29 Ekim Pazar günü büyük bir onurla kutladığımız Cumhuriyetimizin 100. yılında ailemle birlikte Rize’de Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından inşa ettirilen “Isırlık Tabiat Parkına” gittik. Karadeniz ikliminin nadiren fırsat sunduğu güneşli bir sonbahar günü çoluk çocuğumla piknik havasında adından sıklıkla bahsedilen Isırlık Tabiat Parkında geçirmeyi planlamıştım. İlk başlarda kamelyalardan ibaret basit bir sosyal proje olarak tasarlanmış olan alanın, nasıl ciddi bir projeye evrileceğini iki yıl önce bizzat Başkan Rahmi Metin’den dinlemiştim. Buna rağmen Isırlık’a ulaştığımda ziyadesiyle şaşkınlık yaşadım. Burası basit bir sosyal tesisten çok daha öte, hem doğal manzarası hem de doğru proje tercihleriyle mükemmel ötesi bir yaşam alanına dönüştürülmüştü. Bu bölge manzara menüsüne bir taraftan Rize merkez ile denizi, diğer taraftan da Salarha Vadisi ve Kaçkar Dağlarını koymuştu.

Parkta bir kere arazinin eğimli yapısı kademeli setler yapılarak optimum kullanılmış, aynı alanda birbirine paralel birçok yürüyüş yolları dizayn edilmişti. Setler birbirleriyle birkaç noktadan doğal merdivenlerle irtibatlandırılmış ve bu sayede dikey geçişler mümkün kılınmıştı. 12 hektarlık alanın hemen her bölgesine belki de 100’ü aşkın ahşap kamelya kondurulmuş, aralarındaki mesafe ise gayet makul seviyede tutulmuştu. Pazar günü olmasından ötürü olsa gerek, hemen hemen bütün kamelyalar doluydu. Gerek patika kenarlarında, gerekse kamelya aralarında muhtelif hayvan figürleri somut olarak yapılmış. Bunlar da ziyaretçilerin ilgisini çekiyor ve fotoğraf çekimlerinde kullanılıyor. Özellikle kanatlarını açmış kelebek heykelciğinin fotoğraf için çok ilgi çektiğini gördüm.

Alanın girişinde hemen solda basketbol sahası, daha ileride ise şirin bir mescit sosyal alanın en büyük artıları olarak değerlendirilebilir. Trafiğe açık olan tesis içi yollardan ötürü ziyaretçi yoğunluğuna rağmen park sorunu yok denebilir. Yolların kenarları, hatta boş yerlerin tamamı dikkatli gözlerden kaçmayacak şekilde muhtelif bitkilerle bezenmiş durumda. Neler yok ki? Alanın kuzey batı yamacı çit boyunca üzüm asmaları ve böğürtlen bağları ile renklendirilmiş. Ara ara setler halinde blue berry (likapa) ve goji berry (Japon Üzümü) fidanları hem süs bitkisi olarak kullanılmış, hem de meyve döneminde muhtemelen ziyaretçilerin damaklarına hitap edecek şekilde düşünülmüş. Hemen her yerde meyve fidanlarına veya süs ağaçlarına rastlamak mümkün. Modern süs bitkileri ile yerel meyve türleri zevk düşkünü hassas bir irade tarafından alana serpiştirilmiş adeta. Bu bitkiler büyüdüğünde gerek çiçekleriyle, gerekse meyveleriyle alana nasıl bir güzellik katacağını kestirmek güç olmasa gerek.

Isırlık Tabiat Parkının en güzel yanı şüphesiz alanın merkezi bir konumunda inşa edilen büyük gölet projesi. Yeterince büyük olan gölün etrafı yürüyüş yolları ile çevrelenmiş olup, daha da önemlisi gölün suyunun yukarıdan doğal görünümlü bir ırmaktan akıyor olması. Bu iş için ciddi bir emek harcanmış olup, tesisin üst bölgesinden başlayan yapay ırmağın üzerinde ahşap kemer köprüler bulunuyor ve ırmağın yanında merdivenlerle dikey ulaşım da sağlanmış. Gölet suyla beslendiği gibi, çıkış suyu da yine eğimli bir ırmak şeklinde parkın en alt bölgesine kadar akmakta ve burada nispeten daha küçük bir göleti beslemekte. Buradan da ziyaretçilerin görmediği bir sistemle ta en yukarıya pompa ile basılarak döngü sağlanmakta. Üstelik bu operasyonu deşifre edecek en ufak bir motor sesi bulunmuyor, belki de yanılıyorumdur, bir yerlerden doğal su kaynağı bulunmuştur, sistem o derece başarılı. Nereden bakarsanız bakın iki gölet ve iki kademeden oluşan eğimli ırmak projesi bu parka büyük bir katma değer katmış. İleride bu göletlere balık veya ördek gibi bazı uygun hayvanların da dahil edileceğini ve doğal yaşam görüntüsünün katmerleneceğini umuyorum.

Tesisin deniz manzarasının en net olduğu uç bölgesine büyük bir serenderi andıran mega teras yapılmış. Aslında burası projede kuş gözlem terası olarak geçiyor. Ancak yoğun ilgi gören bu yapı daha çok fotoğraf çekmek için tercih ediliyor. Bu yapıya ahşap-metal karışımı geniş bir merdivenle çıkılıyor ve yükseklik sayesinde manzara daha da cazip bir hâl alıyor. Terasa çıkmak için insanların sıra beklediklerini gördüm. Bu yapının bir ikizinin Salarha Vadisini gören tarafa da yapılacağını umuyorum zira o tarafta bazı alt yapı çalışmaları hâlâ devam ediyor.

Isırlık Tabiat Parkının en üst noktasında büyük bir yapı bulunuyor, burası halka açık restaurant binası ama restaurant dışında; mutfak, wc’ler, depolar, idari ofisler de burada teşkil edilmiş. Restaurant binasının arkasında ayrıca araç parkı da bulunuyor. Mekânın hem kapalı kısmı, hem de teras bölümü mevcut olup ziyaretim esnasında neredeyse oturacak yer yoktu. Restaurantın iç dizaynı lüks bir mekânı kıskandıracak düzeyde kaliteli döşenmiş, menülere QR Kod ile telefonlardan ulaşılıyor. Menüde yerel mutfağa da yer verilmiş olup her çeşit yemek mevcut görünüyor. Rize Belediyesi bu tesisi kendi şirketiyle işletiyor, haliyle fiyatlar oldukça uygun. Böylece Rizeli uygun fiyata et ve köfte yiyebiliyor. Yoğunluktan ötürü siparişimizin gelmesi neredeyse 1 saati buldu ama lezzet noktasında herhangi bir sorun yaşamadık.

Sonuç olarak neredeyse bir günümü Isırlık Tabiat Parkında ailemle huzur içerisinde geçirdim. Bizim gibi nice Rizeli aile daha gününü orada geçirdi, geçiriyor. Neresinden bakarsak bakalım Isırlık Tabiat Parkı projesi büyük bir sosyal projedir. Gerçek belediyecilik işte budur. Şehre 15 dakika mesafede eşsiz manzaralı bu tesis için tüm Rizeliler adına başta Rahmi Metin başkanımız olmak üzere, gerek DKMP Müdürlüğü, gerekse belediye çalışanlarından emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Halka doğrudan hitap eden bu tip sosyal eserler Cumhuriyetin 100. Yılına çok yakışmıştır.


Isırlık Tabiat Parkı ve 100. Yıl

Murat Ümit HİÇYILMAZ

6.11.2023 18:08:22

2791