılması Projesi” ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Açılış konulması gerçekleştiren AÇÜ Rektör Yardımcısı Aydın Tüfekçioğlu “Projenin sonuna yaklaştık ama pandemiden dolayı 6 ay ya da 1 yıl kadar bir uzatma süresi alacağız. Daha sonra projemizi tamamlayacağız. Özellikle Arhavi deresinde kirliliğin azaltılması, erozyonun azaltılması, bu anlamda duyarlılık oluşturulması açısından önemli bir proje. Özellikle Karadeniz’in kirliliği noktasında ciddi sıkıntılar var. Bu sıkıntılara bir nebze de olsa Arhavi ölçeğinde destek bulmak, çözüm üretmek amacıyla ortaya konulmuş bir proje. Projemizin yüzde 70 arazi çalışmaları tamamlandı. Kalan kısımları bu yaz tamamladıktan sonra projemizi başarılı şekilde bitirmiş olacağız” dedi.

Doç. Dr. Mustafa Tüfekçioğlu, Projeye ilişkin son aşama hakkında bilgi verdi

Proje yöneticisi ve AÇÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Tüfekçioğlu da proje sürecinden ve proje ve projenin son durumu hakkında bilgiler vererek, “Avrupa Birliği Başkanlığının ulusal otorite görevini yürüttüğü Karadeniz Havzasında Sınır Ötesi İşbirliği Programı 2014-2020 birinci teklif çağrısı kapsamında 20.07.2020 tarihinde başlamış olan BSB963 sayılı “Doğaya uygun önlemler ve ortak yenilikçi izleme ve kontrol teknikleri ile daha temiz bir Karadeniz için çöplerin ve erozyonun azaltılması” isimli projenin uygulamaları 19.07.2022 tarihine kadar devam edecektir. Projenin ana ortağı International Hellenic University−Technologiko EkpedeftikoIdryma Anatolikis Makedoniaskai Thrakis (Yunanistan)'dır. Diğer proje ortakları; Buzau-Ialomita Water Administration (Romanya), Young Foresters Union NGO (Ermenistan), Eco-TIRAS International Association of RiverKeepers (Moldovya) ve Artvin Çoruh Üniversitesi (Türkiye)'dir. Projenin ülkemizdeki yürütücülüğü Doç. Dr. Mustafa Tüfekçioğlu tarafından yapılmaktadır.

Prof. Dr. Aydın Tüfekçioğlu, Doç. Dr. Mehmet Yavuz, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Duman, Arş. Gör. Dr. Can Vatandaşlar ve Orman Yük. Müh. Cengizhan Yıldırım da proje ekibinde yer almaktadırlar. “Deniz için nehirleri koruyalım!” ana hedefine sahip projenin sonunda; çevrenin korunması için gerekli doğaya uygun yöntem ve önerilerin ortaya konması ve Karadeniz'deki kirliliğin azaltılması planlanmaktadır. Sonuç alabilmek için Karadeniz'e dökülen dereler ve bu derelere ait alt-havzalardaki çöp ve diğer kirletici unsurlara odaklanılmaktadır” dedi.

Covid 19 Koşullarına Rağmen Projeyi Başarıyla Gerçekleştirdik

COVID-19 pandemisi nedeniyle birtakım aksaklıklar ve kısıtlamalar yaşanmış olsa da projenin şu ana kadarki performansıyla önemli başarılara imza attıklarını ve bir çok aktiviteyi tamamlamak üzere olduklarına değinen belirten Tüfekçioğlu, “Bazı aktiviteler için saha ölçümleri halen devam etmekte olup bunlar için ek süre talebinde

bulunulmuştur. Projede şu ana kadar gerçekleştirilen iletişim faaliyetlerini şu şekilde sıralayabiliriz; çevirim içi proje başlangıç toplantısı, AÇÜ’nün ev sahipliğinde gerçekleştirilen 1 adet uluslararası çalıştay, 13 adet ulusal ve uluslararası konferanslarda yayımlanan bildiri, 2 adet farkındalık etkinliği, 4adet çevrimiçi proje paydaş toplantıları ve yine paydaş gruplarla proje çıktılarının paylaşıldığı 4 adet haber bülteni, 2 adet basın bildirisi ve son olarak şu an gerçekleştirilen toplantıyla birlikte toplam 2 adet basın konferansı. Yapılan bütün bu faaliyetlerdeki ana hedef çevrenin korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik farkındalık oluşturmak, ilgili kurum ve kuruluşların ve tüm halkın çevreye olan duyarlılığını bir üst seviyeye yükselterek değişime öncülük etmek. Bu bağlamda, çevrenin korunması adına ortak bir izleme programı oluşturulmuş ülkeler-arası koordinasyon sağlanmaktadır. Böylelikle en iyi yönetim faaliyetlerinin gerçekleşeceği ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanacağı düşünülmektedir” ifadelerini kullandı.

Önerilerin Uygulanması En Büyük Gayemizdir

Saha çalışmalarında ortaya çıkan sonuçları da basın mensupları ile paylaşan Tüfekçioğlu, “Saha çalışmalarımızdan önemli sonuçlar elde ettik. Tabi ki bizim çalışmalarımız uygulama noktasında bir mecburiyet ortaya koymamaktadır. Biz önerilerde bulunuyoruz. Bilimsel raporlarımızı kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşıyoruz. Kısaca özetlemek gerekirse; özellikle eğimli alanlardaki fındık bahçelerinde ölçülen fazla yüzey akış suları bu alanların sel ve taşkın riskini artırdığı diğer taraftan çay bahçelerindeki aşırı infiltrasyon bu alanlardaki heyelan olma riskini artırdığı tespit edilmiştir. Buda bizleri arazi kullanımının daha planlı ve tekniğine uygun yapılması gerektiği sonucuna ulaştırmaktadır. Benzer şekilde, yerleşim ve tarımsal faaliyetlerin daha yoğun yapıldığı alanlardaki/ akarsulardaki sediment, azot ve fosfor gibi kirletici elementlerin daha yoğun olduğu tespit edilmiştir. Mera alanların yoğun olduğu üst havzalarda şiddetli yağışları takiben aşırı yüzeysel akışlarla birlikte erozyon ve şiddeti artmakta buda havza çıkışındaki rüsubat yükünü artırarak Arhavi selinde olduğu gibi yatağın taşkına geçişine zemin hazırlamaktadır. Bu bağlamda, üst havzalardaki koruma ve ıslah faaliyetlerinin artırılması, gerekli ve yeterli miktardaki kontrol tesislerinin inşası önem arz etmektedir. Diğer önemli bir husus ise, havza çıkışındaki (mansap) akarsu morfolojik yapısının (yatağın eğimi, genişliği, menderes yapısı, düzleştirilmesi) değiştirilmiş olması akarsuyun maksimum sel debisiyle içine düşebilecek olan potansiyel rüsubat miktarı arasındaki dengenin bozulmasına sebep olmuş buda taşkın riskinin ciddi derecede artırmıştır” diye konuştu.

Gelecekte Sorun Yaşamamak İçin Bilimsel Raporları Dikkate Almakta Fayda Var

Tüfekçioğlu, gelecekte risk oluşturabilecek sellerden korunma bağlamında, kanal morfolojik yapısının iyileştirilmesi ve dere taşkın düzlüklerinin acilen imar planında çıkartılması gerekmekte olduğuna dikkat çekti.

Proje yöneticisi ve AÇÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Tüfekçioğlu, açıklamasını “Projenin en güçlü ve en önemli yönlerinden bir diğeri ise; farklı ülkelerden çok sayıda ortağın bir araya gelerek sahada uygulamaya dönük işbirliği içerisine girmiş olmalarıdır. Ayrıca, Doğu Karadeniz bölgesinde yürütülen en yüksek finansmana sahip projelerden biri olması bakımından da proje ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’ye ayrılan 207.866 Avro’luk bütçenin büyük bir kısmı çalışma alanı olarak seçilen Artvin, Arhavi ve çevresine 2 yıl boyunca önemli katkı sağlamış ve halen sağlamaktadır. Böylelikle bölge insanının refah düzeyi de dolaylı olarak arttırılmaktadır” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER