Bu haber kez okundu.

Bu oyuna gelmeyiz, inşallah
Sebahattin YAŞAR(ŞanlıUrfa-Yeni Asya Gazetesi)
Bu şehrin bir adı da içinde yaşayanlar açısından huzur şehri, güven şehri, sevgi şehri, dostluk şehri, birlik ve beraberlik şehridir. Bu böyledir ve böyle kalacak.
Şanlıurfa’dan bahsediyorum. Bu şehir on yıllardır çevresinde yaşanan problemlere prim vermedi. Irkçılığa prim vermedi. Düşmanlık duygularına prim vermedi. Dışlamaya prim vermedi.
Muhabbeti yeğledi, dostluğu yeğledi, kardeşliği yeğledi.
Bu şehrin mayasında muhabbet var. Bu şehrin hamuru sevgi ile dostluk ile yoğrulmuş. Bunu kimse değiştiremez ve değiştiremeyecek.
Farklı bir şehirden gelmiş burada yaşayan birisi olarak kendimi bu şehrin bir insanı olarak hissettim. Kültürünü kendi kültürüm hissettim. Kendimi yaşayan kültürel kimlik açısından bu şehre daha bir yakın hissettim.
Burada farklı renkleri, farklı ırkları, farklı kültürleri bir ve beraber yapan din duygusudur. Burada din galiptir.
Şimdi acı bir hadise ile çalkalanıyor Şanlıurfa. Suruç ilçemizdeki elim hadise Şanlıurfa’ya hiç mi hiç yakışmadı. Zaten bu hadise, Şanlıurfa’nın değil, Türkiye’nin değil, Suruç’un değil, daha geniş dairede İslâm dünyası’nın değil.
Bu tamamen dış kaynaklı bir projenin zemin bulma çabalarından başka bir şey de değil. Onun için Suruç ilçemizde ölenlere rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun. Ama emin olun, bu hadiseler bizi iyice uyandırmalı. Huzuru teröre terk etmemeliyiz, etmeyiz.
Onun için birbirimize bakışımızı bir gözden geçirelim. Bu ülkenin insanlarını bir arada tutan o kadar çok bağ var ki, bu günlerde daha çok bunları konuşalım. Başımıza gelen musîbetten dersler alalım.
Bu topraklara kin, adavet, garaz, terör, kan dâvâsı gibi hastalıkları ektirmeyelim. En büyük düşman olan cehaletle daha bir etkin mücadele edelim.
Benim zihnime Suruç deyince, yıllar önce bir gurup gençle gittiğimiz Çanakkale Şehitliği’ndeki Şanlıurfa’nın en fazla şehidi olan ilçe olarak Suruç’u belirlemiştik, bu kayıt geliyor.
Suruç deyince benim zihnime onlarca can dostlarım, Nur Talebesi kardeşlerim ve ehl-i iman arkadaşlarım geliyor.
Düşüncesi, hayat tarzı, anlayışı ne olursa olsun Müslümansa, iman cihetinde, İslâm cihetinde kardeşiz.
Yeter ki, vatan noktasında, namus noktasında, din noktasında, iman ve İslâm noktasında bir yanlış tavır ve tutum içerisinde olmasın.
Ne yaparlarsa yapsınlar bu terör damgasını Şanlıurfa’ya vuramazlar, Suruç’a vuramazlar.
Bu şehir sağduyunun galip geldiği bir şehirdir, yine öyle olacaktır.
Olsa olsa bu elim hadise buradaki insanlarımızın iyice kenetlenmesine, birlik ve dayanışmalarının artmasına, kardeşlik duygularının gelişmesine vesile olacaktır.
Ülkemizin başında bir takım belâlar geziyor. Belâları def edecek bir takım adımlar ise atılmayı bekliyor. Rabbimizin rahmetini celb edecek adımları geciktirmeyelim. Bunları ne olduğunu herkes biliyor. Ayasofya, Risale-i Nurların basım serbestisi, Anayasa’daki özgürlükleri yok eden yasakların kaldırılması, kişileri koruyan koruma kanunlarının kaldırılması, Avrupa Birliği sürecinin dinamik hale getirilmesi gibi onlarca atılmayı bekleyen adımlar var.
Biz buna bakalım, biz kendimize güvendikten, inandıktan sonra, imanımızdan gelen güçle kimse bize sıkıntı veremez. Biz bir ölür, bin diriliriz. Biz, bir ve beraberiz. Bir vücudun organları gibiyiz.
Dün acılar yaşadık, vücudumuz yaralandı. Bugün de acı içindeyiz, ayağımızı, elimizi yaralayanlar var. Ama kafamız sağlam.
Bu musîbetten kenetlenerek çıkmalıyız. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.