Yaylalar her yerde güzeldir!

Hayvancılık azaldı.Gezilip,görülmeye geliniyor !

Yaylalar her yerde güzeldir!
08 Ağustos 2013 Perşembe 09:01




Şehirlere kurulmadan önce köyler vardı, yaylalar vardı, insanlar şehirleri daha sonra keşfettiler. Hele günümüz manasında şehircilik ise sağlık için hiçte onaylanacak bir yerleşim tarzı değil. Bu yüzden yaylalar hiçbir zaman değer kaybetmediği gibi, son yıllarda oldukça artan bir ilgi var. Yayla turizmi kavramı sık sık kullanılır oldu. Çünkü kirlenen şehir, etkilenen insanlar, birazcık nefes alabilmek için yaylaları tercih ediyorlar.

 
Artvin’in yaylaları gerek konum olarak, gerek zengin bitki yapısıyla gereçken çok özel yerler olarak dikkat çekiyor. Son yıllarda yaylalara yolun yapılmamsıyla hareketlilik arttıysa da hayvan varlığı noktasında eskiye oranla çok çok gerilerde olduğumuzu söyleyebiliriz.

 Karçal dağları teklerinde 2 bin 650 rakımda buluna Borçka’nın ünlü yaylası Beyaz Su (İbrikli Yaylaları) güzelliğiyle görenleri büyülüyor.

 
Yaylacılar ise bu doğanın tadını çıkarıyor. Çocukluklarından beri nineleriyle, anneleriyle yaylalara gelen ve bu geleneği halen sürdüren Hanife Alpaydın, Suriye Atar, Fatma Yıldırım ve Nebahat Yıldırım ailece her yıl mutlaka yaylaya gelip 3 ay kaldıklarını, yazın sıcağını hiç görmediklerini, hayvanlarının da burada doğal ortamlarında beslendiklerini belirttiler.
 

Yaylacılardan Suriye Atar; “Biz hepimiz aynı köydeniz. Yala zamanı mutlak yaylaya çıkarız. Eskiden çok hayvanımız olurdu. En az olanın 15 tane büyükbaş hayvanı, eğer küçükbaş hayvancılık yapılıyorsa 200-300 baş koyunu keçisi olurdu. Şimdi herkes bir iki ineği ile geliyor. Bakın merada bir tane koyun, keçi göremiyorsunuz.  Bu kadar hayvan nereye gitti. İnanlar tembelleşti. Hazır yemeye alıştık. Ya da alıştırdılar. Bu kadar zahmete ne gerek var deyip kalitesiz, zararlı, hazır yiyeceklere para veriyorlar. Ben buna karşıyım. 
 
Köyde yaşıyorsanız, hayvancılığı da tarımı da yapacaksınız. Eskiden bir tek tuz ve bazen de şeker alırlardı. Köye başka bir şey girmezdi. Buğdayımız, patatesimi, fasulyemiz, yağımız, peynirimiz, etimiz, kısaca her şeyimiz köyden yani hürmet gösterdiğimiz topaktan gelirdi. Toprak ne diyor; bir verirsen bin veririm. Buğdayın başakları bir tek buğday ile oluyor değil mi? Biz özeleştiri yapmalıyız ki; doğruları bulabilelim. Kabul edelim ki tembelleştik. Bizim kuşak neyse de bizim çocuklarımız iyice tembelleştiler.
 
Ben yaylaya gelmen yapamam. Çok hayvanımız olmasa da burada kalmayı, sabahları hayvanlarımı sağıp, dışarıya özgürce salmayı, akşama dönmesini beklemeyi, seviyorum. Ailece üç ay kalıyoruz. Buraya gelen turistler hayretler içinde aklıyorlar. “Ne güzel yerde yaşadığınızı biliyor musunuz?” diye soruyorlar. Ben 40 yıldır yaylaya geliyorum. Hele doymamışız da onlar bir gün ile ne anlayacaklar ki! 
 
İnşallah insanlar yaylaya daha çok değer verir ve bu meralar, otlaklar hayvanlarımızla dolar, taşar, zil sesleri koyun melemeleri, at kişnemeleri çobanların kişinaları yine eskisi gibi candan, yürekten olur.
 
Siz gazetecilere de birkaç sözüm olacak; oturduğunuz yerde gazetecilik yapmayın. Kalkın buralar gelin, çekin, yazın, tanıtın. Sizin işiniz bu değil mi?  Biz her yıl buraya geliyorsak bir ara da siz gelip bunları yazmanız tanıtmanız gerekiyor diye düşünüyorum. Bugün bizim yaylalara gelmişsiniz. Teşekkür ediyoruz”. Lütfen buraları yazın, anlatın. İnsanların şehre göç etmeleri değil, köylere geri dönüp, yazları da yaylalara gelmelerini istiyoruz.“dedi.
 
Beyaz Su Yaylaları bulunduğu konum itibarıyla çok özel bir yere sahip. Diğer yaylalardan farkı hem Beyaz Su yanışında bütün güzelliğiyle doğuyor, hem de Karçal’ın en ünlü gölü olan Yıldız Gölü (Maskulavi) burada bulunuyor. Yayla turizmini benimseyenler, trekking yapmak isteyenler, doğanın büyülü güzelliğini görmek, fotoğraflamak isteyenler buyursunlar Beyaz Su Yaylalarına bekliyoruz.HABER: SAMİ ÖZÇELİK 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.