RİZE EĞİTİM BİR-SEN 2022 YILI SON İL DİVAN TOPLANTISI YAPILDI

Eğitim-Bir-Sen Rize 1 ve 2 Nolu Şubeleri, yeni dönemin ilk (24 Aralık 2022 ) genişletilmiş il divan toplantısını gerçekleştirdi.

RİZE EĞİTİM BİR-SEN 2022 YILI SON İL DİVAN TOPLANTISI YAPILDI

EBS Rize 1 Nolu Şube Başkanı Seyfettin AFACANLAR'ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantı, Rize 2 Nolu Şube Başkanı Mustafa TÜRÜT, Trabzon 2 nolu şube başkanı Özer PARK'ın selamlama konuşmaları ve Genel başkan Yardımcısı Hasan Yalçn YAYLA'nın konuşmaları ile devam etti.

HABER: BAYRAM ALİ KAVALCI

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi yerleşkesinde gerçekleştirilen divan toplantısına; Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın YAYLA şube yönetimi, ilçe yönetimleri, zorunlu organ üyeleri, önceki dönem şube ve ilçe yönetimlerinde görev alan başkan ve üyeler ile kadın komisyonu üyeleri katıldı. Eğitim ve sendikal gündemin değerIendirildiği, şube olarak yapılan çalışmaların teşkilât ile paylaşılma imkânı bulunduğu toplantıda; şube başkan yardımcıları, ilçe başkan ve yönetimleri, komisyon başkanları, katılımcılar söz alarak duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Şube başkanı Seyfettin AFACANALAR; “Eğitim-Bir-Sen, kurulduğu günden bu yana, 30 yıllık geçmişe sahip bir örgüt olarak cehalete karşı bilgiden yana, haksızlıklara karşı hukuktan yana, zulme karşı adaletten yana, vesayete karşı özgürlükten yana ilkeli, ahlaklı duruşuyla demokrasinin, millî iradenin teminatı olmuştur. Haksızlık ve zulme karşı mücadele, örgütlü cesur iyilerle kazanılmaktadır. Bizi bugünlere taşıyan en önemli etken insan odaklı, hizmet odaklı, çözüm odaklı sendikacılık anlayışımızdır. Bu topraklara olan aidiyetimiz, el ele vererek sorunların çözümü için dayanışma içinde olmamızdır.

Sendikal yürüyüşümüz, gerçek anlamda bir kardeşlik; birlik, beraberlik ve dayanışma yürüyüşüdür. Yürüyüşümüz, yıkma, bölme, parçalama, itme, ötekileştirme değil, birleştirme, kucaklama yürüyüşüdür. Yürüyüşümüz, yapma, onarma, köprüler kurma, gönül alma, sevme, güvenme, kardeş olma, kardeş bulma, kardeş kalma yürüyüşüdür. Çözümün ve umudun adresiyiz” dedi.

AFACANLAR; "Hak, emek, özgürlük mücadelesi veren bir sendika olduk 1130 yıldır süren mücadelemizle yüz binlerin sesi, çözümlerin adresi olduk. Çalışanlar her tarafa kulak kesiliyor ve sonunda dönüp Eğitim Bir Sen'e bakıyorsa, bu, çözümün ve umudun adresini işaret ediyor demektir. Sadece üyemize karşı sorumluluk duygusu taşımadık; ülkemize, milletimize, karşı da sorumlu davrandık. Sahadan onlarca sorun sayabiliriz, evet, unutmayalım ki umudumuz, örgütlülüğümüz, sorunlarımızdan daha büyük. Dünkü sorunlarımız bugünkülerden çok daha kolay değildi. Hepsini bir bir aştık, aşıyoruz. 'Yüreği soğuyanın, savaşı biter' diyor Sezai Karakoç. Yeter ki heyecanımız canlı, teşkilatımız diri olsun. Biz, "Her eylem yeniden diriltir beni” haykırışıyla haksızlığa karşı direnmeyi kuruluş felsefesi olarak kabul eden kurucu genel başkanımızın asil duruşunu kurum misyonuna dönüştürmeye çalışan asil kadrolarız. ”diye ifade etti.

Bazılarının derdi eğitim çalışanlarının kazanması değil, Eğitim Bir Sen'in kaybetmesidir

AFACANLAR;" Diyarbakır annelerini ziyaret eden üyelerini ihraç edip teröre dolaylı destek sunup, ulusalcı hamasete sarılanların farkındayız, İstiklal ‘deki katliamın sorumlusu PKK'yı aklama telaşına düşen, terörü kınıyormuş gibi yapıp kenarı köşeyi dolaşan, ağzına terör örgütünün adını almayanların da farkındayız. Şehit edilen öğretmenler için suspus olan ama Mehmetçik PKK'yı vurunca meydanlara koşan sözde sendikaların da farkındayız.

Emeğimizin üzerinde tepinen, kazanımlarımıza patent hakkı ödemeyen, masanın ve yasanın çarpıklığından faydalanan, 'toplu sözleşmeyi kabul etmiyoruz' deyip her kazanımımızı kendi kazanımı gibi göstermeye çalışan, sahayı kirleten hoyratlığın da, gecekondulaşmanın da, dertleri eğitim çalışanlarının kazanması değil, Eğitim Bir Senin kaybetmesi olanların da farkındayız. Biliyor ve inanıyoruz ki, çözüm yine örgütlü gücümüzde, ahlaklı duruşumuzda ve erdemli sendikacılığımızdadır. Çünkü biz Eğitim Bir Seniz. Biz, diğerlerine göre değil, değerlerimize göre sendikacılık yapıyoruz. Biz tüm kazanımlarımızı örgütlülüğümüzün ve bileğimizin gücüyle kazandık.

Kimse ne hafife alabilir ne de itibarsızlaştırabilir.

3600 ek gösterge başta olmak üzere onlarca kazanım elde eden biz, mevcut sorunların çözümünü sağlayacak olan da biziz

Diğerleri sorunları konuşadursun, biz bir bir sorunları çözdük, çözmeye devam ediyoruz. AFACANLAR; ”Toplu sözleşme hakkını alan biz, eksiklerine rağmen Öğretmenlik Meslek Kanunu için adım atılmasını sağlayan biz, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlikte 600 bini bulan çerçeveyi genişleten biz, 3600 ek göstergenin mimarı biz, 201 1 de olduğu gibi sözleşmelilerin kadroya geçirilmesini sağlayan biz, nöbet görevine ücret ödenmesini sağlayan biz, öğretmen ve öğretim elemanlarının ek ödemelerini artıran biz, geliştirme ödeneğinin ödenmesine devam edilmesini sağlayan biz, jüri üyelerine ücret verilmesini sağlayan biz, sınıf öğretmenlerine haftada iki saat ilave ek ders ücreti ödenmesini sağlayan biz ve üniversite disiplin kurullarında sendika

temsilcisinin yer almasını sağlayan biz, promosyonların çalışanlara dağıtılmasını sağlayan biz, toplu sözleşme ikramiyesi ile örgütlülüğü anlamlı kılan ve üyeye kazanç sağlayan yine biz.

Hiç şüpheniz olmasın; üniversite idari personeline yer değişikliği hakkını sağlayacak olan, ek gösterge düzenlemesinde torba kanunla ilave yaptıracak, teknikerler ve şefler başta olmak üzere 1. dereceye yükselenlere 3600 ek gösterge verilmesini sağlayacak olan, YHS nı GİH sınıfına geçirecek olan yine biziz. Yönetici Atama Yönetmeliği sorununu çözecek, hizmetli, memur, şeflerimiz, şube müdürlerimiz başta olmak üzere, GİH ve YHS personelinin mali ve özlük haklarında iyileştirmeler yaptıracak olan yine biziz". Diye konuştu

Kazanımlarımızın itibarsızlaştırılmasına fırsat vermeyecek, emeğimize sahip çıkacağız

Kazanımlarımızın itibarsızlaştırılmasına fırsat vermeyeceğiz. Genel başkan yardımcısı YAYLA;” Emeğimize sahip çıkacak, her çözümümüze bir sorun bulmaya çalışanların kuru gürültüsüne pabuç bırakmayacağız. Yıllarca Öğretmenlik Meslek Kanunu ve kariyer basamakları konusunu gündemde tuttuk. Eksik de olsa atılan adımlar Eğitim Bir Sen'in azminin, gücünün, yıllar süren mücadelesinin sonucudur. Kanunun çıkacağını bile hayal edemeyenler, istemezükçüler bizim de itiraz ettiğimiz eksikleri gösterip, kazanımımızı itibarsızlaştırmanın peşine düştüler.

Biz ne toptan evetçiyiz ne de toptan retçiyiz. Öğretmenlik Meslek Kanunu; öğretmenlere 3600 ek gösterge hakkını, kariyer basamaklarının yeniden hayata geçirilmesini, uzman ve başöğretmenlik sistemini, uzman öğretmenlik/başöğretmenlik için öngörülen tazminat oranlarının artırılmasını, aday öğretmenlikten asli öğretmenliğe geçişte sınavın kaldırmasını sağlıyor. ”ifadelerini kullandı.

Öğretmenlere 'sınava girmeyin' çağrısı yapıp sahayı provoke edenler sınava girip başöğretmen oldular

YAYLA; ”Dertleri üzüm yemek olmayanlar kanun üzerinden kargaşa çıkarmaya ve bizi köşeye sıkıştırmaya çalıştılar. Hamleleri ellerinde patladı. Bakanın, 'Biz bakanlık olarak sadece yüksek lisans ve doktora yapanlar için uzmanlık/başöğretmenlik düşünürken, Eğitim Bir Sen'in önerisiyle 614 bin öğretmenin uzman öğretmen-başöğretmen olmasının önü açıldı, Eğitim Bir Sen sınav yapılsın demedi' açıklamasıyla hakkı teslim etti.

Öğretmenlere 'sınava girmeyin' çağrısı yapıp sahayı provoke edenler, kendileri sınava girip başöğretmen oldular. Sahanın sesini duyurmak için ders bırakıp basın açıklaması yaptık, mahşeri cümbüşçülerle aynı kareye girmekten de kaçındık.

Çünkü biz, bir siyasi partinin fotoğrafa girdiği, başka bir partinin sufle verdiği, sınava dava açmayıp, açmış gibi algı yürütenlerin sözcülüğünü yaptığı, terör sevicilerin başköşeyi tuttuğu bir eylemi sendikacılık olarak görmedik, görmeyiz. Birileri kullanışlı aparat olmayı hazmedebilir ama biz Eğitim Bir Sen'iz, kimsenin değirmenine su taşımayız, bizim amacımız üzüm yemek, bağcı dövmek değildir.”

Ekonomik istikrar sağlanmalı, sabit gelirliler, kamu görevlileri enflasyona karşı korunmalıdır YAYLA;”Pandemiyle başlayan ekonomik krizin, dünyanın farklı yerlerinde yaşanan savaşlarla daha da derinleştiği, bütün dünyada enflasyonun arttığını, alım gücünün düştüğü bu günlerde, kamu görevlilerinin alım gücünün yükseltilmesi gerekiyor. Sabit gelirliler, kamu görevlileri enflasyona karşı korunmalıdır. Memur için en iyi zam, düşük enflasyon ve piyasa istikrarıdır.

Alım gücünün korunmadığı hiçbir zam, zam değildir. Bu enflasyonist ortamda altı ayda bir yapılan artışlar, üzerinden üç ay geçmeden eriyor. Ocak ayında toplu sözleşmeden kaynaklı maaş zammı ve enflasyon farkı ödemesine ek olarak refah payı artışı gerçekleştirilmeli, gelir vergisi yüzde 1 5'e sabitlenmeli, kaşıkla verilen de kepçeyle alınmamalıdır. Sözleriyle konuşmalarını sonlandırdı. Soru cevap bölümünde, katılımcıların soruları Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın YAYLA tarafından cevaplandırıldı. Soru-cevap bölümünün ardından genişletilmiş il divan toplantısı sona erdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER