Kurbanlık alırken yemine kurban gitmeyin!

Allah katında günlerin en büyüğü olan kurban bayramı.

Kurbanlık alırken yemine kurban gitmeyin!
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
24 Eylül 2013 Salı 09:16





Kurbanlık alırken yemine kurban gitmeyin

İslam dünyasının kutlu günlerinden  ve dahi Allah katında günlerin en büyüğü olan kurban bayramına sayılı günler kala mü’minlerin dünyasında tatlı bir telaş yaşanıyor. Rablerine karşı kurban vecibesini yerine getirmek için harıl harıl kurbanlık hayvan arıyorlar, arıyoruz.

Kurbanlık hayvanlar büyüklüklerine göre bir kişi tarafından kesilebileceği gibi evlad-ı iyal, eş, dost ve akrabaların katılımı ile de kesilmektedir. Kurban faaliyetlerine katılırken sizin yardımınızı bekleyen nice başsız tutarsız kimseler var onlara da yardımcı olmak gerekmektedir. Muâviye'den (r.a.) rivayetle: Başkalarının işlerinin görülmesinde aracı olun ki, sevap kazanasınız.Hadisinin muştusundan faydalanmak istemekteyiz hepimiz.

Keseceğimiz yada kesilmesini gönüllü kuruluşlara havale edeceğimiz kurbanlarımız Allah için olmalı yoksa lanetlenmişlerden oluruz. İşte delili: Âli (r.a.) rivayet ediyor: Allah anne ve babasına lanet okuyana lanet etsin.  Allah, Al­lah'tan başkası için kurban kesene lanet etsin. Allah caniyi barındı­rana lanet etsin. Allah sınır işaretlerini değiştirene lanet etsiin. Hadîs-i şerifin işaretiyle Allah katında günlerin en büyüğü Abdullah bin Kurat rivayet ediyor: Allah katında günlerin en büyüğü Kurban Bayramının birinci ve ikinci günüdür.

Bulunduğumuz mahallerde ve aldığımız duyumlarda bazı simsarlar ellerindeki kurbanlık hayvanlarını dünya metaı uğruna iğne yaparak kiloluymuş gibi gösterme gayretkeşliği içine giriyorlarmış.

Burada vakıayı iki taraftan değerlendiriyorum. Birinci cenahta Ebû Hüreyre'den (r.a.) rivayetle: îmkanı olduğu halde kurban kesmeyen kimse bizim namazgahı­mıza yaklaşmasın,emri gereğince  İsmail’in kurban edilmesine karşılık koç gönderen Rabbimize kulluk görevini yerine getirmek için çırpınan bir mü’min, ikinci cenahta ise helal kazancına bilerek veya bilmeyerek haram karıştıran bir tacir. Anadolu da cambaz tabir edilen celeplerin besi yerlerine gidip kurban niteliğine haiz büyükbaş hayvanlara bakıyoruz. Daha bismillah, demeden amcam kurban bayramı yaklaştı ya hani hemen fiyatını yükseltiveriyor hayvanın. ‘Ablacığım, ağabeycim, bunlar etlik değil kurbanlık,’ diyor. ‘Bu nedenle bu hayvanların fiyatı etlikten daha fazladır,’ diyor. Bakıyorum bu yıl Haziran ayında aldığım etlik hayvan ile besideki hayvanları kıyaslıyorum arada dağlar kadar fark var.Benim aldığım hayvanın boyu posu, kilosu yerindeydi ve ikibin beşyüz liraya almıştım. Aynı satıcı benim önceki aldığım hayvandan daha cılız bakımsız hayvanlara minimum üçbin- üçbinbeşyüz liradan kapı aralıyor. Fiyatlarında göğe merdiven dayıyorlar. Sanki mübarek fiyatlar hakkında ayet, hadis var değiştirilemez, düşürülemez, diye. Arada pazarlığı kavileştirmek için bir iki yeminde etti mi satıcı celebimiz iş tamam oluyor sanki. Yalan yere yemin et­mek ağır mes'ûliyet gerektiren bir davranıştır.Oysa ki bu durumdakilerin hali pür melalini şu hadis ne güzel izah ediyor. Ebû Hüreyre'den (r.a.) rivayetle: Dört kimse vardır ki Allah onlara buğzeder. Bunlar, (1) yemin ede­rek malını satan, (2) kibirli fakir, (3) zina eden ihtiyar, (4) zâlim ida­reci.Siz satıcıların durumunu gördükçe şu ayet bana teselli veriyor; inşallah, “Allah, sizi yanlışlıkla veya yanılarak ettiğiniz yeminlerden dolayı mes'ûl tut­maz”.Bu ikinci cenahtakilerin durumunu şu hadisler gayet beligane olarak izah etmektedir. Îbni Mes'ud (r.a.) Peygamber Efendimizin (a.s.m.) şöyle buyurduk­larını rivayet ediyor: Daha iyi fiyatla gitmesi için keçiyi sağmayıp memesinde süt birikti­rip satılması aldatmadır. Aldatma ise bir Müslümana helal değildir.Akabinde yine Îbni Mes'ûd (r.a.) rivayet ediyor; Bizi aldatan bizden değildir. Hile yapıp tuzak kuranlar Cehen­nemdedir.

Alacağınız kurbanlık hayvanın gebe mi, bir hastalığı var mı, son 40-50 gündür ahırda mı bunlar belli değil. Hiçbir satıcı bak kardeşim, şu gördüğün hayvanın kursağından şu kadar zamandır haram lokma geçmemiştir, şu sıkıntısı vardır, yoktur, demiyor.

 Yaklaşık 30-35 sene öncesinde kurbanlıklar en az 45 gün öncesinden alınır ahıra bağlanır ve orada beslenir, bakılır ve şayet daha önce haram lokma yediyse onun temizlenmesine gayret edilirdi ama şimdi kimse bu hususiyetlere dikkat etmez oldu.

Ey cambaz ve yetiştirici kardeş bil ki yetiştirdiğin, alıp sattığın kurbanlıklar senin bir şeylerini de alıp götürecektir. Kurbanlıkları satacağım derken kendi kendini kurban etme sakın. Size bu hususta rehber yine Allah resulü olsun. İşte o nur yüzlünün uygulaması; Büreyde (r.a.) rivayet ediyor: Hz. Peygamber çarşı ve pazara girdiğinde şöyle duâ ederdi: "Al­lah'ın adıyla. Allah'ım, bu çarşının ve içindeki şeylerin hayrını Sen­den diliyorum. Onun ve içindeki şeylerin şerrinden Sana sığınıyo­rum. Allah'ım, burada yalan yere bir yemin etmekten veya zararlı bir alışveriş yapmaktan Sana sığınıyorum."

Süleyman BAYŞU


Hadîs No: 1069 Camiüs-sağir

Hadîs No: 7282 Camiüs-sağir

Hadîs No: 1179 Camiüs-sağir

Hadîs No: 8973 Camiüs-sağir

Hadîs No: 932 Camiüs-sağir

Bakara Suresi, 225  

Hadîs No: 3167 Camiüs-sağir

Hadîs No: 8881 Camiüs-sağir

Hadîs No: 6673 Camiüs-sağir 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.