RAMAZAN GÜNLÜĞÜ (“Allah’ın bildiğini kuldan saklamak gerekmez mi?”)

“Ona: ‘Allah'tan kork’ denildiğinde, büyüklük gururu onu daha fazla günaha sürükler. Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır orası!” (Bakara: 2/206)

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ (“Allah’ın bildiğini kuldan saklamak gerekmez mi?”)
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
20 Mayıs 2020 Çarşamba 10:25

“Ona: ‘Allah'tan kork’ denildiğinde, büyüklük gururu onu daha fazla günaha sürükler. Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır orası!”

(Bakara: 2/206)

“Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı aleni işleyenler hariç…”

(Buhari, Edep, 60; Müslim, Zühd, 52)

Soru:

Hocam, şu Ramazan gününde sorsan Müslüman olduğuna onlarca kanıt getirecek yaşlı genç, kadın erkek nice Şuursuz Müslüman “uluorta suyunu dikiyor, sigarasını yakıyor, sakızını çiğniyor…

Şimdi biz bu adama buğz etmeyecek miyiz?

Cevap:

Allah korkusunun azaldığı günümüzde maalesef “kuldan utanma” duygusu da bazı kimselerde yok olmuştur.

“Hayâ, imandan bir şubedir” buyurmuyor mu Efendimiz (sav)?

Ne Müslümanı?

Kimdir Müslüman?

Ramazanın saygınlığını hiçe sayacak, Müslümanların kutsal ibadetine meydan okuyacak, Nefsini ilah edinip arzularına tapacak, günahı açıktan işleyecek derecede imana saygın kalmayacak sonra da “ben de Müslümanım” diyeceksin.

Rabbimiz böylelerine şu cevabı veriyor.

“Onlar kalplerinde olmayanı dilleriyle söylüyorlar.”(Fetih: 48/11) Peygamber Efendimiz de (sav) böyleleri için,

“Ey Dilleriyle iman ettiklerini söyledikleri halde iman kalplerine girmemiş olanlar!”(Ebu Davut, Edep, 35)

Kendilerine nazikçe, “Sana yakışmıyor, yapma etme!” deyince de,

“Allah’ın bildiğini kuldan mı saklayacağım?” edebiyatıyla “güya dürüst bir insan olduğunu” göstermeye çalışıyor.

Bu, şeytan aldatmacasıdır.

Günah işlemek Müslüman için olabilecek bir durumdur.

Günahı açıktan işlemek, üstüne üstlük günahını savunmak ise “affedilme imkânını yok etmeye kadar giden” bir bataklığa saplanmaktır.

“Ben sizi ateşten korumak için kuşaklarınızdan tutuyorum, siz ise benim elimden kurtulmaya, ateşe girmeye çalışıyorsunuz.”

(Müslim, Fezail, 19)

Böyleleri “işledikleri cinayetin farkına varıp yana yakıla tövbe etmedikçe” üzerlerinden rahmet pınarları, Kadir geceleri geçse ne yazar?

Adamın öyle bir derdi yok ki…

“Küstahça böbürlenenler için cehennemde yer mi yok?”(Zümer: 39/60)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdullah - 2 ay önce
Hocam mailime gelenler
1- Bayram namazlarının hükmü nedir
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 2 ay önce @Abdullah
Bayram namazları Hanefi mezhebine göre üzerine Cuma namazı farz olan herkese VACİPTİR. Vacip, Allah’ın emrettiği fakat Farz kadar kesin olmayan demektir. Peygamber Efendimiz (sav) Kurban Bayram günüyle ilgili olarak “bugün ilk işimiz bayram namazı kılmak sonra Kurban kesmektir.” Buyurmuştur.
Avatar
Abdullah - 2 ay önce
1-Oğlum torunun ismini KARTAL koydu bende bu nasıl isim dedim darlandı.isimler önemlidir
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 2 ay önce @Abdullah
“Kıyamet günü isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Çocuklarınıza güzel isimler koyun” buyurmuştur. Ve kendisi de bizzat anlamı kötü olduğu için bazı çocukların ismini değiştirmiştir. KARTAL ismi ne kültürümüzde ne de İslam geleneğinde çocuklara verilen isimlerdendir. Çocuğa konabilecek isim değildir.
Bu konuyu fazla uzatıp dargınlığa da gerek yoktur.
Avatar
Abdullah - 2 ay önce
1-Eşime namaz kıl diyorum.Kılacam darlatma diyor.bende canım sıkılıyor
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 2 ay önce @Abdullah
1-Bir Müslüman elbette çoluk çocuğunun, eşinin de namaz kılmasını, ibadette bulunmasını arzu eder. Bu, imanın bir gereğidir. Hiç kimse “ben kurtulayım da kim nereye giderse gitsin” diyemez.
Ancak, Biz şuurlandık diye çevremizdekilerden de bir anda şuurlanmasını, “namaza başlamasını” bekleyemeyiz. Sabırla ve baskı yapmadan, ikna yoluyla iyiliğe teşvik etmeliyiz. Neticede eşiniz siz istediniz diye değil “Allah emri olduğu için” namaz kılmalıdır.
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 2 ay önce @Abdullah
2-Eşiniz bu konudaki kararı sizin zorlamanızla değil belli ki, kendi isteğiyle vermek istiyor. Onun için kırmadan, aşağılamadan ve kendinizi öne çıkarmadan telkinde bulunmalısınız.
Rabbimiz Peygamberimize bile, “(Rasulüm!), Sen öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.”(Ğaşiye: 88/22) Buyuruyor.
Avatar
Abdullah - 2 ay önce
1- Eşime sevgimi göstermek için ramazanda iftardan önce sarılınca Oruç gitti dedi.doğrumdur
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 2 ay önce @Abdullah
Sarılmakla ve öpmekle oruca bir halel gelmez.
Avatar
Abdullah - 2 ay önce
1-Kocam bana kızdı.ve 1 aydır ayrı yatıyor.çok canım sıkılıyor.nasıl bir yaklaşım gösterip gönlünü almam gerekir
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 2 ay önce @Abdullah
1-Bu konuyu etraflıca konuşmak gerekir. Öncelikle kocanız “yatağını ayırma” kararını neye göre vermiştir? Dine dayanarak mı yoksa öfkesinden, inadından mı?
Eğer, ayette geçen “onların serkeşliğinden korkarsanız onları yataklarında yalnız bırakın”(Nisa: 4/34) ayetini esas alarak yapmışsa, sizin böylesi bir muameleyi hak edecek Aile şerefini zedeleyecek bir kusur işlemeniz gerekir. Eşler arası sadâkati zedeleyip şiddetli geçimsizliğe yol açan davranışlarda bulunmuş olmanız gerekir.
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 2 ay önce @Abdullah
2-Bu durum ne kadar sürecek? Eşiniz size ders vermek mi yoksa sizden boşanmak mı istiyor? Esasen “tek eşli evliliklerde yatağı ayırmakla erkek kendisini cezalandırmış oluyor” ama bazı insanlar çok inat olurlar.
Bu durumda aile büyüklerinden Hakem tayin edip, niyetini öğrenmeli. Huyuna göre kendinizi affettirecek bir yol bulmalısınız.