” RAMAZAN GÜNLÜĞÜ-11

“Tövbe nehri tersine akıtır."

” RAMAZAN GÜNLÜĞÜ-11

“… Eğer tövbe edip namaz kılarlarsa ve zekâtı verirlerse (onları serbest bırakın ve) yollarını açıverin. Gerçekten Allah, Bağışlayandır, Esirgeyendir.” (Tövbe: 9/5)

“Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise Cehennem ateşinden kurtuluştur.”(Beyhaki, Şuabu’l-İman, 5/223)

Soru:

Hocam bir şekilde gaflet ettim, nefsime yenildim ve Ramazan ayının bugününe kadar bilerek oruç tutmadım. Ama bugün çok pişmanım ve geri kalanını tutmak istiyorum. Benim orucum kabul olur mu?

Cevap:

“Bir şeyin bir kısmını terk etmek tamamını terk etmeyi gerektirmez.” Ramazan ayının her günü ayrı ayrıdır. Madem pişman oldun bu pişmanlık “hem mümin oluşuna delildir hem de tövbe ettiğine” delildir.

İçinde bulunduğumuz günler Hz. Peygamberin (sav) “Mağfiret günleri” olarak müjdelediği günlerdir.

Mağfiret demek, “kişinin kusurunun bağışlanmasını Rabbinden istemesi, bağışlanmak için yalvarıp yakarması” demektir.

Bunun karşılığında da “Allah’ın kullarının kusurlarını affetmesi, onu bağrına basması, ona rahmet ve merhamet yollarını açması” demektir.

Unutma ki kardeşim, “Hiçbir günah Allah’ın af ve mağfiretinden ve rahmetinden büyük değildir.”

Rabbim tövbeden sonra tuttuğun oruçları kabul eder. “Allah hiçbir iyilik sahibinin iyiliğini asla zayi etmez.”(Hud: 11/115)

Soru:

Hocam, önceki günahlarıma rağmen Allah beni affeder mi? Affetmesini çok istiyorum ve bir daha aynı hataları tekrarlamayacağıma söz veriyorum?

Cevap:

Bak kardeşim! Allah Celle Celalühü Müşriklere öylesine kızmış, öylesine öfkelenmiş ki, Tövbe suresinin başına rahmet ve merhamet ifadesi olan Besmeleyi koymamıştır.

Onlara 4 ay daha güvenle gezmelerine müsaade ettikten sonra “yeryüzünün kendilerine dar edileceğini, gök kubbenin başlarına yıkılacağını”, bir ültimatomla bildirmiştir.

Ama bütün uyarı ve tehditlerin sonuna, “Eğer tövbe eder, namazlarını kılarlarsa, eğer antlaşmalarına bağlı kalanlar varsa, eğer senden eman isterlerse…” af, mağfiret ve merhamet cümlelerini iliştirmiştir.

İslâm’ın gayesi “insanları cehenneme doldurmak değil, içinde bulundukları cehennem atmosferinden kurtarıp yeniden hayata döndürmektir.”

“Allah’ın rahmetinden ancak kâfirler güruhu ümit kesebilir”(Yusuf: 12/87) buyuran da O’dur.

“Ramazan ayı gibi af ve mağfiret deryası içinde “Benim affım mümkün mü?” diye düşünmek beyhudedir.

“Haydi yolun açık olsun, Kitap rehberin, peygamber önderin, müminler kardeşin, iman cevherin, ibadet seferin, güzel ahlak gömleğin olsun…”

Selam ve dua ile…

Güncelleme Tarihi: 04 Mayıs 2020, 08:56
YORUM EKLE
YORUMLAR
Osman
Osman - 2 yıl Önce

Tövbe etmek önceki günahlara nasıl etki eder hocam. Selamlar

Yusuf KAMBUR
Yusuf KAMBUR @Osman - 2 yıl Önce

Tevbe etmek en azından işlenen günahtan razı olmadığını gösterirken, kusurlarını sevaba da dönüştürür

PAZAR
PAZAR - 2 yıl Önce

HOCAM EVDE TERAVİ ASGARİ KAÇ REKAT KILINMASI GEREKİR.BAZEN ÇOK YORGUN OLUYORUM DA

Yusuf KAMBUR
Yusuf KAMBUR @PAZAR - 2 yıl Önce

Teravih namazı, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali dönemlerinden başlayarak günümüze kadar cemaatle yirmi rekât olarak kılınmıştır. Sahabeden kimse buna itiraz etmemiş ve âlimler tarafından da bu şekilde kabul edilmiştir. Günümüzde de, başta ülkemiz olmak üzere pek çok İslam ülkesinde teravih namazı cemaatle 20 rekât olarak kılınmaktadır.
Bununla birlikte şunu da ifade etmek gerekir ki, teravih namazı nafile bir ibadet olduğundan, farz gibi telakki edilmesi de doğru değildir.
Bu nedenle, yorgunluk, meşguliyet ve benzeri sebeplerle, teravih namazının evde 8, 10, 12, 14, 16 veya 18 rekât kılınması hâlinde de sünnet yerine getirilmiş olur. Ancak cemaate iştirak etmeye çalışmak daha iyidir. (Diyanet, Din İşleri Yüksek Kurulu)

saim
saim - 2 yıl Önce

cenazelerde SELA neden verilir.ve anlamı nedir hocam

Yusuf KAMBUR
Yusuf KAMBUR @saim - 2 yıl Önce

Hz. Peygamber döneminde salâ okunduğuna dair kaynaklarda herhangi bir bilgi yer almamaktadır. Bununla birlikte ölüm haberinin çeşitli yollarla duyurulması sünnettir. Nitekim Resûlullah’ın (s.a.s.), Necaşî’nin vefatını ashabına haber verdiği (Buhârî, Cenâiz, 4), kendisine bildirilmeden defnedilen bir cenaze için de “Bana neden haber vermediniz?” (Buhârî, Cenâiz, 5, 56) diye serzenişte bulunduğu rivayet edilmiştir. Farz veya vacip olduğu inancı taşımaksızın cenazeyi duyurmak amacıyla salâ vermekte sakınca yoktur. (Diyanet, Din İşleri Yüksek Kurulu)
İlginize teşekkürler kardeşim...

Yusuf KAMBUR
Yusuf KAMBUR - 2 yıl Önce

Tevbe etmek en azından işlenen günahtan razı olmadığını gösterirken, kusurlarını sevaba da dönüştürür

SIRADAKİ HABER