Bu haber kez okundu.

Kıssadan hissler
Bunu yaparken hep zorlanıyorum
Eskiden Demirperde ülkelerinde (Şimdi Çin’de olduğu gibi) inanç ve ibadet hürriyeti olmadığı gibi devletin propaganda görevlileri de ülkelerinde her şeyin sütliman olduğunu inançlara sonsuz saygıları olduğunu namaz, hac gibi ibadetlerin serbest olduğunu anlatmış. 
Karadeniz insanı anlatılanları dinlese de görünen köy kılavuz istemez kabilinden sözler sarf etmiş. Ajan bütün anlattıklarının gerçek olduğunu hatta kendisinin de namazını eda ettiğini anlatırken yatsı ezanı okunmuş. Madem siz de kılıyorsunuz hep beraber yatsı namazını kılalım, diye kalmışlar.
Ecnebi kişi, abdest alırken, namaza dururken siz buyurun, diye bir adım arkadan hareket ediyor ve Karadenizli vatandaşın yaptıklarını tekrarlayıp kurnazlıkla bilmediğini fark ettirmemeye çalışıyor.
Karadenizli göz ucuyla durumu epey takip eder. Sıra vitr namazına geldiğinde sabrı tükenir, yabancı ve yalancı kişiye iyi bir ders vermek ister. Vitri kılarken, “Allahım sen affet!” der ve aniden bir takla atar.
Arkasındaki Rus devrimci, beklemediği ani hareketi yapmaya çalışır. Taklayı atamaz ve ayakları havada kalır ve geri düşer. Namazın sonunda bilgiç bir eda ile anlatmaya başlar: “Bizim orada ben yatsı namazının sonundaki bu taklayı yapmakta hep zorlanıyorum!..” 
*
Hız
Meşhur hocalardan biri gençleri Teravih namazı kılmaya davet etmiş. Gençler, tv’de maç olduğunu, teravih namazını kılanca geç kalacaklarını söyleyince hoca, biraz hızlı kıldırıp onları maç saatine yetiştirebileceğini söyleyince gençlerin hepsi camiye gelmişler.
Ramazan münasebetiyle müftülükten gelen tebliğde; Teravih namazının tadil-i erken üzere kılınması, yaşlıların, hastaların ve engellilerin gözetilmesi yazılıdır.
Hoca gençleri camiye ısındırmak için hızlı bir tempoyla namaza başlar. Son sürat namazın yarısına varır. Dönüp bakar ki, arkasında müftü efendi vardır. Hızı yavaşlatır, usulüne ve adabına uygun bir şekilde namazı tamamlar.
Gençler bu duruma bir mânâ veremez camiden çıkınca hocanın etrafını çevirirler. “Hocam, namazın yarısına kadar hızına diyecek yoktu. Ancak yarısından sonra alabildiğine yavaş kıldırdın. Sebebi nedir?” diye sormuşlar. 
Hoca esprili bir şekilde cevap vermiş: “Radara yakalandık!” 
Muzafer Karahisar(Yeni Asya Gazetesi)
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.