Uzun süre yöremiz ile ilgili yazı kaleme almadın.

Bu yazımda farklı bir konuyu ele alacağım.

Konuları hayatımda yaşanmış olaylarla bağlantı kurarak aktarmaya çalışacağım.

KÖYLERDE CAMİ VE GÖREVLİLERİ

Yıl 1975-76,Ben Hemşin Çamlı tepe İlkokulunda öğretmenlik yapıyorudum. Kantarlıda ise Yozgatlı öğretmen arkadaş vardı.

Akşam olunca ben Kantarlıya çıkıp öğretmen arkadaşla sohbet ediyordum.

Aynı yıl Kantarlı İlkokuluna Mardinli bir imam tayin oldu.

Bu imam o dönem 6 hanesi bulunan evleri gezer, tek tek dini konularda bilgilendirme yapardı.

Bir akşamda bize geldi. Sohbet ettik. O, dönemde din adına duymadıklarımızı duyduk.

Kendisi ile aynı görüşte olmamamıza rağmen bizimle çok güzel sohbetler etti.

Bize “ ben buraya tayin oldum. Devlet bana para veriyor. Cami’de bir veya iki cemaatim oluyor. “Neler yapabilirim” dedim. Ve ev ev gezmeye başladım. Bir anda cemaatim 2,3 katına çıktı. Kışın evlerde sohbetler kurdum, yazın da öğrencileri okutmaya başladım. Böylelikle görevimi yapmaya çalıştım” dedi. Genç ve idealist bu hocamızı takdir etmemek mümkün değil. Mardin’den geliyor. Hemşin’de din adına bilgilendirme yapıyor. “Burası yan gelip yatma yeri değil” diyor. Kur’an Kursu mezunu Hafız ve İmam Hatip bitirmiş bu kardeşimize Allah selamet versin. Bu hizmetlerinden dolayı da bizde memnun olduk.

Şimdilere gelince Her köyde bir imam var. Bazılarında belki de iki kadro var. Lakin Köyler boşaldı. Cemaat kalmadı. Bir iki hane kaldı. Onlarda camiye gelmiyor veya gelemiyor. Yaz ayı olunca şenlenen köylerde yine Cami var. İmam var. Ama Camiler kapalı. Çok yazık. Bu İmamlar Camilerine gitse, orada kaç vatandaş varsa onlarla sohbet etse, namaz vakti camiye birlikte gitseler olmaz mı? Bu durum geneli yansıtmasa da köylerin birçoğu böyledir bu yüzden cemaat olmayan köylerin imamları farklı kurumlarda veya merkeze yakın yerlerde görevlendiriliyorlar. Buna Diyanet çok acil projeler üretmesi gerekir. Bir köyde tek kişi dahi olsa o caminin görevlisi orada bulunmalıdır. Ve köy halkı ile iç içe yaşamalıdır. Bu hem memurluk görevi, hem de dini ve vicdani bir görevdir.

TAŞIMALI EĞİTİM

2017 Yılında Mermenat köyüne çıktık. TRT ve diğer kurum ve kuruluşlara Belgesel çekimi yapan arkadaşımıza misafir olduk. Bana Abdullah dedi.” Bu köyde geçmişte en az 20 hane kalırdı. Her evde hayvancılık vardı. Şimdi Bir hane dahi kalmadı. Süt alacak kimse yok. Olsa da yazın tatile gelip bir ay kalarak gidiyorlar. Hayvancılık bitti” dedi. Evin arka balkonuna geçerek bana “ ben bu okulda okudum. Benim gibi niceleri de bu okullarda okudu. Okullar şendi. Devlet taşımalı eğitim yapınca okullar boşaldı.20 Öğrenciyi aşağıya indireceğine, tek öğretmeni buraya getirse olmaz mıydı? Hatta devlete daha da az masraflı olurdu” dedi. Hak verdim. Ardından “durum böyle olunca gurbete gidenlerden arda kalanlarda taşımalı eğitimle çocukları merkeze gidince onlarda karda kışta yollar bozuk olur diye merkezde ev tuttular ve köyler işte böyle hazin bir tabloyla karşı karşıya kaldı.

Evet, durum bu. Devletimiz Her konuda çalışmalara aralıksız devam ediyor. Lakin bazı konular var ki, gerçekten yeniden ele alınması gerekir. Bir Köyde Öğretmen, İmam ve Muhtar o köyün Başbakanı, bakanı ve milletvekili konumundadır. Bunlar ortak çalışırsa köylerimiz eski şenliğine kavuşacaktır. Büyük kentlerde yaşayanların da birçoğu ya emekli olunca veya şartlar uygun olursa öz vatanlarına döneceklerdir.

Cumhurbaşkanımız Külliyede Muhtarlar ile toplantı yapıyor. Bu konular acaba görüşüldü mü?

Yeni Milli Eğitim Bakanımız bu konular hakkında neler düşünüyor?

İllerde Valiler, İlçelerde Kaymakamlar Milli Eğitim ve Müftülüklerle bunlara muhtarlarda katılarak yeni bir “köye ve öze dönüş” projesi yapabilirler mi? Diye düşünüyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nazmi Biber 5 ay önce

İlçemizdeki 200 heneden büyük Köylerimizdeki Köy okullarının yeniden açılması ve her köye bir Köy odasının yapılması Köylerimize olan ilgiyi daha artıracağı inancındayım

Avatar
İzzet Noyan 5 ay önce

Güzel bir yazı,kalemine sağlık.Ancak eklenmesi gereken bir kaç unsuru yazmak gerekir sanırım.Eskilerden köylerde var olan Okulların eksiksiz denk bir şekilde eğitime açılması, Sağlık ocaklarının gözden geçirilip hizmet vermesi,küçük çapta da olsa üretim alanları oluşturulması,köylerimizde olmazsa olmazlarında olan Bakkalların ve benzeri gibi işletmelerin ayakta tutulması işsizlik ve istihdam dengelenmesine katkıda bulunacağına,köylerimizde işsizlikten dolayı kırsal alan ve şehirlere göç vermesine, yukarıda belirtiğim eksiklerin oluşması halinde tamamlayıcı olacağına inananlardanım.
M.K. Atatürk'ün dediği gibi, "Köylü Milletin Efendisidir."