Pazar’da Basın Açıklaması

Pazar’da Basın Açıklaması

Pazar’da Basın Açıklaması
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
13 Aralık 2019 Cuma 14:53

Pazar Yeniden Refah Partisi İlçe Gençlik Kolları tarafından Cuma Namazı çıkış DOĞU TÜRKİSTAN halkına destek için Basın açıklaması yapıldı.

Pazar Demokrasi Meydanında yapılan Basın açıklamasını İlçe Gençlik Kolları Başkanı Bünyamin Sarıbaş yaptı.

“Öncelikle buraya toplanıp bizleri bu organizasyonda yalnız bırakmadığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” söyleyerek sözlerine başlayan Sarıbaş , “Bizler yeniden refah partisi Pazar ilçe teşkilatı olarak Soydaş ve dindaş doğu Türkistan halkına yapılan züllüme sessiz kalmayıp bugün bu açıklamayı yapmaya mecbur kalmış bulunmaktayız. Şimdi sizlere genel merkez gençlik kolları başkanım Yunus Emre Taşçı’nın bizlere iletmiş olduğu basın açıklamasını siz değerli halkımıza aktarmak istiyorum” dedi.

783 bin metrekare vatan toprağının her bir köşesinde yaşayan necip milletimizin değerli evlatlarının her bir ferdine en kalbi saygı ve hürmetlerimi arz ederim. Maalesef İslam alemi son yüzyıldır zulümlerle ezilmekte. Gönül coğrafyamız üzerinden kan ve gözyaşı eksik olmamaktadır” sözlerini ifade eden Sarıbaş, “Irkçı emperyalistler ve Siyonistler tüm insanlığa ve bilhassa İslam alemine vahşet saçmakta, mazlum coğrafyalara korkunç eziyetleri reva görmektedir. Bütün bunlar olurken tüm dünya kör, sağır ve dilsiz bir şekilde olayları görmüyor, duymuyor ve kesinlikle olaylarla ilgili konuşmuyor. Dünyayı kocaman bir korku imparatorluğu haline getiren zalimler istediklerini yapmakta, ancak hesap vermemektedirler. Zulümler silsilesinin en trajik halkası maalesef son günlerde Doğu Türkistan’da yaşanmaktadır. Yıllardan beri bölgede yaşayan Uygur Türklerine yönelik baskılar her geçen gün artmakta bölge halkına tüm dünyanın gözü önünde açıkça zulüm edilmekte ve sistematik bir asimilasyon politikası tatbik edilmektedir” dedi.

Başkan Sarıbaş “Doğu Türkistan’ın soydaş, dindaş ve kardeş halkının hukuki teamüllere aykırı gerekçelerle Çin ceza evlerinde insanlık dışı şartlarda alıkonulduğu, sağlık başta olmak üzere hiçbir temel insani gerekliliğin yerine getirilmediği bu kamplarda, Çin’e sadık birer köle olmaya zorlandıkları kamuoyumuzun vicdanını zedeleyen bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Zalim Çin yönetimi her eve bir Çinli erkek zorunluluğuyla, insanlık onurunu çiğneyip Müslüman Uygur halkının haysiyetini ayaklar altına almaktadır. Bunun dışında çağ dışı köle düzeniyle hiçbir sosyal statü verilmeyen Uygur Türkleri, tamamen benlikleri çiğnenmiş bir yaşantı sürmektedir. Çin devleti Doğu Türkistan’da kadın, yaşlı, çocuk demeden insanlık dışı birçok eziyet gerçekleştirmektedir. Türk kızları Çinlilerle evlendirilmeye zorlanmakta, çocuklar Çinlileştirilmek için ailelerinden zorla alınarak kamplarda eğitime tabi tutulmaktadırlar. Uygur ve kazak alimler, edipler ve sanatçılar akıl almaz işkencelere maruz kalmakta ve Çin zindanlarında şehit edilmektedirler.

Bir diğer zulüm noktasında asimetrik kültürel yıkım politikası olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğu Türkistan’da Türk İslam eserlerinin bir bir yok edildiğini üzülerek müşahede etmekteyiz. Uydu fotoğraflarıyla ortaya çıkan belgelerde görüldüğü üzere, Hotan kentindeki bayram camisi yıkılmıştır. Bağımsız kaynaklara göre Çin sadece ve sadece 1997 den bu yana doğu Türkistan’da 1200’ün üzerinde büyük camiyi ibadete kapatmış, Ayrıca yüzlerce küçük mescidinde kapısına kilit vurulmuştur.

Görünen odur ki Çin’in Müslümanlara yönelik resmi politikası İslam’ı silmeyi ve İslamiyet’e bağlılığı ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Bütün bunlar olurken tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz de de hükümetimizden tek bir tepki görememek, tek bir açıklama duyamamak bizleri derin bir üzüntüye sevk etmektedir. Zulüm her kimden gelirse gelsin karşısında olmak bizim şiarımız olması gerekirken devlet yetkililerimiz nezdinde doyurucu tek bir açıklama yapılmaması tarihimize ve inancımıza aykırı bir durumdur.

Geçtiğimiz aylarda çinin doğu Türkistan’da Uygurları toplama kamplarında tuttuğu ve eziyet ettiği iddiasıyla, Avusturyalıya, yeni Zelanda, kanada, Japonya, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi ülkelerinde arasında bulunduğu toplam 22 ülke büyükelçisi tarafından ortak bir mektup hazırlanmış. Maalesef hazırlanan mektupta Türkiye’nin imzası yer almamaktadır. Bu vesileyle kamuoyu vicdanının ortak taleplerinin yetkili makamlarımız tarafından dikkate alınmasını talep ediyor ve bir an evvel gerekli adımların atılması için, kendilerini sorumluluk almaya davet ediyoruz. Bu hazin ahval içerisinde 50 yıllık şanlı mazisinde, mazlumun dostu zalimin hasmı olmayı şiar edinmiş milli görüş gençliği olarak açıkça belirtiyoruz ki bizler genel başkanımız DR. Fatih Erbakan öncülüğünde bütün mağdur ve mazlum coğrafyalara umut saçmak için geliyoruz. Biz iktidarımızda D-160’ları kurarak tüm insanlığın refahı için mücadele edeceğiz. İnsanlık için, mazlumlar için zalimlere karşı Yeniden Refah Partisi Gençliği Olarak Biz varız” diyerek sözlerini tamamladı.

Başkan Bünyamin Sarıbaş, toplantıya katılanlara teşekkür ederek basın açıklamasına son verdi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.