Bu haber kez okundu.

Çarığım olmadığı için bir yıl okula gidemedim
Bu defaki misafirimiz, Kadir Okumuş amcamız. Senoz'un Yenice Köyünden (Parahol) kalkarak İzmir'e giden "Dehriler" ailesine mensup olan Kadir amca, yaz aylarında Senoz'a, köyüne gidiyor; kış aylarında da İzmir'de yaşıyor. Kadir amca hem hatıraların anlattı, hem de Senozlu hemşehrilerimize bol bol selam gönderdi. Kadir Okumuş amca ile yaptığımız kısa, ama tatlı sohbete buyurun: 


*Kadir amca, sizi tanımak istiyoruz?

İsmim Kadir Okumuş. 1940, Rize Çayeli Yenice Köyü (eski adı: Parahol) doğumluyum. Mesleğim fırıncılıktır, emekliyim. İzmir'de oturuyorum. Boş zamanlarımı Risale-i Nur okuyarak, Kur'ân-ı Kerim hatmederek, sohbetlere giderek değerlendirmeye çalışıyorum.

*İzmir'e ne zaman geldiniz?

Ben İzmir'e 1955 yılında geldim, fırıncılığa başladım ve neticede emekli oldum. Benden önce ailemden gelenler de olmuştu, onlar 1950'lerde İzmir'e gelmişti. Ben de buraya yerleştim ve burada çalıştım.

*Her yıl Senoz'a, köyünüze gidebiliyor musunuz?

Hemen her yaz köyüme giderim, Senoz'un havasını teneffüs ederim. Bilhassa yazları çok iyi oluyor. Havası, suyu çok güzel. Akarsular akıyor. Çay bahçeleri, meyveleri çok çok iyi.

*Emekli olanlar genellikle Senoz'da yaşamak istiyor. Sizin de böyle planlarınız var mı?

Senoz, yazları çok iyi; ama kışın köylerde kimse kalmadığı için biraz zorluk olur. Şimdilik kışın İzmir, yazın Senoz olarak devam ediyoruz. 

*Köy hatıralarınız var mı?

Tabii çok hatıralarımız var. Senoz'a çok kar yağardı. Bizim ev de okula çok uzaktı, çok zorluklarla okula giderdik. Çok fakirlik vardı. Mesela, benim çarığım olmadığı için bir yıl okula gidemedim, sınıfta kaldım. Çarığımız yoktu... Belki siz bilmezsiniz, hayvanı keserlerdi, derisini gerip kuruturlardı ve ondan 'ayakkabı' yaparlardı. İşte onun adı 'çarık'tır. 
Kalabalık bir aileydik. Eve bir misafir gelse "Nerede yatıracağız?" diye telaş ederdik. Misafiri çok severdik, ama yatırmak için yerimiz olmazdı. Bunlar hep fakirlik sebebiyleydi. 20 ya da 30 kişi bir evde kalırdık. Bunları hep yaşadık.

*Sizin zamanınızda Senoz'a araba yolu var mıydı?

Yoktu. Ben ilk defa fotoğraf çektirmek için Çayeli'ne (o zaman 'Mapavri' derdik) yürüyerek, yaya olarak gitmişim. Ondan sonra yol yapılmaya başlandı. Önce Madenköy'e kadar yol yapılmıştı, sonra yavaş yavaş diğer köylere de Senoz'a da yol yapıldı. 
Biz 6 ya da 7 saat yürüyerek Çayeli'ne inmiştik o zaman. Çayeli'nde bir han vardı, sandalyenin üzerinde sabahladık. Erdesi gün de fotoğraaf çektirip, köye döndük. 

*Yayla hatıralırınız var mı?

Yaylaya da gitmişim. Bizim 20 ya da 25 tane ineğimiz olurdu. Çahçor ve Lazlakar yaylasına giderdik ve orada ben çobanlık yapmışım. 

*Benim Hatice Halam Lazlakar'a yaylaya giderdi, ben o yaylaları biliyorum.

Tamam ben de halanı tanırım. Ona 'Çakeroğli' derlerdi. Yeşiltepe köyüne evlidir. Onunla güzel komşuluklarımız olmuştur. 
Yaylalarda şenlikler olurdu. "Vaytevor" derdik, yaylaya giderdik toplu halde. öküzleri döğüstürürdük. Bizim öküzümüz çoğunlukla pehlivan olurdu. Rakiplerini yensin diye okur, üflerdik. Yahya Hoca bile öküzümüz yensin, pehlivan olsun diye okumuştur... O zaman yeni hafızlığa başlamıştı. Öküz dövüşleri Lazlakar yaylasında olurdu. "Topraklık" dediğimiz bir yer var, orada dövüştürürdük öküzleri. 

*Hemşehrilerimize bir mesajınız var mı?

İzmir'den herkese bol bol selam ederim. 
(F.Çakır)
*
senozderesi.com haber merkezi









 
Anahtar Kelimeler:
Kadir Amca
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Topçu 2 yıl önce

hemen hemen aynı koşullarda büyüdüm. çarığım yada lastik ayakkabım olmadığında okula yalınayak gittim. çobanlık yaptım, 20 ineğimiz vardı. ilkokul diplaması için gerekli olan fotoğrafı çektirmek için çayeli'ne 6 saat yürüdüm, han sandalyesinde bir simit ve bir çay içerek sabahladım. 1957 yılında eskişehir'e okumak için geldim. babam fırıncıydı orada. 01.10.2017, prof. dr. ahmet topçu(yeşiltepe köyü'nden)