TÜRK EKONOMİSİ VE MUHALEFETİN BAKIŞI…
Başbakan Erdoğan, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından gittiği her yerde konuşma yaparken ısrarla ekonomiyi ele alıyor.
Başbakan IMF borcunu sıfırlamanın üzerine basıyor, ekonomik büyüklük ve milli gelir açısından Türkiye’yi nereden alıp nereye taşıdıklarının altını çiziyor bunu çekemeyenlerin kumpas içinde olduğunu belirtiyor.
“Milli gelir biz iktidara geldiğimizde 3 bin dolarlar seviyesindeydi şimdi 10 bin doları geçti. Türkiye’yi 3 kattan fazla büyüttük diyor. Mecliste bir sürü muhalefet ekonomist milletvekilleri var. Bir tanesi Genel başkanlarına “Bu tespitlerde yanlışlık var. Gerçekler tam öyle değil” demiyor. Milli gelirde gerçekten son 10 yılda Türkiye 3 kat büyüdü mü? önce ona bakalım. İstatistikler tutulurken belli bir dönem baz alınır. 1998 fiyat ve kur düzeyi baz alındığında Türkiye’nin şu an bulunan reel milli gelirinin aslında 10 bin 800 dolar değil, 6 bin 187 dolar olduğu görülüyor. Sıcak para girişlerinin artırdığı döviz arzıyla kurdaki artışın enflasyonun gerisinde kalması, başka deyişle TL’de yaşanan suni değerlenme göze büyük gelen bu rakamı ortaya çıkardı. Enflasyonu düşünce sabit fiyatlarla gerçekte kişi başına düşen milli gelir 2013 sonunda büyük bir ihtimalle 6 bin 258 dolar olacak. Son 10 yılda milli gelirdeki gerçek artış yüzde 300 değil yüzde 42’ler seviyesindedir. Bir de kıyas yaparken Türkiye’yi Türkiye ile kıyaslamak sağlıklı sonuç vermez. Dünyadaki diğer ülkelerde gelişmeler ne olmuş, aradan geçen sürede nereden nereye gelmiş ona bakmak lazım.Bu süre zarfındaki tablo incelendiğinde Rusya, Brezilya, Endonezya gibi ülkelerin Türkiye’den çok daha hızlı bir büyüme kaydettiği görülüyor. Yani Türkiye bir yerden bir yere gelirken diğer ülkeler boş durmamışlar Borçluluk rakamlarına da bir bakalım. IMF’ye olan borç sıfırlanmış iyi güzel de diğer taraftan Türkiye’nin toplam dış borcu 10 senede 130 milyar dolar seviyesinden 337 milyar dolar seviyesine gelmiş. Sadece dış borç da değil, iç borç da kabarmış. 2002’de 91 milyar dolar olan iç borç toplamı 196 milyar doların üzerine çıkmış durumda. İç ve dış borcu birlikte hesap edersek son 10 yılın bilançosu 2002’de 221 milyar dolar olan toplam borç şu an 530 milyar dolar seviyesine çıkmış. Yani borçlar azalmamış tersine artmış vaziyette. Ayrıca 2004 ve onu izleyen bir kaç yıl içinde Türkiye tarihinin en büyük özelleştirme gelirine ulaşılmıştır.1986-2003 arasındaki tüm özelleştirmelerin getirisi 8 milyar dolar civarında iken 2003-2012 yılları arasında 40 milyar dolar civarında özelleştirme yapıldı. 2005 ve 2006 yıllarının özelleştirme geliri 8’er milyar doların üzerindeydi. 18 yıllık özelleştirme tutarı o yıllarda iki yıl üst üste kasaya girdi. Yani eldeki değerler satıldığından ve artık elle tutulur satılacak fazla bir değer kalmadığı halde borçlulukta aşama kaydedilemedi. Ancak daha öncede belirttiğim gibi muhalefet için bunların bir önemi yok. Ayakkabı kutusu ile kürsüye çıkmayı muhalefet etmek zannediyorlar. Bu ekonomik durumdan söz eden yok. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
DAVUT 6 yıl önce

tebrikler

Avatar
HASAN 6 yıl önce

bravo

Avatar
kemal beyaz 6 yıl önce

aga sende ne cevherler varmiş çok iyi analiz etmisin tam araştırmacı yazar olmuşsun tebrikler

Avatar
orhan büyük 6 yıl önce

bız seni solcu olarak tanıdık ama yazılarında herkese dokunduruyosun yazarlığın cüneyt çakır in hakemlıpınden daha iyi tebrikler