Kerbelâ...

Asırlar boyunca ehl-i imanın yüreğinde bir acı olarak anılan bir hicran idi Kerbelâ…

Kerbelâ...
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
06 Kasım 2014 Perşembe 08:43

Raşit YÜCEL
rasityucel-19@hotmail.com 
Asırlar boyunca ehl-i imanın yüreğinde bir acı olarak anılan bir hicran idi Kerbelâ…
Anlatıldığında gözlerden yaşlar aktı..
Kerbelâ…
Asaletin ve baş kaldırının sergilendiği bir meydan idi…
Hilâfet ve saltanatın mücadelesi verildi.
“Adalet-i izafiye” ile “adalet-i mahza”…
Adalet-i mahza, Hazret-i Ali (ra) ile başlayan bir kavram idi.
Hilâfetine itaat edenler ile karşı çıkanların mücadelesi idi.
Hazreti Hasan’ın (ra) kanlı olayları engellemek maksadı ile hilâfetten ferâgatinden sonra hadiseler hiç dinmemişti.
İşte bu kanayan yarayı dindirmek için gitmişti Hazreti Hüseyin (ra) Kûfe’ye…
Fakat aldatılmış ve ihanet çemberine uğramıştı.
İki Cihan Serverinin (asm) güzide torunu Hazreti Hüseyin (ra)…
Cennetin efendisi…
Ehl-i Beyt’in güzidesi…
Güzel insan…
Bu acı hicranı gözyaşlarıyla her yıl anan Alevî kardeşlerimizi takdir ile anmak lâzım…
Benim çocukluğum Çorum’da Alevî kardeşlerimizin yoğun olarak yaşadığı Milönü semtinde geçti…
Çok güzel komşuluk ilişkilerimiz vardı…
Onların zaman zaman bizleri “Yezid tohumu” diye rencide etmeleri çok zorumuza giderdi…
Yezid gibi zalim birini ehl-i imanın sevmesi ve kabullenmesi mümkün değildir.
Bu iddiaları ileri sürenler, Ehl-i Sünnet ve Alevileri birbirine kırdırmak istemeyi hedeflemişlerdi.
İki grubun infialine sebep olan Marksist kitleler ve derin kuvvetler malûm Çorum hadiselerinin patlak vermesine zemin hazırlamışlardır.
Halbuki “..bazı siyasî cereyanlar Alevilerin fıtrî fedakârlıklarından istifade edip kendilerine âlet etmemek için Nur dairesine çekmek büyük bir maslahattır” (Emirdağ L., s. 2010) diyen Bediüzzaman’ın ne kadar isabetli bir teşhiste bulunduğu herkesçe malûmdur.
Çorum’da bir çok aile Nur dairesine girmişler ve bu fedakârlıklarını isbat etmişlerdir.
Eski komşularımız ve Alevî Nur Talebeleri ile, bir ailenin fertleri gibi hâlâ dostluğumuz devam etmektedir.
Son yıllarda bu anlayış gittikçe daha da net bir şekil de anlaşılmış, mutedil bir hâl almıştır.
Bu vicdanları sızlatan hadise vesilesi ile, hiçbir Müslüman çocuklarına “Yezid” ismini vermemiştir, ama milyonlarca Hüseyin ismi vardır.
Ehl-i Sünnet hiçbir şekilde bu vesile ile horlanamaz.
Hiçbir mü’min bu elim hadiseyi tasvib ve takdir edemez.
Ehl-i Beyt’in başına gelen bu elem verici haller inşaallah onları Cennet-i A’lâ’da en mümtaz mevkide tutacaktır.
Makamları Cennet olsun.
Cenâb-ı Hak bizleri kendilerine komşu etsin inşaallah.
Ehl-i imanın uhuvvet ve muhabbeti ziyadeleşsin.
Muhabbet devam etsin…

YENİ ASYA

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.