Bizim memlekette “rejim”, “demokrasi” ve “laiklik” tartışması anlaşılan hiç bitmeyecek!
Osmanlıdan başlayarak (Tanzimat/Meşrutiyet dönemi) Cumhuriyete ve bugüne geldiğimiz döneme kadar “anayasaya nihai şeklini” vermek için iki asır geçirdik!
Bizim siyasi tarihimiz şuna şahittir ki; siyasi partiler kendilerine destek bulmak ümidi ile “milli irade” bezirgâncılığı yaptıkları halde, bunun karşılığını halkta göremedikleri zaman, bu iradeyi görmemezlikten gelmeyi seçerler!
Mili iradeden dem vuran siyasetçiler, yazarlar, sivil toplum örgütleri kendilerinin asla yanılmadığını düşünerek tüm faturayı halka çıkarmaktan da geri durmazlar…
İhtilalleri yapanların elleriyle oluşturulan anayasalardan sonra “kısmı rahatlama” sağlanan demokrasi ortamında anayasa yapma işine soyunan siyasi partilerimiz her defasında anayasa yapma işini eline yüzüne bulaştırmada “mahir” davranırlar!
Şu tespiti rahatlıkla yapabiliriz; ihtilal sonrası yapılan anayasalar “millet ne istemiyorsa!” onu maddeleştirmekte bir beis görmezler ve milletin kahir ekseriyetiyle zıtlaşan anayasalar yaparlar ve ne gariptir ki yine de anayasayı millete onaylatmaktan geri durmazlar!
Anayasa yapma işinde gördüğüm şey şudur; milletten anayasa yapmak için yetki alan siyasi partiler ve onların liderleri, seçim kazandıktan sonra, “milletin tercihlerine” sırt çevirerek  “yepyeni bir siyasi anlayışa” dönüşebilmektedirler…
Artık milletimiz tarafından görülmelidir ki; her dönem TBMM çatısı altında anayasa tartışmaları yapan siyasi partiler milletin çıkarını değil kendi çıkarları ve ideolojileri doğrultusunda hareket etmeyi bir gelenek haline getirmişlerdir. Yoksa bugün olduğu gibi Türkiye Cumhuriyetinin anayasasından “Türk” ismini çıkarmak için bin bir dereden su getirmeye çalışmazdılar!
Milletin tarihi tecrübelerinden tecrit edilerek hazırlanan anayasaların zamana dayanıklı olmadığını görüyoruz. Bu anlayışla yapılan anayasalar her zaman değiştirilmek için bugün olduğu gibi gündeme geliyor. Siyasi partilerin demokrasiyi içine sindiremediği bir ortamda, bugün ki partilerin tarafsız bir anayasa yapmaları zaten düşünülemez kanaatimce...
Yeni anayasayı yapmasını beklediğimiz partilerin demokrasi karnesine şöyle bir bakarsak ne demek istediğim daha iyi anlaşılır!
İktidar partisi olan Ak Partide son günlerde olan biteni hep birlikte izliyoruz…
Tarafsız olması gereken bir Cumhurbaşkanı, içinden çıktığı bir partiye “darbe” yaparak Başbakanı görevden alıyor; ne darbeye muhatap olan Başbakan, nede herhangi bir partili, değil tepki vermek gıgını bile çıkaramıyor!
Ya Ana muhalefet partisi CHP’ye ne demeli…
Bugün ki CHP Genel Başkanının o koltuğa nasıl iğrenç bir komplo ile geldiği hepimizin malumudur. Böyle iğrenç bir yolla genel başkanlık koltuğuna gelen kişi ve onu içine sindirebilen bir demokrasi anlayışından ne bekleyebiliriz ki!
Ya da MHP’ye ne demeli…
Her seçimde iktidar partisi karşısında başarısız sonuçlar alan ama bunu bir türlü esaslı tahlile tutamayan partinin genel başkanı ve parti yöneticileri; bu kötü gidişatı değiştirmek için parti içi demokrasi yürüyüşü başlatan kendi üyelerine etmedikleri laf yapmadıkları aşağılama kalmadı!
Meclisin diğer partisi olan HDP’ den bahsetmeye gerek yok zaten; onlar bu milletin analarının ahını almışlar, belleri ne bugün nede yarın asla doğrulmayacaktır!
Demokrasinin olmazsa olmazları olan siyasi partilerimizin “demokratik tutumlarını” kısaca anlattıktan sonra, bu siyasi partilerin yeni bir anayasa yapmalarını beklemek safdillik olmaz mı?!
Siyasi partileri yöneten liderlerin tek derdi “parti içinde muktedir olmak” ve “dediğim dedik “ tavrı içinde demokrasi havarisi kesilmek.
Sonuç olarak; millete güvenmeyen, milli vicdanda yatan değerlere sırt çeviren, onlara asla saygı duymayan, oy aldığı milli iradeye boyun eğmeyen “siyasi kadrolar” bu ülkeye hakiki demokrasi getiremez, böyle olunca da sivil bir anayasa yapamazlar;  ama, sadece ve sadece demokrasinin edebiyatını çok güzel yaparak milleti kandırmaya devam ederler!
Görüşmek üzere, Allah’a emanet olunuz… 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
özlem 3 yıl önce

düşüncelerinizin her birine yürekten katılıyorum. bu ülkede dürüst, doğruluktan şaşmaz, yasalara saygılı, temiz siyaset yapılmamakta. " millete güvenmeyen, milli vicdanda yatan değerlere sırt çeviren, onlara asla saygı duymayan, oy aldığı milli iradeye boyun eğmeyen siyasi kadrolar” bu ülkeye hakiki demokrasi getiremez, böyle olunca da sivil bir anayasa yapamazlar; ama, sadece ve sadece demokrasinin edebiyatını çok güzel yaparak milleti kandırmaya devam ederler!" yazının özüdür aslında kaleminize sağlık

Avatar
Osman Aygün 3 yıl önce

Mili iradeden dem vuran siyasetçiler, yazarlar, sivil toplum örgütleri kendilerinin asla yanılmadığını düşünerek tüm faturayı halka çıkarmaktan da geri durmazlar…
Bu yorumunuza sizlerde göz ardı ediyorsunuz.

Avatar
ahmet karabacak 3 yıl önce

sn. yazarımız ağzınıza, yüreğinize ve kaleminize sağlık.tepeden tırnağa kadar maalesef haklısınız. bununla birlikte şunları da ifade etmeden geçmek istemedim doğrusu. bir toplumda görülen gelişme ve yükselme hali, o toplumun bütün değerlerini kapsar. bilim, sanat, ticaret, ekonomi, endüstri, devlet, hukuk, ahlak, din, sosyal gelişmelerin ve yükselişin, ya da gerilemenin ve düşüşün gözlemlendiği başlıca alanlardır. eğer bir toplumda iyileşme olursa sözü edilen alanların hepsinde kendini belli eder...şimdi soruyorum; kaçımız dışarı kafasını çevirdiğinde yada aynaya baktığında dört dörtlük insan görüyor??? emevi-abbasi devrinde yönetici olan haccac a halkı neden hz. ömer gibi adaletli bir yönetici olmuyorsun onun gibi halkını düşünmüyorsun dediğinde haccac da halkına ''siz ebu zer gibi olun bende ömer gibi davranırım size'' demiş.(ebu zer kendine verilen 1 kese altını komşularının ihtiyacı var diye dağıtan sahabe)sonuç olarak aslında bütün yöneticilerimiz bizlerin yansıması değil mi? aeo

Avatar
Mehmet Yılmaz 3 yıl önce

Siyasi partiler demokrat olmayinca halk da peşine takılıp demokrasi oyununa eşlik ediyor. Bilinç yok bu ülkenin insanında.

Avatar
Ali Kemal 3 yıl önce

bu işler ne zaman düzelir diye soruyorum kendime cevap bulamıyorum. belki biz millet olarak aklımızı başımıza alıp kendimize gelirsek düzelir diye umut ediyom. yoksa çok daha siyasetçinin ayak oyunlarına kendimizi kaptırır sonuçsuz maceralara gideriz.

Avatar
mapavrili 3 yıl önce

abi yazmayacaktım ama dayanamadım,şöyle esaslı bir mhp eleştirisi yaz da görelim bizde ikna olalım. recep tayyip erdoğan bu ülkenin tek lideridir siyasiti yönlendirmesi gayet doğal olandır. ama mhp ana muhalefet bile değilken tartışmaların odağıdır sürekli.

Avatar
Abdulkadir kara 3 yıl önce

riyakar demokrasılerde biri iner biri çıkar bize de düşer.