Seçimler,Meydanlar ve Liderler

30 Mart 2014 Yerel seçimlerinde Meydanlarda konuşma yapan Liderlerin beden dili.

Seçimler,Meydanlar ve Liderler
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
26 Mart 2014 Çarşamba 09:03

Liderlerin beden dillerini izliyorsunuz; öfke ön planda. Kaşlar çatık, ellerinde mikrofon olduğu halde, sesler hayli yüksek.

Hiç mi sakin, nükteli ve cana yakın konuşmacı yok?


Geçmişte siyasîler ellerine mikrofon aldığında, nükteleriyle kırar geçirirlerdi. Hitabetin yanısıra, meramını çok basit ve yalın bir dille anlatırlardı.
Ama şimdi, liderler konuştu mu, yer/gök inliyor.
Akla şu soru geliyor: Liderler hiç iletişim dersi almadılar mı?
Malûm; iletişimin iki unsuru var… Birisi, sözlü iletişim, diğeri de sözsüz…
İletişim uzmanı Hakan Mengüç’e göre, ülkemizde iletişim üzerine yapılan eğitimlerin yüzde 90’ı sözlü iletişim üzerine… Fakat gariptir ki, yapılan bilimsel araştırmalar sözsüz iletişimin, sözlü iletişimden çok daha güçlü olduğunu göstermiş.
Yani, Mengüç’e göre, sözsüz iletişim yoluyla daha önceden karşı tarafa yığınla bilgi göndermiş oluyorsunuz.
Sözsüz iletişimin “beden dili” olduğu söylenir. Ama hayır. Beden dili sözsüz iletişimin sadece bir parçasıdır.
Sözsüz iletişimin unsurları, giyilen kıyafet, takı (yüzük, saat, kolye vs.) kıyafet rengi, ses tonu, beden duruşu, jest, mimikler… Örnekleri çoğaltabiliriz.

Liderlerin beden dili profillerine bir bakalım.
Başbakan Erdoğan:
-İkili temaslarda rakipleriyle tokalaşırken üstün el konumu kullanıyor… Kendi eli, rakibinin elinin üzerinde durduğunda karşı tarafa “Senden üstünüm, güçlüyüm” mesajı veriyor… En sık kullandığı beden dili, “Her şey kontrolüm altında” duruşu… Kriz anlarında beden dilini, “kontrollü” kullanıyor.
Bir de, dünya liderleriyle ikili temaslarda, “beden eşleşmesi”ni kullanıyor. Bu süreçte, karşınızdaki nasıl oturuyorsa, ilk önce onun gibi oturuyor. Vücut eşleşmesinde karşıdaki insan otomatik olarak etkilenir. Uzmanlar, iletişimde, eşleşmeden yönetemezsiniz vurgusu yapar.
Kıyafette kullandığı lavicert renkler kendisini yansıtıyor. Ama koyu renkler, otoriter bir yapısı olduğunu gösteriyor.
Kemal Kılıçdaroğlu:
-Omuzlarını doğru kullanamıyor.
Omuzların eğik durması yorulmuş imajı oluşturuyor. Koltukta oturuş şekli misafir havasında. Başını sürekli sağa sola kaydırması, etrafına güvensizlik havası oluşturuyor. Son zamanlarda kullandığı beden dili, parmakla tehdit etme… Sağ el işaret parmağı dikkati bir yere çekmek ve odak üzerinde tehdit oluşturmak için kullanılır. Rakibini küçümserken de bu hareketi sık kullanıyor.
Devlet Bahçeli:
-Sürekli kullandığı beden dili “cezalandıracağım” tarzında… Hata yapmış çocuğuna bağıran baba havasında. Adı gibi sürekli otoriter görüntü vermek derdinde nedense. Çok fazla sert ve egosu yüksek bir imaj veriyor.
Hem işaret parmağı hem başparmak kaldırıyor… Bu haliyle iki mesaj veriyor. İşaret parmağıyla tehdit ediyor, başparmağıyla otoritenin kendisinde olduğu görüntüsü veriyor.

Siyasîler barışçı ve güven veren dil kullanmalı. Söyledikleri her söz tarihe mal olacaktır. Bu gün cam-çerçeve indiren üslûba sahip olanlar, yarın olmayacaktır. Hiç olmazsa şu gökkubbede hoş bir sadâ bırakmak neden olmasın.
Davut Şahin(Yeni Asya Gazetesi) 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.