RAMAZAN GÜNLÜĞÜ-4

Hocam, Ramazan akşamları iftardan sonra çay faslı, meyve faslı derken gece yarısını buluyoruz. Sonra sahur yemeğimizi yiyip yatıyoruz. Bunun bir sakıncası var mı?

RAMAZAN GÜNLÜĞÜ-4
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
27 Nisan 2020 Pazartesi 09:42

“… Size de orucu Farz kıldık ki, (oruç sayesinde) umulur ki takvaya ulaşırsınız.”

(Bakara: 2/183)

“Din bütünüyle samimiyettir.”

(Müslim, İman, 74)

Soru:

Hocam ayet-i kerimede ifade edilen takva nedir? “Takvaya ulaşmak, muttaki insan olmak” bize neler kazandırır?

Cevap:

Takva, kelime-i şahadet getirerek şeytan ve şeytani dürtülerden gelecek imana saldırılar karşısında kendini Rabbinin korumasına almak demektir.

Takva, Rabbinin emirlerini tam olarak yerine getirememe korkusu, yasakladıklarından uzak kalamama endişesidir. Ve nihayetinde “Allah’ın sevgisinden mahrum kalma korkusuyla” tüm davranışlarına dikkat etmektir.

Bize bu bilinci aşılayacak ibadetlerin birisi de oruç tutmaktır. Kur’an’ı Kerim de “Takva sahipleri için bir rehberdir.”(Bakara: 2/2)

Rabbimiz her birimize “Gücünüzün yettiğince takva sahibi olmayı”(Teğabun: 64/16) emir buyurmaktadır. Ve bu bilince ulaşanlara şu müjdeleri vermektedir:

“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona (sıkıntılardan) mutlaka bir çıkış yolu gösterir/onun için bir kapı aralar.”(Talak: 65/2)

“Onu hiç ummadığı/hiç hesap etmediği yerden rızıklandırır.”(Talak: 65/3)

“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona her işinde bir kolaylık sağlar.”(Talak: 65/4)

“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah onun günahlarını örter ve ona muazzam bir ödül verir.”(Talak: 65/5)

Netice: “… Kim tevekkül edip Allah’a güvenirse Allah ona yeter.”(Talak: 65/3)

Soru:

Hocam, Ramazan akşamları iftardan sonra çay faslı, meyve faslı derken gece yarısını buluyoruz. Sonra sahur yemeğimizi yiyip yatıyoruz. Bunun bir sakıncası var mı?

Cevap: Ramazan ayı ve oruç ibadeti bizleri “nefsimizin bizi götürmek istediği yanlış yollardan çekip Allah ve Rasulünün razı olduğu çizgiye, yani sırat-ı müstakime ulaştırmayı” hedeflemektedir.

“Gündüz bunca saat aç kaldık daha ne yapacağız” anlayışını çağrıştıracak davranışlardan kaçınmak gerek. Gece yarısına kadar oturup sonra sahur yemeğini yiyip yattığımızda “sabah namazımız ne oluyor?”

Eğer bu şekildeki hayatımız bize “meleklerin şahitlik ettiği sabah namazını” kaçırtıyorsa tuttuğumuz oruç bizi tutamıyor demektir ki, bundan vazgeçmeliyiz.

Ayet-i kerime ve Peygamberimizin (sav) ifadesiyle “Güneşin bile secdeye gittiği bir hakikatte”(Hac: 22/18) bizler bunu terk edersek halimiz nice olur?

Oruç tam da bu manada “Müslümana sorumluluk bilinci yani takvayı kazandıran ibadettir.”

Selam ve dua ile…


Etiketler; #RAMAZAN 4
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
SELİM - 1 ay önce
ÇOK SAĞOL HOCAM TV LERE ÇIKIP DOLARLA PROGRAM YAPANLARDAN Bİ ŞEY ANLIYORSAM NE OLAYIM.AMA SİZDEN ÇOK ŞEYLER ÖĞRENDİM
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 1 ay önce @SELİM
İslam adına samimiyetle görev ifa eden herkes başımızın tacıdır. Emeklerinin hakkını alıyorlar. Bize hüsn-ü zan yakışır. Teşekkürler
Avatar
SUAT - 1 ay önce
ALLAH RAZI OLSUN
Avatar
Salih - 1 ay önce
Hocam abdestin sünnetleri nelerdir? Abdestin sünnetlerini yerine getirmesek sorun olur mu?
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 1 ay önce @Salih
Yüce Rabbimiz Kur’an’la birçok ibadet emir buyurmuştur. Buna ibadetin Farzları diyoruz. Bu ibadetleri Hz. Peygamber (sav) uygulamalı olarak bize öğretmiştir. Tam bir ibadet Farzı, vacibi ve sünneti ve hatta adabıyla yapılan ibadettir.
Farzları yerine getirmekle ibadet yükümlülüğü yerine gelmiş ancak Peygamber sünneti dışarda kalmış olur. Allah’ın gönderdiği kitaba iman edip, hükümlerini uygulayıp yine Allah’ın “örnek” olarak gönderdiği Peygamberi dışarda tutmak ne kadar tutarlı olur?
Avatar
Zeynep - 1 ay önce
Selamün Aleyküm hocam, dün sorduğum soruda müteşabih yerine müşkil yazmışım. Sorum aslında müteşabih ayetlerin nedeniydi. İlginiz için teşekkür ederim.
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 1 ay önce @Zeynep
“Müteşabihlik iki şekilde anlaşılmalıdır. Birincisi: Ebu Ubeyde’nin anladığı gibi “bir kısmı diğer kısmına benzer” anlamındadır. Kur’an’ın tamamı bu anlamda müteşabihtir (39:23). İkincisi: Lafzın maksat ve muradına dair kapalılık anlamındadır. Bu da hakikî ve izafî diye ikiye ayrılır.
Hakikî müteşabihlik, konunun tabiatı gereği bir hitap yöntemi olarak kullanılır. O da âhiret, cennet ve cehennem gibi idraki aşan gaybi hakikatlere ilişkin mecazın en yoğun kullanıldığı âyetlerdir. Gaybî konular akla hep müteşabih kalır, fakat insanı Allah’a yakın kılan iman, islâm, îkan, ihsan, ihlâs, muhabbet, velâyet, kurbiyyet sayesinde kalp mutmain olur.
İzafî müteşabihlik ise ya belâgat maksadıyla dolaylı anlatımdan ya da üçüncü taraf olan muhatabın hitaba ve hatibe olan mesafesinden kaynaklanır. Ekseriyeti oluşturan bu tür bir müteşabihlik, muhatabın hitaba yakın olmasıyla muhkeme dönüşür.”(Bkz, TDVİA, Müteşabih md.)
Avatar
Zeynep - 1 ay önce
Cuma Suresi 9. ayette cuma namazıyla ilgili ''Ey İman Edenler'' lafzı geçiyor fakat Diyanetin ilmihalinde cuma namazı erkeklere farz olup kadınlara farz değildir, denilmekte. Siz ne düşünüyorsunuz hocam
Misafir Avatar
Yusuf Kambur - 1 ay önce @Zeynep
Ayetin çerçevesi Peygamberimiz tarafından böyle çizilmiş. Farz olmamakla birlikte onun zamanında kadınlar cumaya gitmiş bugün ise giden yok selam
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 1 ay önce @Zeynep
Bu ayetteki kendilerine cuma namazının kimlere Farz olduğu Hz. Peygamber tarafından "uygulamalı sünnetle" gösterilmiştir. Bununla birlikte kadınlar kılarlarsa geçerli olur
Avatar
İsmail - 1 ay önce
Hocam Allah razı olsun. Bu yapmış olduğunuz soru-cevap şeklinde sohbet çok yerinde olmuş.
Avatar
Yusuf KAMBUR - 1 ay önce
Sağol kardeşim.selamlar
Avatar
ALİ KAMBUR - 1 ay önce
S.A. Değerli Hocam öncelikle bu kutsal ayda böylesine güzel çalışma yapmak oldukça isabetli olmuş başta sizleri ve vesile olanları tebrik ediyorum. Kıymetli hocam benim sorum şudur? Oruç nasıl bir ibadettir yani bizler belli bir müddet yemekten, içmekten ve cinsel birliktelikten uzak kalmakla neyi elde etmiş oluyoruz? Saygılarımla sevgili hocam.
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 1 ay önce @ALİ KAMBUR
“Size biri sataşırsa ‘ben Oruçluyum’ desin!” Ben oruçluyum demek, “Bak zaten oruçluyum, kafam bozuk, moralim yerinde değil, öfkem başımı aşmış patlamayayım sana” demek değildir. Ya ne demek?
“Arkadaş boşuna beni sinirlendirmeye kalkışma bunu asla başaramazsın çünkü ben oruç kalkanımı giymişim. Boşuna sataşıp ta kendini ve enerjini harcama!” seviyesidir.
Hocam, “bedenin suyu kesilince Ruhun manevi muslukları açılmaya başlar. O zaman da melekliğe doğru yükseliş başlar…” selam ve sevgilerimle…
Misafir Avatar
Yusuf KAMBUR - 1 ay önce @ALİ KAMBUR
“Oruç ibadeti şekil olarak yeme, içme ve cinsel isteklerden ve nefsani arzulardan uzak kalmak” demektir. Bu orucun şekil yönünden çerçevesidir. Sizin bahsettiğiniz ise “Oruç ibadetinin farz kılınmasındaki hikmetler ve gayelerdir.”
Sorunuzda diyorsunuz ki, “Allah bize niye oruç tutturuyor, oruçla bizi hangi güzelliklere ulaştırmak istiyor?”
Takva bilincine ulaştırarak önce yüreğimizdeki imanı oruç gibi bir ibadetle takviye ediyor. İman eğer ibadetlerle takviye edilmezse yakıtı biten uçak gibi tepetaklak olur. Yüreğimizdeki bu imanı oruç pasiflikten aktifliğe geçiriyor. Bu aktifliktir ki nefsani tüm arzular karşısında direnç ahlâkı geliştiriyor. Yani sabır kanallarını açıyor.