Bayram Ali KAVALCI



ÇAYIN ANADOLU’YA GELİŞ ÖYKÜSÜ

Sevgili okuyucularım, geçen haftaki makalemde sizlere, “Çay bitkimizi daha iyi tanıyalım ve tanıtalım” başlıklı yazımın sonunda, Çayın Anadolu’ya gelişi öyküsünü haftaya yazacağı ifade etmiştim.

İpek Yolu güzergâhıyla çayın Çin’den Anadolu’ya getirilişi Avrupa’dan da önce olmuştur. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde çaydan bahsedilmektedir ve bazı Osmanlı gümrük kayıtlarında çayla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Çayımızın Anadolu’da bilinmesi 17 yüzyıla kadar uzansa da halk arasında sevilen bir içecek olarak tüketilmesi ancak 19. Yüzyılda yaygınlaşmaya başlar. Çayın Anadolu’da çok sevilip yaygınlaşmasıyla Türkler kendi çay kültürlerini oluşturup geliştirmişlerdir. Bu yıllarda çay sadece evlere değil, çayhanelerde, çay bahçelerimizde, kıraathanelerde ve kahvehanelerde içilmeye başlanmıştır ve en önemli içecek olmuştur. Anadolu’da hakım olan kahve tüketimi yerini yavaş yavaş çay tüketimine bırakmış. Kahve keyif verici bir içecek daha lüks bir içecek olarak ağırlığını korumuştur.  Zaman içerisinde tüm Anadolu’da çay tüketimi zamanla kahve tüketimini geçmiştir.

            Bugün artık Türkiye’de çay, bütün dünyada olduğu gibi sudan sonra en çok tüketilen sağlığımız için en faydalı içeceğimizdir. Türkiye çay tüketiminde dünyada Kuzey İrlanda ve İngiltere’nin ardından üçüncü sırada yer almaktadır. Kahveye göre daha ucuz olmasıyla ve kolay hazırlanmasıyla çay kısa sürede dünya genelinde ve ülkemizde sudan sonra en önemli içecek olmuştur. Çayın böylesine sevilmesi ve yaygın şekilde kullanılması, Anadolu’da çok zengin bir çay tüketim kültürünün oluşmasını sağlamıştır. Çay yıllardır türkülere, manilere, bilmecelere, sohbetlere, deyimlere girmiş; şiirlerde, öykülerde, romanlarda çaydan bahsedilmiş, resimlerle, fotoğraflarla çayın ışığı, rengi, berraklığı, damak zevki anlatılmış ve anlatılmaya dünya var oldukça devam edilecektir. Ülkemizde, başta Rize ilimiz olmak üzere komşumuz Trabzon, Artvin ve Giresun’da çay bahçelerinde yaş çay toplama mevsimi Nisan ayında başlar ve Ekim-Kasım aylarında üç sürgün şeklinde devam eder. Artık Türkiye’nin milli bir içeceği konumunda olan çayımızın insan sağlı üzerinde onlarca tedavi edici faydaları tıp dünyası tarafından tespit edilmiştir. Çaykur Amiral gemisinin başarılı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İmdat SÜTLÜOĞLU’nun dediği gibi; “Dünya’da üzerine kar düşen tek doğal ve organik çay olarak tesislerimizde üretilen çayımızın sağlığımız için onlarca sayılacak faydaları vardır. Çayımızın içindeki tein maddesinin bağışıklık sistemi, kalp, solunum hastalıklarına iyi geldiği, vücudumuzu dinlendirdiği, kandaki lipit ve kötü kolesterol miktarını düşürdüğü, iyi kolesterolü yükselttiği tıp dünyasınca kanıtlanmıştır. Çaykur çayı tüketilmeyen bir hayat zevksiz, tatsız ve renksizdir. Çaykur çayı insan için sağlıktır, mutluluktur. Çaykur çaylarımız artık ürün gamına yeni ilave edilen onlarca doğal ürün çeşitleriyle, Türkiye’nin değil bütün dünyanın en sağlıklı, en güvenilir ve en prestijli bir markasıdır. ” Çayımızın, dününü ve bugününü haftaya yazmaya devam edeceğim. 

  

Çay'ın serüveni-2-

18.11.2013 07:40:06

83