Acılarımız ve kederlerimiz ortaktır!


Abdurrahman Akın

Abdurrahman Akın

Okunma 08 Aralık 2020, 16:31

Tüm dünyada ve özelde ülkemizde yaşadığımız “pandemi dönemi”, son aylarda hasta saylarında artışa ve maalesef ölüm oranlarının yüksekliğine sebep olunca hepimizi derinden üzmeye ve tedirgin etmeye başlamıştır.

Hemen hemen her gün en yakın akrabalarımızı, komşularımızı, yakın-uzak tanıdıklarımızı ve kamuoyunun yakından tanıdığı insanları kaybediyoruz.

Yakınlarını kaybeden insanımızı yalnızlıklardan ve acılardan uzaklaştırmak için her birimiz seferberlik ederek bu zor insanı görevi yerine getirmeye çalışıyoruz.

Acısı olan insanları yalnızlık ve kimsesizlik duygusundan kurtarmak diğer insanların birinci vazifesidir!

Hemen hemen her gün gerek sosyal medya vasıtasıyla gerekse telefon ve diğer iletişim araçları ile baş sağlığı” mesajı dileyen insanlar olarak “mesafe, hijyen ve maske” üçlüsünün hayatımızdaki önemini iyice anlamış bulunmaktayız.

Her kaybettiğimiz yakın uzak dostlarımız, akrabalarımız ve adını sanını bilmediğimiz insanların kaybı ölümü iliklerimize kadar hissettirirken elbette ölenlerin yakınlarını daha çok sarsıyordur. Sizlere bu köşe aracılığıyla, yaşanmış güzel hatıraları anlatmaya gayret ettiğim gibi, musibetler karşısındaki duruşumuzu ve ne yapmamız gerekenleri hissettirmek boynumuzun borcudur!

Asırlık çınarımız olan sevgili Ahmet Amcamı “virüsten” dolayı kaybetmek tüm Akın Ailesini ve amcamı tanıyan herkesi derinden üzdü. Artık sadece uzaktan tanıdıklarımız değil yakından bire bir tanıdığımız insanların virüse yakalanmaları ve ölüm haberlerinin peş peşe gelmesi ölen insanlarımızın acılarını “ortak acı” duygusuyla hissetmemiz gerektiğini bize bir kez daha göstermiştir.

Türk Milleti olarak ilk zamanlar ciddiye almadığımız ama zamanla meselenin ciddiyetini kavradığımız pandemi sürecinin en önemli ve başarılı insanları sağlık çalışanlarımızdır.

Sağlık çalışanlarımız ortaya koydukları performans ve fedakârlıklarla bu dönemde gözbebeğimiz oldular.

Bu zorlu pandemi sürecinde gece gündüz demeden milletimize hizmet eden sağlık çalışanlarımıza minnettar olduğumuzu buradan söylemek isterim. Virüsün ilk çıktığı günden bugüne fedakârca hizmet ederek, hayatlarını riske atan, kaybettiğimiz doktor, hemşire ve sağlık çalışanlarımıza Allah’tan rahmet dilerim.

Pandemi sürecinde eğitim ve öğretim maalesef defalarca kesintiye uğradı. Milyonlarca talebemiz yüz yüze eğitime katılamadı. Uzaktan online eğitimle “eğitim açığını kapamaya çalışan” saygıdeğer öğretmenlerimize de gönülden teşekkür ederim.

Şunu ifade etmek isterim. Bu yazıyı bana yazdıran “insanımızın ölümleri” olunca, makaleyi yazarken boğazımın düğümlendiğini ifade etmeliyim!

Bu yaşadığımız acılar dünya hayatının bir gerçeği bundan kaçışımız yok maalesef. Herkesin meseleye bakış açısı farklı olabilir ama benim düşüncem şudur; yaşadığımız acılarımızı dindirmek için en büyük kurtarıcımız “inancımız ve imanımızdır” diye inanıyorum.

Yaşadığımız bu süreç bize özellikle bir şeyler dayatıyor ve diyor ki; benim gerçeğim budur!

Bu gerçeği görün ve ona göre yaşayın. Kurallara uyun ve ne kendinizin ne de hiçbir kimsenin hayatını riske atmayın.

Hayatınızı; çevrenizle, akrabalarınızla, dost ve arkadaşlarınızla yaşarken bu gerçeğe göre düzenleyin ve ölümü unutmadan hayatınıza devam edin!

Bu gerçeği anlayabilmek ve kavrayabilmek insan olarak bizim en çetrefilli imtihanlarımızdandır bugünlerde.

Hemen hemen millet olarak hepimiz; tanıdığımız ya da tanımadığımız diğer insanların ne düşünüp hangi niyeti taşıdığını bir tarafa koyarak, ölüm karşısında hepimizin aynı yöne bakmamız gerektiğini insani bir gereklilik olarak gördük ve görmeye devam ediyoruz.

Pandeminin başında ilk kaybettiğimiz insanımızdan bugüne kadar onlarca insanımızı bu lanet virüse kurban verdik ve gördük ki; ölüm karşısındaki “acılarımız” ve “kederlerimiz” bu coğrafyada ortaktır!

Görüşmek üzere; Allah’a emanet olun…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman Kurt - 7 ay önce
Yasaklar genişlemezse maalesef kayıplarımızda artıcak.
Avatar
Alparslan - 7 ay önce
Sevgili dostum kalemin var olsun. Dünya bile üstesinden gelemiyor, bence sebep ekonomik.Yasaklar uzatılsa bir dert uzatılmasa bir dert. Bende diyorum bir hafta eve kapanalım en az çözüm olacaksa.
Avatar
Mustafa aydın - 7 ay önce
Bende uzun süreli yasaklar gelmesinden yanayım.Yoksa önünü alamıycaz bu virüsün. iki hafta evde kalsak kıyamet kopmaz ama virüsü kovabiliriz hayatımızdan.
Avatar
Nilgün özkan - 7 ay önce
Yasak yasak yasak gelmeli
Avatar
Ahmet kibar - 6 ay önce
Acılar ara vermiyor.Hergün kovid başta olmakk üzere insanlar vefat ediyor. insanlar kendine gelmiyor göre göre.