100 MİLYONUN ÜZERİNDE YATIRIM YAPTI

100 MİLYONUN ÜZERİNDE YATIRIM YAPTI

100 MİLYONUN ÜZERİNDE YATIRIM YAPTI
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
09 Kasım 2019 Cumartesi 08:47

Gümüşhane’de iş hayatına doğduğu ilçe Torul’da çocukluktan başlayan, Gümüşhane’nin en tanınmış iş adamı Zekai ARAZ, nasıl iş adamı olduğunu Rizeli serbest gazeteci yazar B.Ali Kavalcı’ya anlattı.

Atalarından gelen, ticari zekâsı ve üstün cesaretiyle öğrencilik yıllarından bugüne değin, yılmadan, yorulmadan çalışan ve şimdilerde ilerlemiş olan yaşına rağmen, çalışmaya doymayan, nasıl bir insana daha iş ve aş veririm düşüncesiyle memleketi Gümüşhane yatırım yapan, eski eğitimci, iş insanı Zekai ARAZ’ın başarı ve zorluklarla dolu hayat hikayesi romanlara konu olacak türden.

Röportaj: Bayram Ali Kavalcı-Gümüşhane

Sadece memleketi Gümüşhane için değil, Türkiye genelindeki müteşebbis genç iş adamlarına konu olacak türden bir başarı hikayesine sahip doğduğu ve bütün ticari hayatını memleketi Gümüşhane’ye yatırım yaparak geçiren, iş insanı Zekai ARAZ, başta turizm olmak üzere birçok farklı sektörde şehrine 100 milyonun üzerinde yatırım yaptı.

Gümüşhane’nin ilk ve tek 5 yıldızlı otelini 70 milyon lirayı aşan yatırımla şehrine kazandıran 61 yaşındaki işadamı Zekai Araz’ın hayat hikayesi romanlara konu olacak cinsten. İş hayatına 55 yıl önce ayakkabı boyayarak atılan Araz, o günden beri o boya sandığını Gümüşhane’nin girişinde bulunan 5 yıldızlı otelinin giriş bölümünde sergiliyor.

Madencilik ve turizmde elde etmiş olduğu ekonomik değerlerle hızla kalkınan ve büyüyen Türkiye’nin cazibe şehirleri arasında yer alan Gümüşhane ve ilçelerinin ekonomideki en büyük hedeflerinin arasında şehrini doğa, dağ, kış ve tarihi turizmindeki çeşitliliği sadece yurt içinde değil, yurt dışında her yıl gelene binlerce turizmcinin dikkatini çekmeye devam ediyor.

Gümüşhaneli iş adamı Zekai Araz, Son 10 yıldır turizmde hedefini yükselten Gümüşhane’ye bu amaçla şehrin en önemli turizm ihtiyaçlarından olan, dünyaca tanınan ve genel merkezi ABD ‘de bulunan Ramada oteller zinciri isimli 5 yıldızlı otelin ismiyle 70 milyonluk yatırımı şehrine kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.

Şimdi sizlere özet bir şekilde, ömrünü yaşadığı şehrine yatırım yaparak sürdüren, Gümüşhane’nin en tanınmış hayırsever eğitimci iş adamı Zekai ARAZ’ın çocukluğunda itibaren başlayan ticari zekası, girişimciliği, cesareti, sabrı, yorulmak bilmeyen geniş ufku ve bu süreçlerde yaşadıklarıyla ilgili açıklamalarına yer veriyorum.

İş Adamı Zekai ARAZ, “Gümüşhane’nin en yakın ilçesi Torul’da yaşayan Remzi Araz’ın 4 çocuğundan birisi olarak iş hayatına başladım. 1965 yılında dondurma parası için yediği fırçayla artık bende para kazanmalıyım diyerek yola koyuldum. Amcamdan dondurma parası istediğim için babamdan iyi bir fırça yemiştim. Bu azardan sonra kendi dondurma paramı kazanmak için 2,5 liraya Torul’da yaptırdığım ayakkabı boyama sandığıyla, henüz ilkokula başlamadan ve ilkokula başladıktan sonrada ilçe merkezinde ayakkabı boyacılığı yapmaya başladım. Boyacılıktan kazandığım paraları 5 kilogramlık zeytinyağı kutusundan yaptırdığım kumbarada biriktirmeye başladım. Boyacılığa para kazanmanın zevkiyle hem okuyor hem de çalışmaya devam ediyordum. 1976 yılında ülkenin gözde okulları olarak bilinen, Eğitim Enstitüsünü kazanıp kaydımı yaptırdım. Okul Gümüşhane’de olduğu için Torul’a gidip gelmem için paraya ihtiyacım olunca, yıllardır boyacılıktan kazandığım zeytinyağı tenekesi kumbaramı açtığımda içinden o zamanın parasıyla önemli bir rakam olan 560 bin lira para çıktı. Gümüşhane’de Tofaş bayisi Zülfikar Ataç’tan Murat 131 marka araç almak için pazarlık yaptım. 475 bin liraya o arabayı aldım. O araçla hem Torul’a günübirlik gidip geliyorum hem de Gümüşhane’den Trabzon’a hasta götürmek isteyenleri okuldan sonra götürüyor yine iyi para kazanıyordum. Eğitim Enstitüsünden 2 yıl sonra mezun olarak Sivas’ın bir köyünde öğretmenlik görevine başladım. Daha sonra Gümüşhane’ye gelerek burada 4 yıl daha öğretmen olarak çalıştıktan sonra, 1983 yılında öğretmenliğe veda ettim. Öğretmenlikten gelen maaştan bir kuruş benim ve çocuklarımın kursağından geçmemiştir. Hep köyde yaşayan öğrencilere kitap, defter, kalem ve yiyecek parası olarak dağıtıyorum. 475 bin liraya aldığım taksimi 1983 yılında 1 milyon 150 bin liraya sattım ve bu seferde Türkiye- İran taşımacılığının zirvede olduğu yıllarda kamyon aldım. O zaman o arabalar çok prim yapıyordu. Kamyonu Ankara’dan aldım. Yazın Ankara’da inşaatlarda damperli işte çalışıyorum, kışın İran’a gidiyorum. İran kapısından içeriye de ilk damperli arabayla ben girdim. Rahmetli Ali Osman Ulusoy’dan istemiştim ve o da çok yardımcı olmuştu. Yılın 12 ayı çalışarak, koşa koşa, tatil bilmeden bugünlere geldik. İran seferleri devam ederken sabit ne yapabiliriz düşüncesiyle oradan malzeme, mazot getirip satıyoruz. Nereden para kazanılır hesabıyla koşuyoruz. Nakliyeyi yükleyip yıkıp parasını almakla yetinmedik, nakliye parasının 3-4 mislini mazot ve yedek parçadan kazanıyordum. Üçüncü seferimde İran’dan dönüp Trabzon’a geldiğimde Trabzon limanının damperli arabayla dolduğunu gördüm. Damperliler kuyruktaydı. İran’a yük götürüyor, oradan da mazot getiriyorduk. Çalışmalarımız bu şekilde bir süre devam etti. Nakliyeciliğimde hep ticaret yapmayı planlıyordum. 1986 yılında lastik bayiliğini aldım. 45 yıldır Gümüşhane’de araba lastik bayisiyim. ”diye açıkladı.

Gümüşhane’de, gençlik yıllarından bugüne değin, ticarette elde ettiği başarılarla memleketinde marka üreten iş adamı Zekai ARAZ, “Gümüşhane’de ilkleri kazandırmak için gece, gündüz demeden mücadele verdim. Gümüşhane’de eksik neler var düşüncesiyle ilk olarak patlayıcı madde işine girdim. Gümüşhane’de patlayıcı madde lazım olan bir firmanın Ankara’dan gidip alıp geldiğini, 200 liralık malzemenin 2 bin liraya mal olduğundan yola çıkarak hem Torul’da paylayıcı madde deposu kurdum, hem de şehirde ilk kez tabanca mermi bayiliği aldım. Gazetelerden, Bayındırlık Bakanlığı’nın ‘’dere yataklarındaki kumun depreme dayanıklı olmadığını ve dere yataklarındaki kumu yasaklayacağını öğrenince Torul’da taş ocağı kurmaya karar verdim. Çeşitli taşlarımızın tahlilini yaptırdıktan sonra iki taş ocağı açtım. O taşa ocaklarımızla beraber bölgeye en kaliteli beton ve beton malzemesini sunmaya çalışıyorum. Trabzon ve bölgemiz bizden en üst düzeyde kumu alıyor. Bizim kumumuzun kalitesi çimentonun yüzde 85’i çimentonun yapım malzemesi olarak geçiyor. Bugün çimento fabrikası kuracak olsak yüzde 85 taşı bizde var. Farklı ticari sektörlerde ilimizde ilklerle birlikte şehrimizin ekonomik olarak bir yol çizmeye başladıklarını, yaptıkları araştırmalarda Gümüşhane’nin tanıtımı ve ekonomisi büyütecek en önemli yatırımlardan birisinin de turizm yatırımı olacağı düşüncemizden otel ihtiyacının olduğunu görünce hem düğün salonu hem market tarzında bir yerin olması ve bürokrasiden, üniversitemizden elde ettiğimiz bilgilerle otel projesini hayata geçirdik. Toplantı salonlarımız, halka açık yemek salonlarımız var. Halkımız sabah kahvaltısını, öğlen ve akşam yemeklerini burada yiyebiliyor. Doğum günlerine, düğünlere, toplantılara mekanımız açık. Konaklama ayrı iş, diğerlerini ayrı bir iş olarak görüyoruz.” dedi.

Hayat öyküsünün önemli hatıralarından olan boya sandığı ile iş hayatına atıldığı, boya sandığıyla ilk çalıştığı gün 16 lira kazandığı ve o zamandan bugüne boya sandığına gururla baktığını kaydeden iş insanı Zekai Araz, “Bu tarihi boya sandığının iş hayatımda yeri çok önemlidir. Bu boya sandığı bana, neydim değil, ne olacağım noktasında geçmişimin ve bu günümün muhasebesini yapma noktasındaki misyonumu her an canlı yutmakta ve geçmişte yaşadım zorlukları hatırlatmaktadır. Bugüne kadar boya sandığımı saklamamın sebebini de nereden buralara geldiğini iyi görmek ve geriye bakmazsanız önünüzü de iyi göremeyeceğimizin ispatıdır. Biz geride nereden geldiğimizi bu sandıktan görüyoruz. Kazanmanın yanında harcamayı da tavsiye ediyoruz. Çok paranız olur ama onu harcamasını, kullanmasını bileceksiniz. İhtiyacın dışında fazla kullanmaya, harcamaya gerek yok” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Gümüşhane’de çalışmayı ve şehrinde bir iş adamı olarak kalma nedenlerini de anlatan iş insanı Zekai Araz,” Aslında o yıllardaki düşüncemdeki hedefim Ankara’ya gitmekti. Ancak rahmetli annem engel oldu. Bana, ‘’sen gidersen biz yalnız kalırız’’ deyince ailemi dinledim ve Gümüşhane’de kaldım. Yazın Ankara’ya gidiyordum, kışın da Trabzon’a gelerek İran’a çalışıyordum. Böylece en azından kış mevsiminde ailemi görüyordum. Ankara’da kazandığım paranın çoğunu tarlalarda biçilen buğdayı taşıyarak kazandım. Hara bir para kazandım. Üreticiler tarlayı biçiyor, tarlaya döküp daha sonra depoya naklediyorlardı. Ben de ‘’dökmeyin deponuza ben hemen taşırım’’ dedim ve öyle çalıştım. Geceleri evde yatmadım, arabamı tarlaya çektim, onlar bitirince ben buğdayı depoya taşıdım. Geceleri buğday, gündüzleri de inşaatlara malzeme taşıdım. Çok şükür Allah’ıma gecemi gündüzüme kattım. Ben bugüne kadar daha bir haftanın dışında tatil yaptığımı hatırlamıyorum. Bu arada, şunu da ifade etmek istiyorum, siz Rizeli bir gazeteci olarak Rize Ramada oteli gerek bulunduğu nokta, gerekse bina olarak çok güzel bir otel olduğunu söylemek istiyorum. ”diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.