Utangaçlık ve çareleri !

İlaçlar utangaçlığı yok eder mi?

Utangaçlık ve çareleri !



Problemlerimizin esas kaynağı (1)

Yard. Doç. Dr. Kenan TAŞTAN

Kâinatın Yaratıcısının var ettiği doğaya egemen olma hırsı, Batı medeniyetinin bu kaynakları müsrifçe tüketmesine neden olmuştur. Aynı medeniyet şimdi de sosyal bilimlerin eliyle “insan kaynaklarını” sonuna kadar tüketmeye çalışıyor.

Bunu yaparken de kullandığı parametrelerden biri “psikiyatri bilimi.” Kendi ürettiği bilgiyi bize evrensel doğruymuş gibi sunma gayreti de bu anlamda en çok kullandığı yöntemlerden biri.

Prof. Dr. Ziyaüddin Serdar’ın tespiti, ne demek istediğimi özetler mahiyette: “Batı’nın kasıtlı ve hesaplı olarak ‘evrensel’ terimini kullanmasının arkasında, ötekini kendine benzetme eğilimi yatar.”
Ne demek istediğimi Batı’da reklamı yapılan bir ilacın reklam metnini vererek izah edeyim:

“Utangaçlığı Yok Eden İlaç:

Çekingenlik nedeniyle toplum içine çıkamayanlara ve bu yüzden sosyal hayatları olmayanlara müjde, İngiltere’de piyasaya çıkan yeni bir hap, utangaçlık ve çekingenlik gibi duyguları yok ederek insanların kendilerine olan güvenlerini artırıyor.

The Sunday Times gazetesinin haberine göre, Bristol ve Southampton Üniversitesi tarafından geliştirilen ve Simith Kline Beecham şirketi tarafından pazarlanan ‘…………….’ adlı ilaç (Antidepresan bir ilaçtır), beyindeki seratonin maddesini artırıyor. Bu da kişinin kendine olan güven duygusunu kamçılayarak mutluluk hissi veriyor. Böylelikle kişi kendini ifadede daha rahat davranıyor ve öteki insanlarla çok daha kolay ilişki kuruyor.”

Bu ilacın ne kadar başarılı olduğunu şu örnekle açıklıyorlar: “Yabancılarla karşılaşma korkusu yüzünden evinden çıkamayan 29 yaşındaki Londralı bir kadın, ilacı aldıktan sonra cesaretini topladı ve tamamen dışa açık bir kişilik kazandı. Şimdiye kadar hayatı ıskalamasından yakınan genç kadın, kaçırdıklarını telafi için her hafta sonu erkek ve kız arkadaşlarıyla bar ve kulüplerden çıkmaz oldu. Dr. Goss, mucize hapın 3 milyon utangaç insanın yaşadığı İngiltere’de yılda 1 milyar dolarlık talep oluşturacağını söyledi.”

Burada utanma (ar, hayâ) duygusunun İslâm medeniyetinin en önemli kavramlarından biri olduğunu bilmem hatırlatmama gerek varmı? Bu duygunun “utangaçlık” şeklinde abartılmış ifadesine dayanarak onun tahrip edilmesine dönük bir yaklaşımın işaretleri bu haberde çok açık bir şekilde görülmektedir. Genç kadının artık kulüp ve barlardan çıkmayacak kadar bu duyguyu yendiği belirtiliyor. Bu arada bizi utanmaz edecek hap da “mucize” ilaç olarak sunuluyor. Bununla birlikte tabii ki psikiyatrik ilaç şirketleri tıp literatürüne bir hastalık daha kazandırmış oluyor.

Şimdi benim aklıma ister istemez şu soru geliyor: “Erdemin hâkim olduğu değerler sisteminden gelen bir psikiyatrist, materyalist değerlerin ürettiği bilgiye göre nasıl teşhis koyacak ve tedavisini hangi literatüre dayandıracak?”
Bu konularda verdiğim konferanslarda ve yazdığım makalelerde işte tüm bu sebeplerden dolayı bizim en büyük problemlerimizden birinin “Epistemoloji” sorunu olduğu gerçeğinin vurgusunu sıkça yapıyorum.
Epistemoloji: Bilgiyi üretme, bilginin kaynağı.

Kaynak: YeniAsya.com.tr 

Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2013, 08:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER