DERE TAŞKINLARI

Karadeniz bölgesinin en büyük sorunu şüphesiz Dere taşkınları sonucu meydana gelen maddi ve manevi zararlardır.

DERE TAŞKINLARI

Son günlerde yine aynı manzaraları gördük. Mal kaybı yanında can kayıplarının da olduğu bu olayların meydana gelmesinde birçok sebepler vardır. Bunlardan sadece ve en önemlilerinden birisi de dere yataklarının doğal halinin yok edilişi ve iki tarafının beton duvarlarla çevrilmesidir.

Konuyla ilgili birçok kez yazı kaleme alan ve bilgilendirmelerde bulunan, olayı bizzat kendi köyünden yaşayan Rize Pazarlı İnşaat Yüksek Mühendisi Emekli yapım daire başkanı Mustafa BABAL tekrar konuyu gündem taşıdı.

BETON KANAL YAPIMLARININ DURDURLMASI GEREKİR

Dere Taşkınlarının getirdiği zararların en aza indirilmesinin ilk yolu, derelerin doğal halinin yok edilerek beton kanal haline getirme çalışmalarının derhal durdurulmasıdır!

DOĞAL YAPI KORUNMALIDIR

Zarar veren dere taşkınlarının (feyezan) çoğu, taşkın suyunun enerjisini kıracak doğal enerji kırıcıların yok oluşundan kaynaklanıyor. Doğal enerji kırıcıları, derelerde gördüğümüz irili ufaklı taşlar- kayalar, derenin beğenilmeyen doğal yapısı ve şeklidir. Konunun daha net anlaşılması bakımından, hareket halindeki suyun ciddi bir enerjisi vardır. Hareket halindeki su, bulunduğu kottan denize inene kadar bu enerjisinin kırılması soğurulması gerekir.

ASLINA UYGUNLUK KORUNMALIDIR

Doğal yapısındaki derelerde enerji kırıcıları da doğal olarak oluşmuştur, milyonlarca yıldır oluşan derelerimiz, doğal taşlarıyla, kıvrımlarıyla, menderesleri ile dönüşleri ile ciddi bir enerji kırıcı silsilesini oluşturmaktadır. Aslında en uygun ve en doğru enerji kırıcı bu şekilde oluşan doğal yapılardır.

TİP PROJELERDEN VAZ GEÇİLMELİDİR

Son zamanlarda dere kenarlarında yapılan dik duvarlar, enerji kırıcı pürüzlülük katsayısını ciddi şekilde düşürmektedir, suyun enerjisi neredeyse hiç kırılmadan yoluna devam etmektedir. Enerjisi kırılmadığı için hızı artmaktadır, taşkın debisi bu hızla gittiğinde dere havzalarında önüne kattığı her şeyi yıkmakta yok etmektedir. Kaldı ki inşa edilen duvarları bile yıkmaktadır. Onun için, taşkın (feyezan) debisi muhtemel olan derelerde, mutlak surette dere kenarlarında sadece sorunun yaşandığı noktalarda bir mühendislik çözümünün geliştirilmesi gerekmektedir. Oysa bugün derelerimizin kenarları sağlı sollu dik beton duvarlar, adeta tip projeler uygulanmaktadır. Bu tip projelerin derenin taşkın etkisi pozitif değil maalesef negatif olmaktadır.

DERE KENARLARINA DOĞAL TAŞLAR YATIK DÖŞENMELİDİR

Çözüm için, taşkın debilerinin vereceği zararları en aza indirmek için, derenin sağlı sollu iki yanında dik duvarlar inşa etme yerine sadece sorun olan yerlere, dik olmayan doğal taşlardan yatık işlevli istifçi taşla yapılmalıdır, oldu bittiye getirilmemelidir! Daha da önemlisi taşkın debilerinin akış havzası- alanı asla imara açılmamalı, yaşam alanı ilan edilmemeli, konut inşa edilmemelidir. Sadece spor, park ve rekreasyon alanları oluşturulabilir, bunların dışındaki bütün yapılar risk altında kalacaktır.

MEVCUT ISLAH ŞEKLİİ DOĞAL HAYATI OLUMSUZ ETKİLİYOR

Karadeniz derelerinin ıslahı adı altında yapılan ucube dik beton duvarların inşaatlarının derhal durdurulması gerekiyor. Bu ıslah şekli ile birlikte bütün doğal hayatı olumsuz yönde etkilemektedir, insan ve hayvan geçişini tamamen engellemektedir, derelerde canlı yani balık yaşamını tamamen yok etmektedir.

BÖLGE ÇUKUROVA VE HARRAN GİBİ DEĞİLİDİR

Kısaca bu ıslah tercihleri ile birlikte, dereler artık dere değil kanal haline getirilmektedir. Kanalın tanımı, içinden geçirilecek olan suyun net bir şekilde hesaplanabilir olan ve sadece sulama amaçlı (Çukurova gibi Harran ovaları gibi) sulama amaçlı ve kontrol edilebilen suların geçirilebildiği kanallar olarak inşa edilmektedir.

Dere Taşkınlarının getirdiği zararların en aza indirilmesinin ilk yolu, derelerin doğal halinin yok edilerek beton kanal haline getirme çalışmalarının- inşaatlarının derhal durdurulmasıdır!

Bu gerçeklerin teknik konularının bir kere daha tartışılması gerekmektedir.

BEN DE KÖYÜM OLAN RİZE/PAZAR’DA AYNI SORUNU YAŞADIM

Ben Rize Pazarlıyım, köyümün bulunduğu Melyatderesinde de ıslah adı altında sağlı sollu duvarlar inşa edilmeye başlamıştı, duyarlı muhtarlarımız, insanlarımız, köylülerimiz birlikte hareket ederek bunu engelledik, ancak bu defa deremizin başında yine bir miktar dik duvarlar inşa edildi. Bu husustaki çağrılarımızı dinleyen DSİ görevlilerine, ilgililere teşekkürü borç biliriz.

İLGİLERİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM

Ayrıca, dere ıslahları ile ilgili konuları hassasiyetle ele alındığını duyduğumuz Rize Valimize, İl Genel Sekreterimize ve ilgili tüm yetkililerimize teşekkür ederiz.

Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2022, 12:25
YORUM EKLE
YORUMLAR
Akif uçar
Akif uçar - 3 ay Önce

Benim mesleğimde Burdur bızde hep ayini şeyi hep söyledik beton veya. Duvar tamamen açik ceza evine dönmüş durumda 1. Aşirı taşkinlarda dere içindeki canlilarin kaçma şansı yok 2. Eko sistemin bozulmasi en basitinden hayvanların geçit alanlarinın kapanmasi su içme ihtiyaçlarinin yapamamasi Cezayir’e vesayire 3. O duvarlara insanlarin inmesini vede çikmasinı sağlamak gerekirdi 4. Bu iş yeniden düzenlenirse eski büyük taş talimat tipi olması çok doğru olur keza ince işçilikle şehire yakin yerlerde estetik görüntü verileceği gibı süyün dağilmasini sağlar ekonomik olarak çok farkeder vede ekosistem içın çok uygundur bunu sahada açabilirız ilgililerin dikkatine paylaşın lütfen

Mustafa Memoğlu
Mustafa Memoğlu - 3 ay Önce

Sayın Babal’ın bütün tespitleri ve yorumlarına tamamen katılıyorum. Derelerin yüzyıllardan beri kayaları aşındırdığı ve meydana getirdiği koylar balıkların yaşam alanı, yumurtalarını bırakıp çoğaldığı alanlar tamamen yok olmuştur.
Kirlenen ve ısınan dünyada bir de biz bütün evsel atık suları, fabrikaların, büyük yerleşim bölgelerinin giderlerini kontrolsüzce derelere , ırmaklara akıtmışız. Bir kaç yıl öncesine kadar dere ve ırmaklarımızda alabalığın dışında bir sürü balık çeşitleri vardı. Bunların tümü yok olmaya yüz tutmuş.
Fırtına vadisindeki yapılan devasa birit (duvarlar) sebebiyle yüzyıllardan beri büyük derelerimize girip yumurta bırakıp tekrar denize açılan deniz alası denizden yukarıya çıkamamaktadır. Acilen müdahale edilmesi lazım.
Rize iç su ürünleri üreticileri birliği başkanı olarak yönetim kurulumuzla beraber bir rapor hazırlayıp sayın Mustafa Babal’dan da destek alarak yetkili bakanlığa sunacağız.

Mustafa Memoğlu
Mustafa Memoğlu - 3 ay Önce

Sayın Babal’ın bütün tespitleri ve yorumlarına tamamen katılıyorum. Derelerin yüzyıllardan beri kayaları aşındırdığı ve meydana getirdiği koylar balıkların yaşam alanı, yumurtalarını bırakıp çoğaldığı alanlar tamamen yok olmuştur.
Kirlenen ve ısınan dünyada bir de biz bütün evsel atık suları, fabrikaların, büyük yerleşim bölgelerinin giderlerini kontrolsüzce derelere , ırmaklara akıtmışız. Bir kaç yıl öncesine kadar dere ve ırmaklarımızda alabalığın dışında bir sürü balık çeşitleri vardı. Bunların tümü yok olmaya yüz tutmuş.
Fırtına vadisindeki yapılan devasa birit (duvarlar) sebebiyle yüzyıllardan beri büyük derelerimize girip yumurta bırakıp tekrar denize açılan deniz alası denizden yukarıya çıkamamaktadır. Acilen müdahale edilmesi lazım.
Rize iç su ürünleri üreticileri birliği başkanı olarak yönetim kurulumuzla beraber bir rapor hazırlayıp sayın Mustafa Babal’dan da destek alarak yetkili bakanlığa sunacağız.

Nahit Ağırbaş
Nahit Ağırbaş - 3 ay Önce

Sayin Babal in tesbitlerine aynen katiliyorum. Pazar deresine baktıkça içim sizliyor. Benimde ilave olarak soyleyecek çok sözüm var lakin muhalif olarak bilindiğimden hükümet kanadı ve destekçilerinin gereksiz tepkileri canımı sıkmasin diye bukadarla yetinelimmi.

SIRADAKİ HABER