Değerli Kakar53 okurları uzun zaman ara verdiğim yazılarıma devam etmeye çalışacağım. Ara vermemin sebebi bu günlerde herkesin siyasete odaklanması ve ülkede olup bitenlerdir. Biz bırakalım siyaseti siyasetçiler yapsın diyerek yeni bir yazı dizisine başlamak istiyorum. Rize her ne kadar tarım arazileri fazla olmasa da halen daha bir tarım kentidir ve ekonomik olarak çay tarımına bağlı bir ilimizdir. Biz bu yazı dizimizde çay yanında yöremizde ekonomik değeri olan tarımsal faaliyetlerden bahsetmeye çalışacağız.
            Rize yöremizin zümrüt yeşili tabii ve tarihi güzellikleri, çalışkan ve pratik düşünebilen zeki insanları ile güzel ülkemizin güzel bir köşesidir. Bu güzel köşenin insanları sahip oldukları doğal zenginliklere rağmen ekonomik alanda hak ettiği yeri alamamıştır. Bunun başlıca nedeni bölge insanının yöreye yatırım yapmaması bürokrat ve devlet adamlarımızın yeterince yöreye hizmet getirememesi, bunun yanında bölge halkımızın suskun yapısı önemli rol oynamıştır.  Bölgemizin güzelliği kadar insanları çileli, çileli olduğu kadar kadirşinas ve kaderci. Öyle ki o insanımı hep dik durmasını bildi. İhmal edilmişliğin tarımda ve sanayide geri kalmışlığını istismar etmedi. Kendi kendine geri kalmışlığını aşmak için çaba sarf etti. Bu nedenle Edirne’den Kars’a kadar bu vatanı memleketi saydı ve her yerde ekmeğini helal kazanmanın uğraşı içine girdi. Halen daha otoyol ile tanışamadı. Demiryolu ve havayolundan gereği kadar istifade edemedi. Ama o kendi pratik zekâsı ile dünya ile tanıştı. Bölge insanımı kaderine razı bir şekilde kendine sıra gelmesini beklerken
 
 Zümrüt güzelliğin sembolü Rize ilimiz, gelişmişlik sıralamasında beşinci sırada yer almaktadır. Nüfusu ise yıldan yıla azalan ve Türkiye’nin en fazla göç veren illerinden birisidir. 1990-2000 yılları arasında kamu yatırım harcamalarının bölgelere dağılımı incelendiğinde ortaya çıkan tabloda, Karadeniz Bölgesinin bölge olarak en az kamu yatırımı yapılan bölge olduğunu Rize ilimizin de kamu yatırım harcamalarından en az istifade eden iller arasında yer aldığını görürüz. Yine bölgemizde olduğu gibi Rize ilimizde istihdamın sektörel dağılımı incelendiğinde tarımın egemen olduğunu görürüz. Ekonomik gelişmişliğin göstergesi olabilecek organize sanayi bölgesi kullanımı son yıllarda hızla artmasına rağmen ilimizde fiziki arazinin de yetersizliği nedeniyle Türkiye geneliyle karşılaştırıldığında oldukça yetersizdir.
 Görüldüğü gibi ilimizin ekonomik kalkınmışlık düzeyi ile ilgili göstergeler arzu edilenden uzaktır. Bunun nedenleri olarak ilimizin coğrafik yapısının tarım ve sanayi için diğer bölgelere göre elverişli olmaması tarımın ise sadece tek ürüne dayalı bir yapıda olması ve en önemlisi de ulaşımda yaşanan yetersizlikler sayılabilir.
 Bölgemizde ekonomi tarıma dayalı sanayi şeklinde yürüyorsa bu sektörün gelişmesini sağlayacak düzenlemeler yapmalıyız. Bilindiği üzere ilimizde tarım tek ürüne dayalı bir şekilde yürümektedir. Dünya’da tarımda tek ürünle çalışmak beraberinde bir takım risklerde ortaya çıkardığından üreticinin sigortası poli kültür üretim yapmakla sağlanır. Bu nedenle, ilimizin tarımsal yapısını ve bu yapıya uygun alternatif ürün yetiştirilmesini gelecek yazılarımızda irdeleyeceğim. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.