Bu haber kez okundu.

Trabzon ve Rize Yaylaları
Abdullah Uzun
Ömrümüz vefa ettiğince hafta sonları dağcılık kulüpleriyle yayla gezilerine katılıyorum.
Daha çok Rize Yaylalarına geziler oluyor.
O yüzden Trabzon ve Artvin Yaylaları ile kıyaslama yapmak da mümkün olmuyordu.
Bu kez İki arkadaş Pazarlı Fotoğrafçı Engin Tavlı ile birlikte Trabzon yaylalarına gittik
Sabah 04,45’te yola çıktık.


İlk durağımız Uzungöl oldu.
Ayder ile kıyaslanmaya çalışılan Turizm yöresi Uzungöl’ü de ilk kez gördüm.
Yerleşim alanı olarak Ayder’e göre daha geniş bir mekan
İşletmeler ve konaklama yerleri Ayder’e uzun ara fark edecek görünümde.
Buna rağmen Uzungöl’den şikâyet ediliyorsa, siz Ayder’i düşünün.
Ayder ’in kendine has özellikleri olduğu gibi Uzungöl’ünde kendine özgü özellikleri var.
Arap Turistler cirit atıyor.
Biz Sabah 07,30’da Uzungöl’de olduk.
Dönüşte uğrarız düşüncesindeydik.
Ama velakin, işimiz aksadı ve Çaykara yönünden dönmek zorunda kaldık.
Uzungöl ile Ayder’i ele almak ve değerlendirmek imkânsızdır.
İki tarafından kendine has gezilip görülecek yerleri vardır.
Konaklamak için Uzungöl’e gelen yabancı turistler günübirlik olsa da Ayder’e mutlak uğruyor.
Ayder üst ve alt yapısı ile konaklama için yeterli değil.
Turistlerin istediği model ve konaklama alanları Uzungöl’e göre çok geridir.


Gelelim Yaylalara;
Trabzon Yaylalarına ilk kez çıktım.
Uzungöl’den başlayan yolculuk ilk başlarda yol da çekeceğimizi düşündüğümüz sıkıntı dolaysıyla zorlu başladı.
Aracımız yol aldıkça hayretler içinde kaldık.
Karestal Yaylasına çıkana kadar yollar stabilize olmasına rağmen çok harika bakım yapıldığına şahit olduk.
Ardından Şekersu Yaylasına tırmandık. Kıvrım kıvrım giden yayla yolları sanki asfalt gibi.
Geniş yollarda araçlar zorlanmadan gidiş ve gelişi kolaylıkla yapıyor.
Yaylalar ’da ziyaretçiler için Kafetarya, Bakkal, Çay ocağı ve en önemlisi Tuvalet sıkıntısı yok.
Sanki bir Kent’e gelmiş gibi hava hissediyorsunuz.
Hayvancılık yeterli miktarda yapılıyor. Küçükbaş ve Büyükbaş hayvanlar var.
Ama ortalıkta az biraz koku dışında hayvan pisliği de göremezsiniz.
Bir bardak çay 1 TL, Tuvalet ise ücretsiz. Ayran büyük bardak 2 TL.
Bakkal’dan alışveriş yaptık. Aynen Pazar’da aldığımız fiyatta.
Sizin anlayacağınız “vur ve kaç” taktiği bu yaylalarda yok.
Ve Cep Telefonları da ful çekiyor.
Biz oradan Bayburt sınırına geçtik.
Oranın yaylaları da aynen Trabzon Yaylaları gibi.


Ya bizim Yaylalar;
Ayder kendi özelliği ile cazibesini koruyor.
Ne orada çalışanların ne de ilgili ve yetkililerin katkısı var.
Yapılan çalışmalar ağır aksak gidiyor.
Sorunlar olmasına rağmen ziyaretçi sayısı her geçen gün artıyor.
Rize yayla yolları Trabzon’a göre çok ama çok bozuk.
Yol diyerek geçmeyin.
Dünyanın en güzel bölgesinde yaşamamıza rağmen hala bunun farkında değiliz.
Rize’nin hangi yaylasına giderseniz gidin yollarda “işkence” çekersiniz.
O güzelim manzaraları doyumsuz seyre dalarken, dönüşün çileli saatleri aklınızdan çıkmaz
Bu yollar neden yapılmaz?
Çok mu zor?
Yoksa Trabzon’da olan güç Rize’de yok mu?
Ben daha fazlasının var olduğunu düşünüyorum.
Lakin ters giden bu durumu, olumluya çevirmek yerine devamlı çekişmeler ile zaman kaybediyoruz.
İşte birlik olamamanın altında bu olumsuz tablolar yatıyor.
Sizler böyle giderseniz var olanları da elinizin altından kaçırırsınız.
Diğerleri ise Turizm Bölgesi olma yolunda hızlı adımlarla ilerliyor.


Ha! bu da önemli
Benim bu yörelerde dikili tek ağacım var.
O da Sıraköyler ’den Orta köy ’de Cami yanındaki Kavak ağacıdır.
Bakımsızlıktan kurumasın diye mekânı mesken tutanlara emanet ettim.
    
Anahtar Kelimeler:
Yaylalarımız
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.