Hekimoğlu İsmail, "Muzır Maniler"i yazdı

Hayırlı işe şeytan ve şeytanlaşmış insanlar mani olmaya çalışır

Hekimoğlu İsmail,






Hekimoğlu İsmail'in yazısı:

Muzır maniler

“Mühim ve büyük bir umur-u hayriyenin çok muzır mânileri olur. Şeytanlar o hizmetin hâdimleriyle çok uğraşır. Bu mânilere ve bu şeytanlara karşı ihlâs kuvvetine dayanmak gerektir. İhlâsı kıracak esbabdan yılandan, akrepten çekindiğiniz gibi çekininiz.”

Bu ibare her Müslüman için çok kıymetli bir ikazdır. Yani herhangi bir Müslüman hayırlı bir iş yapmak isterse ona şeytanlar ve şeytanlaşmış insanlar mani olmaya çalışır. Bu durumda bu insan ihlas kuvvetine dayanmalıdır.

Hayırlı işleri Allah için, Allah emrettiği için yaparsak manileri aşarız. Bir işe “Allah rızası için yapıyorum.” diyerek başladıysak, ihlasın gücünü artık arkamıza almışızdır ve o iş bize kolaylaşır. Böyle başlanan işin yarıda kalması mümkün değildir. Güzel işlere başlanmalı, devam edilmeli, en mükemmel şekilde bitirilmelidir.

Geri kalmış ülkelerde yapamam, edemem, uğraşamam gibi sözler çoktur. Hâlbuki “Vatan bir kasadır. Din de bu kasanın içindedir. Bu devleti kalkındırmak gerek.” diye düşünüp Allah rızası gözetip çalışılsa, o devlet kalkınır.

Kâinat kitabını iyi okumalıyız. Yani kâinatta olan bitenden ders almalıyız. Meyveler evvela filiz verir. Kiraz çekirdeği, filiz vererek işe başlamıştır. Kiraz verinceye kadar büyümeye devam eder. Çiçek açınca, çiçek de güzeldir, deyip kiraz olmaktan vazgeçmez. Çünkü kirazdaki yarar çiçekte yoktur. Rüzgâr, yağmur yüklü bulutları suya hasret topraklara taşır; epey yol geldim, sırtıma binmiş bulutları şu dağın tepesine bırakayım, demez. İhtiyacı olan bölgeye götürür, orada toprak neşv ü nema bulur.

Ziyaretime gelen bir hoca hanım, ne zaman sohbete gidecek olsa bir engelin çıktığından bahsetti. Çocukların okuluyla alakalı bir sorun çıkıyormuş, hiç aramayan tanıdıklar arayıp misafiri olmak istiyormuş, hastalık çıkıyormuş. Bu hanıma şöyle dedim: “Size çıkan maniler bana çıkan manilerden daha mı çok?” Bir yandan maniler çıksın, bir yandan çalışmaya devam edelim. Gidilen sohbette bir hanım İslam’ın güzel bir tarafını daha öğrenecek. Hoca hanım sevap alacak. Saadet-i ebediyeyi kazanacak. Şimdi bu kolaylıkla elde edilir mi?

Etraftan duyarız, bu aksilikler de hep beni buluyor, derler. Şöyle dense daha güzel olur; çok şükür imtihan oluyorum, demek ki doğru yoldayım. Ve imtihanı kazanmak için dua edilmeli. Çünkü Rahman olan Allah, hem imtihan eder hem de imtihanda yardım eder.

Şunu unutmamak gerekir; zorluk dediğimiz şey cennetin bedelidir. Cennet ucuz değildir. Zorluk küçük de olsa büyük de olsa insanı güçlendirmeli, gayreti artırmalı. Manilerden bıkkınlık gelmemeli. Manilerin üstesinde gelmek de ibadet kabul edilmeli. Cennete giden yolun üzerinde ibadetlerimiz var.

“Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.” Bu sözü anlayan, uygulayan muvaffak olur. Müslümanlığın ihya edilmesinde görevini yerine getirmiş olur.

Zaman 

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2013, 15:15
YORUM EKLE