RAMAZAN GÜNLÜĞÜ (“Fakiri uzaklarda aramak!”)

Onların mallarında dilenip isteyen ve iffetinden isteyemeyip sıkıntı çeken fakirler için pay vardır.”(Zariyat: 51/19; Mearic: 70/25)

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ (“Fakiri uzaklarda aramak!”)
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
17 Mayıs 2020 Pazar 08:57

“Kıyamet günü müminin serinleyeceği gölgelik verdiği sadakadır.”

(İbn-i Hanbel, IV, 233)

Soru:

Hocam, Müslümanlar olarak yanı başımızdaki akraba ya da komşularımız içinde nedense yardıma muhtaç birinin olmadığını düşünür, fakiri hep uzaklarda ararız. Bu doğru bir tavır mıdır?

Cevap:

1-Müslümanlar olarak yardıma muhtaç olan insan denildiğinde hep nedense “açlıktan ölmek üzere olan biri” aklımıza gelir ve yardım elini uzatmak için böyle birini arar dururuz.

Çevremizde böyle birini doğal olarak bulamayınca “Benim etrafımda fitre, zekât verilecek kimse yok” deriz.

2-Gelen sorularda anlıyoruz ki, kendi Usul ve Füruumuza gelince bu hassasiyeti göstermeyiz. “Allah bilir ama para başkasına gitmesin mantığıyla” kendi çoluk çocuğumuza, torunlarımıza verebilmenin yollarını ararız. İşte bu Müslümanca bir tavır değildir.

ACI HİKÂYE:

Yıllar önceydi. Kardeşlerden biri maddi imkânsızlık içindeydi. Belki iflas etmişti. Diğeri ise Allah versin “yardımlarını ulaştırmak için” ihtiyaç içinde olan kardeşinden yardım istiyordu.

“Kardeşim gel bir zahmet. Şu yardımları birlikte dağıtalım.”

Diyemedi…

“Kime dağıtacağız ağabey?

Benim evimde şu Ramazan akşamında doğru dürüst bir iftar sofrası kurulamadı, ihtiyacı bende fazla olan kim var?”

Diyemedi…

“İffetinden dolayı isteyemeyen” grubuna dâhildi demek ki.

Diyemedi…

“Ağabey neyle geleyim? Arabaya indi bindi binecek param bile yok!”

Diyemedi. Herkes böyle değil ama bu kardeş diyemedi. Ağabeyine söyleyemedi.

Ağabey de “derin bir gaflet içinde”. Uzaklara bakmaktan burnunun dibindeki kardeşini göremedi.

Çünkü o, “bakmıyordu yakınına, ihtimal vermiyordu kardeşinin yardıma muhtaç olabileceğine…”

Bakan gözler görmez olmuş ta uzaklarda arıyordu ihtiyaç sahibini…

Küçük kardeş, Araba ile gitmesi gereken birkaç kilometreyi yaya gitti. Ağabeyin yanına.

Ağabeyi sormadı “neden geç kaldın diye?”

Önemli işi vardı yardım dağıtacaktı, teferruata takılmadı.

Yüklediler arabaya nevaleleri ve önceden belirlenmiş adreslere, köy yollarına vurdular.

Küçük kardeş tıka basa nevale yüklü arabayla köy yollarında “yardım ulaştırma” görevlisi gibi yolculuk yaparken,

“Sahurda ne yiyeceğiz acaba?” diye derinlere dalmıştı…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
metin - 5 ay önce
Melekler görülür mü? Görünen melekler var diye duymuştum, böyle bir şey var mı?
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 5 ay önce @metin
Hz. İbrahıme (as) iki genç kılığında gelmişlerdi azap melekleri ve onlara yemek hazırlamıştı. Yemediklerini görünce korktu. Lut aleyhiselama genç kılığında geldiler. Ve nihayetinde Peygamber Efendimize Cebrail aleyhisselam gelmiş, sahabenin de bulunduğu ortamda
İslam, iman, ihsan ve kıyamet hakkında sorular sormuştu. Sahabe o kişinin kim olduğunu sorduğunda Hz. Peygamber (sav) “O Cebrail aleyhisselamdı. Size dininizi öğretmeye geldi” buyurdu.
Kadir gecesinde melekler ve cebrailin yeryüzüne ineceği müjdelenmiş ancak Peygamberlerden başkasının görebileceği belli değildir…