Kamu Müfettişinin Kaçkar Devlet Hastanesindeki izlenimleri

Kamu Müfettişinin Kaçkar Devlet Hastanesindeki izlenimleri

Kamu Müfettişinin Kaçkar Devlet Hastanesindeki izlenimleri
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
03 Aralık 2019 Salı 08:25

Aslen Pazarlı olan ve mesleği itibarıyla Ankara’da devlet dairesinde kamu hizmeti veren Müfettiş Öner Çalışkan, babasının rahatsız olduğu dönemden, ölümüne kadar Kaçkar Devlet Hastanesinde “HASTA-DOKTOR” İlişkisini ve Hastanedeki gözlemlerini dile getirdi.

Babamın rahatsızlığı nedeniyle, Kaçkar Devlet Hastanesi Dâhiliye Servisinde yaklaşık 1 ay kadar bulundum.

“Babamın tedavisini yapan İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Yunus İlyas KİBAR’ı hastane ortamında tanıdım. Ankara’da görev yaptığım için, Yunus Hocayı daha önceden tanıma fırsatım olmadı” söyleyen, Müfettiş Öner Çalışkan, daha sonra yaptığı açıklamalarda;

“Devlet dairesinde çalışan ve kamu hizmeti veren bir müfettiş olarak önemsediğim ve fırsat buldukça ifade ettiğim bir husus var. Çalışan insan, işini sevmeli, işine saygı duymalı ve işini önemsemeli. Bu vasıfların tamamını ben 1 aylık kısa süre içinde Doktor Yunus İlyas Kibar’da gördüm. Bu konuda, tanık olduğum birçok husus mevcut olmakla birlikte birkaç örnek vermek istiyorum.

  1. Günlerden 29.11.2019 Cuma günü, babam ağır durumdaydı, onu bırakıp Cuma namazına gidemedim. Saat 12.10 gibi, ezan okunuyordu. Odadan dışarı baktım bir an. Doktor Yunus Bey, koşar adımla arabasına bindi ve otoparktan uzaklaştı, belli ki Cuma namazına gidiyordu. Öğleden sonra babam hakkında birkaç bilgi vermek için 13.15 gibi 1. Kattaki dâhiliye polikliniğe doğru yöneldim. Muayene saati başlamadan ve doktor bey odaya girmeden ayaküstü bir iki bilgi verip ayrılacaktım. Ancak saat 13.15 olmasına ve muayene saati 13.30 da başlamasına rağmen, Yunus Hocanın odasında olduğu ve hasta muayene ettiğini söylediler. Bekleyen hastalara, “yatan hasta babam” ile ilgili bir bilgi verip hemen çıkacağımı söyleyerek müsaade istedim ve içeri girdim. Benim içeri girmemle birlikte iki hasta daha içeri girdi. O anda doktor yaşlıca bir teyzenin muayenesi ile meşguldü, ayrıca tahminen üç hasta da odada bekliyordu. Benim ve diğer hastaların içeri girmesinden rahatsız olan ve muayenesi ile ilgilenen teyze, doktora “Niye içeri giriyorlar” şeklinde kısık sesle serzenişte bulundu. Belli ki rahatsız olmuştu. Doktor bey de teyzeye doğru eğilerek kısık sesle ve sempatik bir ifadeyle gülümseyerek Sen ne için geldin se onlar da onun için geldiler” şeklinde cevap verdi. Teyzemiz bu cevap karşısında bir şey söyleyemedi daha doğrusu söylemedi.

Ben, teyzemize doktor beyin verdiği cevaba hayran kaldım. Mesaj yerini bulmuştu. İçeri girenler de teyzem kadar sıkıntısı olan rahatsızlığı olan ve doktordan çare arayan insanlardı. Doktor Yunus Bey, teyzemize bunun farkındalığını çok iyi yansıtmıştı.

O gün hayran kaldığım diğer bir husus, Yunus Beyin, iş performansı oldu. 12.10 da Cuma namazına koşar adımla yetişirken, 13.15 de hasta muayenesinde hastaları ile meşgul olması beni ayrıca etkiledi. Peki dedim kendi kendime “Doktor Bey, öğle yemeği ihtiyacını ne zaman karşıladı” diye sordum. Bunu anlattığım bir hastane çalışanı “O öğle yemeği de yememiştirdemesi de beni ayrıca etkiledi ve şaşırttı.

  1. Hastanede bulunduğum sırada Dahiliye servisinde bir hafta kadar yatan ve yakınım olan yengemin anlattığı bir hususu aktarmak istiyorum. Odada iki bayan yatıyorlar, yengemin doktoru Yunus Bey iken diğer hastanın doktoru başka bir uzmandı. Yatan hastaları gezen diğer doktor, yengemin yattığı odaya girdi ve hastası ile ilgilenip çıktı. Yengem hastası olmadığı için doktor kendisi ile hiç konuşmadı. Yengem bu duruma üzülmüştü, “Keşke benimle de konuşsa hiç olmazsa geçmiş olsun deseydidedi. Aradan kısa bir süre sonra odaya Yunus Hoca girmiş ve yengem ile konuştuktan sonra, sanki kendi hastasıymış gibi diğer hasta ile de konuştuktan sonra odadan ayrılmış. Bu olay, hasta doktor ilişkisine çok güzel bir örnekti. Hasta için ilaçlı tedavinin yanı sıra manevi yönden yaklaşım da bana göre tedavi kadar önemlidir.
  2. Bir gün, babamın durumu hakkında bilgi almak için 11.50 gibi polikliniğe gittim. Odada hasta olduğu için hemen içeri girmedim. Kapıda biraz bekledim. Saat 12.00 olmamıştı ancak diğer iki doktorun odası kapalı iken ve bekleyen hastaları yokken saat 12.10 olmasına rağmen Yunus Hocayı bekleyen ve muayene olacak hastalar vardı. Ben de 12.10 gibi odaya girip babam ile ilgili kendisinden bilgi aldım, teşekkür edip çıktım.

Hastaların yoğunluklu olarak Yunus Hocayı tercih etmeleri ebetteki tesadüfi değil. Bana göre, Yunus Hoca, bir hastanın ihtiyaç duyacağı en önemli özelliğe sahipti.

Odaya gelip babama hitaben “Şaban Amca nasılsın, bugün daha iyisin” demesi, inanın hem hasta yakını hem de hasta için çok önemli bir yaklaşımdır. “Amca” hitabıyla yaklaşım, aile kavramını çağrıştırmaktadır. Biz burada bir aileyiz intibası bana göre çok önemli. Doktor Yunus Beyin, insani ilişkiler bakımından manevi yönden hastaya güç vermesi, hastanın moralini güçlü tutması takdire değer bir davranıştır.

Yöremiz insanı için, Doktor Yunus İlyas KİBAR bulunmaz bir şanstır. Uzun yıllar Kaçkar Devlet Hastanesinde kalması ve insanlarımıza hizmet etmesi en büyük dileğimdir.

İçimden geçirdiğim bir düşünceyi de buraya aktarmak istiyorum. Doktor Yunus İlyas KİBAR gibi ülkemde herkes işini aynı ölçüde ciddi yapsa, işini sevse, inanın ülkemiz Dünya ülkeleri arasında ön sırada olurdu. Yunus Hocanın işine olan düşkünlüğüne ve insanlarla olan ilişkilerine hayran kaldım” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.