Rize bir köprüler şehridir!

Anadolu’da sayıları bin 400 aşan tarihi köprünün 123’ü bugün Rize’de..

Rize bir köprüler şehridir!
30 Ağustos 2013 Cuma 18:21



Anadolu Sigorta tarafından yürütülen ‘Bir Usta, Bin Usta’ Projesi’nin Rize ayağının tanıtımı için geçtiğimiz hafta Rize’deydik. Bölgede yıllardır varlığını koruyan geleneksel el sanatı olan sepetçiliği yaşatmak amacıyla Rize’de üç ay boyunca sürecek kursun ziyaretçilerinden biri de Rize Valisi Nurullah Çakır idi. Çakır’la ayaküstü sohbetimiz sırasında konu turizmden açıldı. Vali Çakır başladı anlatmaya... Vali Çakır’ın anlattığına göre Rize; k
ayak, dağcılık, kaya tırmanışı, dağ bisikleti, rafting, yamaç paraşütü, trekking gibi ‘outdoor sporları’ açısından birçok uygun parkura sahip. Ve tabii bu parkurları birbirine bağlayan köprülere... Bu yüzden Vali Çakır da Rize’nin marka değerini yükseltmek için işe köprülerden başlamış...


123’ü Rize sınırları içinde


Çakır’ın anlattığına göre Anadolu’yu sarmalayan ve sayıları aşan bin 400 tarihi köprünün 123 tanesi Rize sınırları içinde yer alıyor. 100’e yakınının yaşı ise 100-120 arasında. Valilik, hayatı, kültürleri, yolları ve gönülleri birbirine bağlayan bu köprüleri bir kitapta toplamış. Çayeli Bakır’ın katkılarıyla hazırlanan 175 sayfalık kitabı ise yürüyüş ve bisiklet rotaları konusunda rehberlik yapan Ersin Demirel tarafından hazırlanmış. Kitabın önsözünü de Vali Çakır kaleme almış. Çakır kitabın önsözüne “
Bazen sel suları köprüleri yıkacak ama kısa bir süre sonra yenilenmiş yüzleriyle tekrar karşımıza çıkacaklar. Nehirleri süsleyen köprüleriyle Rize bir ‘köprüler şehri’ olmaya devam edecek” diye yazmış. İşte ‘Köprüler Kenti Rize’den geçmişten geleceğe uzanan köprülerden sadece bir kaçı...


KÖPRÜKÖY (TİMİSVAT)

Ardeşen’den Karadeniz’e kavuşan Fırtına Deresi’nden Ayder Yaylası(na uzanan güzergah boyunca çok sayıda kemer köprü görülür. Fırtına Deresi üzerine kurulan en güzel Osmanlı dönemi eserlerinden olan Timisvat, Köprüköy ile Hoşdere köylerinin ulaşımını sağlar. Anıtlar Kurulu tarafından tescil edilen yapı 35 metre uzunluğunda, 13 metre yüksekliğinde. 18. yüzyıldan kalma zarif köprü günümüzde yaya geçişinde kullanılmakta. Köprü, yanında bulunan alabalık tesisi ile mola vermek için ideal bir yer. Bütün masaları dere ve köprü manzaralı...

SESLİKAYA( AĞVANİ)

Kemer köprülerin birbiri ardına sıralandığı Tunca Vadisi’ndeki ilk köprü unvanını taşıyan Seslikaya, Ardeşen’e 11 kilomerte mesafede. Kemeri kesme taştan diğer bölümleri ise molozdan inşa edilmiş köprü 19. yüzyıldan kalma. 30 metre uzunluğundaki bu köprü de Anıtlar Kurulu tarafından envantere kaydedilmiş.

KAVAK

Kavak Köprüsü Çamlıhemşin ilçesinin Hala Deresi üzerined yer alan eski ulaşım sisteminin ilk köprüsü. İlçe merkezine 1 kilometre mesafedeki köprü, 19. yüzyılda yöre halkı tarafından yaptırılmış. Rize’nin en güzel fotoğraf veren köprülerinden biri olan Kavak, 36 metre uzunluğunda ve 15 metre yüksekliğinde bulunuyor. Fırtına vadisi’ndeki diğer benzerleri gibi o da Anıtlar Kurulu tarafından tescil edilmiş.


KADIKÖY (ÖRENKİT)

Fırtına Vadisi rafting parkuru üzerinde bulunan Kadıköy köprüsü yaz aylarında altından geçen rafting tutkunlarının adrenalin dolu çığlıklarıyla yalnızlığını unutuyor. Bir zamanlar Kadıköy yerleşim birimine ulaşım sağlayan köprü Çamlıhemşin’e 2.5 kilometre mesafede bulunuyor. Köprüyü 19. yüzyılda Kabaoğlu Ahmet Efendi yaptırmış.

ÇİNÇİVA (ŞENYUVA)

Karadeniz’in coğrafyasına ve iklim koşullarına uygun olarak inşa edilen teş köprüler genelde tek gözlü olarak tasarlanmış. Çamlıhemşin’in Şenyuva köyünde, Fırtına Deresi üzerinde bulunan Şenyuva da bu tarz kemer köprülere en güzel örnek. 40 metre uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğindeki köprünün kitabesi 1946 yılında yaşanan selde kaybolmuş.

AŞAĞIDURAK 1 (KULABER)

Ardeşen’e 17 kilometre mesafedeki köprü heybetli gövdesiyle Durak Deresi’nin üzerinde yükseliyor. Rize’deki en büyük ve en güzel köprülerden biri olan Kulaber, geçtiğimiz yıllarda restore edildi. Köprünün kitabesinde 1261 tarihi bulunuyor. Köprünün uzunluğu ise 29 metre.

ÇAĞLAYAN

Çağlayan Köprüsü, Rize ilinin tanıtım sembollerinden olan tarihi taş kemer köprülerin en güzellerinden olan biri. Çağlayan Deresi üzerinde bulunan köprünün kemer kısmından sarkan zincire bağlı taşın üzerinde 1924 yazsa da ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmiyor.

ÇOĞU OSMANLI DÖNEMİNİN İZLERİNİ TAŞIYOR

Rize’nin, deniz seviyesinden 2000 m. yüksekliğe ve 50 km’lik bir mesafeye ulaşan topografyası, oldukça dik yamaçlar meydana getirmekte. Bu durum akarsuların denize hızlı bir akışla dökülerek derin vadiler açmalarına neden olmuş. Buna bağlı olarak dağlık arazide yaşayan yöre insanı, sıkça karşısına çıkan akarsu vadilerini geçip konutlarına, yaylalarına ve tarım alanlarına ulaşmak için köprüler inşa etmiş. Bu bakımdan Rize yöresinde taş kemer köprü mimarisi oldukça gelişmiş. Yöre ikliminin etkisiyle (sel) bu köprüler çabuk yıpranmış ve sık sık onarım görmüşler. Köprülerde herhangi bir kitabeye rastlanmamakla beraber, genellikle Osmanlı döneminin son zamanlarında yapıldıkları düşünülmekte. Köprülerin tümü, akarsu yatağının iki yanında karşılıklı birer ayak üzerine yükselen yuvarlak ya da hafif sivri kemerli bir yay formunda. İlk çağlardan itibaren farklı zaman ve mekanlarda farklı toplumlar tarafından kullanılan bu formun, tercih edilmesindeki ana faktör kullanımından doğan işlevi olduğu belirtiliyor. Köprülerin tümünün kemer biçiminde yapılmasının temelinde yatan düşünce, köprünün fevkani yapısı ile sık sık sel suları ile taşan akarsuların altında kalmamasını sağlamak. Ormanlık bir bölge olmasına rağmen köprülerin, ahşap yerine taştan yapılmasının nedeni; taşın, suya karşı ahşaba göre daha sağlam ve dayanıklı bir malzeme olması. Bölgedeki köprülerin tümü dikdörtgen planlı ve bir çoğu tek ve yuvarlak kemerli. Yükseklikleri vadinin derinliğine göre değişmekte. 2-3 m. yükseklikte köprüler bulunduğu gibi 15- 20 m yükseklikte köprüler de bulunuyor. 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.