Bu haber kez okundu.

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ  CÜZ    : 5 Sayfa   : 81-100 Sureler: Nisa Suresi.

CÜZ : 5

Sayfa : 81-100

Sureler: Nisa Suresi.

Nisa, “Kadınlar” anlamına gelmektedir. Bu surenin başında kadının hak ve sorumlulukları ele alınmaktadır. Kadınların mirastan mahrum bırakılmaması emredilmekte ve hangi durumda ne kadar pay alacakları detaylı olarak ortaya konmaktadır. Surenin tamamında insan ile ilgili “beş temel Hakkın” korunması istenmektedir.

1-Canın (Hayatın) dokunulmazlığı,

2-Aklın dokunulmazlığı,

3-Neslin dokunulmazlığı,

4-Dinin dokunulmazlığı,

5-Malın dokunulmazlığı.

Surede ayrıca yetimlerin haklarının gözetilmesi, namaz ile ilgili hükümler, temizlik kuralları, ahlak ile iman arasındaki bağlar ele alınmaktadır. Kitap ehlinin sapmaları dile getirilir.

Seçme ayetler:

(يَا اَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذٖى خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثٖيرًا وَنِسَاءً وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذٖى تَسَاءَلُونَ بِهٖ وَالْاَرْحَامَ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقٖيبًا)

“Ey İnsanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinize hürmetsizlikten sakının/sorumluluğunuzun bilincinde olun!

Adını anıp Kendisini vesile ederek birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah’a saygısızlık etmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının! Kuşkusuz Allah üzerinizde daimi bir gözetleyicidir.”(Nisa: 4/1)

(وَاٰتُوا الْيَتَامٰى اَمْوَالَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا الْخَبٖيثَ بِالطَّيِّبِ وَلَا تَاْكُلُوا اَمْوَالَهُمْ اِلٰى اَمْوَالِكُمْ اِنَّهُ كَانَ حُوبًا كَبٖيرًا)

“Yetimlere mallarını verin! Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin! Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin! Çünkü bu, büyük bir günahtır/büyük vebaldir.”(Nisa: 4/2)

(اِنَّ الَّذٖينَ يَاْكُلُونَ اَمْوَالَ الْيَتَامٰى ظُلْمًا اِنَّمَا يَاْكُلُونَ فٖى بُطُونِهِمْ نَارًا وَسَيَصْلَوْنَ سَعٖيرًا)

“Doğrusu, yetimlerin mallarını haksız yere boğazlarına geçirenler, karınlarını yalnızca ateşle doldurmuş olurlar. Zira gelecekte çılgın bir ateşe mahkûm olacaklar.”(Nisa: 4/10)

(وَلَيْسَتِ التَّوْبَةُ لِلَّذٖينَ يَعْمَلُونَ السَّيِّپَاتِ حَتّٰى اِذَا حَضَرَ اَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ اِنّٖى تُبْتُ الْپٰنَ وَلَا الَّذٖينَ يَمُوتُونَ وَهُمْ كُفَّارٌ اُولٰئِكَ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَلٖيمًا)

“Ne ölüm gelip çatıncaya kadar (ısrarla) günah işlemeyi sürdürerek son anda “İşte şimdi tevbe ediyorum!” diyen birinin tevbesi kabul görecektir, ne de inkârında direnerek ölenlerin tevbeleri... İşte onlar kendilerine acıklı bir azap hazırladığımız kimselerdir.”(Nisa: 4/18)

Hadis-i şerif:

(وَشَرَابَهُ طَعَامَهُ يَدَعَ أَنْ فِي حَاجَةٌ للهِ فَلَيْسَ وَالْجَهْلَ، بِهِ وَالْعَمَلَ الزُّورِ قَوْلَ يَدَعْ لَمْ مَنْ)

“Kim yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve cehaleti terk etmezse, Allah'ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına (oruç tutmasına) ihtiyacı yoktur.”(Buhari)

Netice:

Oruç insanın imsakten iftara sadece aç kalması için emredilmiş bir ibadet değildir. Oruç bir terbiye eğitimidir. Hayatın her alanında, bütün işlerini “Allah’ın razı olacağı” çizgiye çekmektir.

Oruçtan maksat sadece aç kalmak olsaydı, oruç tutmaya gücü yetmeyenler, hastalar için ne anlam ifade ederdi? Adam/kadın oruç tutamıyor, oruç yok; teravihe gidemiyor, teravih yok; sahura kalkamıyor, sahur yok…

Cebinden çıkarıp şu kadar “fidyeyi” fakire verdin mi ramazan tamam. Oldu mu bu şimdi? Ramazan ayı bu kadar mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.