Abdurrahman Akın
Abdurrahman Akın
Yazarın Makaleleri
Ayıptır! Günahtır! Yazıktır!
Rize'miz dün olduğu gibi bugün de maalesef göç veren iller sıralamasında en önlerdedir! On yıllardır çaya alternatif ürünler ve istihdam alanları oluşturamamaktan, katma değer üretememekten dolayı, Rizeli kendi doğduğu ve yaşamak...
“Monos’un seçimi!”
Köyden ilk önce 'Çağçor Yaylasına” oradan da 'Pelat Yaylasına” göç etmiştik. Her yıl olduğu gibi o yılda Çağçor'dan sonra Pelat Yaylasında kısa bir süre konaklamış ve nihayet tüm yaylacılarımızın ve çobanlarımızın...
Yalan haber yapmak ve yaymak ahlaksızlıktır!
Yaklaşık üç yıl önce 'Ne çekiyoruz eksik sözlerden” başlığıyla bu sayfada bir yazı yazmış ve özetle demiştim ki; 'Sosyal medyanın hayatımıza girip yaygınlaşmasından sonra, özellikle edebiyat dünyasında eserler vermiş...
Umut yarını değiştirme çabasıdır!
Biz Rizeliler doğduğumuz ve kişiliğimizi oluşturan coğrafyanın duygularıyla gurbette bile o kadar haşir neşiriz ki; bu durum eleştirilmeyecek kadar asıl ve gıpta edilecek bir duygudur! Fakat insanın içini sızlatan asıl gerçek şudur; dünden...
Ülkenin asıl sorunu; Ahlak mı? Beka mı?
Ülkemizde her Allah'ın günü yaşadığımız/yaşatılan olumsuzluklar huzurumuzu bozarak, keyfimizi de kaçırarak geleceğimize dair ümitlerimizi berhava ediyor! Her gün yaşadığımız bu olumsuzluklardan bahsederek asıl meramı mı izah etmeye...
"Hey gidi günler hey!”
Yazılarımda anlatmaya çalıştığım 'eskiye özlem” bir duygu yoğunluğu olduğu kadar, geçmişin hayalini etraflıca düşünüp kurabildiğim oranda, o temiz ve saf günleri, yüreğimin derinlerinden gelen bir hisle yâd edebilmektir de benim...
“Sanki duvara yazıp konuşuyorum!”
Hepimizin malumu olduğu üzere, aylar önceden yerel seçim tarihi açıklandı… Önce aday adayları sürecinde her partinin taraftarları kendi tuttukları adaylar üzerinden sağlı sollu kroşelerle birbirlerini hırpaladılar! Daha sonra, her partinin...
Mesele “beka” meselesi değildir!
On yedi yıldan beri iktidarda bulunanlar, ülkemizin maddi ve manevi sıkıntılarından sorumlu değilmişler gibi hala geçmişi eleştirerek iktidarımızı biraz daha nasıl sürdürebiliriz diyerek olmadık bahanelere sarılmaları gerçekten inanılır...
“ Hiç kimse “görmek istemeyen kadar” kör değildir! ”
İnsanın düşünme ve sorgulama dünyasını esir alan, onun iradesini hiçe sayan; 'benim dediğim ve yaptığım her şey doğrudur!” buna inanacak ve bu minval üzere hareket edeceksiniz istismarına; 'aklını, fikrini, vicdanını ve gönül...
Mevsim kış ve biz üşümüyoruz bile!
Köylerimizin boşalmadığı, daha doğrusu köylerden şehirlere akın akın göçlerin başlamadığı yıllarda ki kış günlerinin benim gönül dünyamda ayrı bir yeri vardır. Bugün kalabalık şehirlerin AVM'lerinde, cadde ve sokaklarında...
“Yaşamak; günde üç öğün yemek yemek değildir!”
Doğup büyüdüğümüz baba ocağımızdan göç ettiğimizden bu yana, dün köylerinde hayat mücadelesi veren insanların yaşadıklarını bugün ki kuşağa anlatmak çok zor olsa da; yaşadığım o zaman dilimlerinde günü gününe tutmuş olduğum...
“Nereden nereye!”
Eski Türkiye'den bir anekdotla başlamak istiyorum yazıma… 1990'lı yıllarda Merhum Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, Yıldırım Akbulut rahmetli Özal tarafından Anap Genel Başkanlığına ve dolayısıyla Başbakanlığa...
“Geçti istemem gelmeni; Yokluğunda buldum seni !”
Gençler tulumun kaidesine kendilerini kaptırmış horon oynarlarken delikanlının aklı horoncuları izleyen kızdaydı. Puşisini çemberinin üzerinde değil de boynuna şal yapan, gözleri zeytin karası gibi simsiyah olan kızı görür görmez nefesi...
”Dost sanma şanlı vaktinde dost olanı!”
Her zaman olduğu gibi mesaim bitmiş günün stresini üzerimden atmak adına Konak istikametine doğru Kordon boyunca yürümeye başladım… İzmir Körfezinin akşam saatlerinde ayrı bir güzelliği vardır. İzmirli olanlar ve İzmir'i daha önce...
“Beka sorunu yaşamak istemiyorsak..!”
Bir milleti meydana getiren maddi ve manevi dinamikler vardır. Tarih boyunca, hangi millet olursa olsun bu iki kuvvetin dengesini sağlayabilmişse başarılı olmuş ve Dünya ölçeğinde de söz sahibi olmuştur. 'Bu iki kuvvetin birisi yada diğeri...
“Keşke sürekli olabilseydi bu huzur anları!”
O sabah 'Akın Kıraathanesini” ben açmıştım. Bahçeyi silmiş süpürmüş, masaları yerleştirmiş, teyp'e bir kaset koymuş sesini sonuna kadar açmış sabah sabah deniz kıyısına gezintiye çıkanlarla birlikte dinliyordum! Gül Ali...
“Yaylalara veda zamanı!”
Eylül Ayının sonları, Ekim Ayının başları bizim Rize'de 'Yaylalara veda zamanının” geldiği zaman dilimiydi yaylacılığın revaçta olduğu günlerde! Bir Mayıs ayı daha geldi… Hatırlayanlarınız mutlaka vardır. Mayıs ayı...
“Hepimiz ayni gemideyiz!”
Maalesef; büyük bir kesimimiz maddi ve manevi çıkarları için bütün bir hayatının anlamını oluşturması gereken değerlere sırt çevirerek hayat sürüyor! Zaman ve ortam bu kişilerin lehine cereyan ediyor. Bugün olduğu gibi; iktidar olabiliyorlar,...
“Şemkehot’da inekler kaybolunca!”
Yayla çobanları için bir final bir ödüldür dediğimiz 'Şemkehot Yaylasına” Palat Yaylasından göç ederek gelmiştik… Pelat Yaylamızın konumu gereği akşama kadar inekleri koruma ve kollama görevi olan biz çobanlar, bir vadinin için...
“Gerçeğiyle insan olmak her şeyden âlâ imiş!”
Askerdeydim ve Ramazan ayına girmiştik… Usta birliğine yeni katıldığımız için arkadaşlarla içli dişli olamamıştık henüz. Birlikte dağıtım olduğumuz tüm arkadaşlar 'devre kaybıydı” ve bizleri 'kazan dairesi” denilen...
“Merhametin olmadığı yerde insan yoktur!”
Yıllarca Rahmetli 'Necmettin Dedemin” bire bir anlattığı her şeyi zihnime yazmaya çalıştım. Unuttuğumuz onlarca yaşanmış hatıraların kaydını Dedem yaşarken dinlemiş birisi olarak zaman zaman da sizlerle paylaşmaya çalışıyorum....
“Nihayet bitti!”
Bu sayfada daha önce ; 'Durun bende sizdenim!”, ”Gol yerine, ol diyebilmek!” başlıkları altında futbol maçlarının bu ülkede ki şiddeti tetikleyen en önemli unsurlardan olduğunu 'çaktırmadan!” ifade etmeye çalışmıştım!...
Geldi yine “Yaylalara Göç” zamanı!
Bir Mayıs ayı daha geldi… Hatırlayanlarınız mutlaka vardır. Mayıs ayı yayla hazırlıklarının başladığı tatlı heyecanların adıdır bizim memleketimizde… Önce 'Mezra-mezre” dediğimiz yaylalardan başlayan 'yayla göçlerimiz”...
“…geldi yine “Çaçel “ zamanı!”
'Senoz Vadisi” nde 'Koşmak” (kara saban) adını verdiğimiz, iki öküzle tarlalarımızı ekmeye hazır hale getirdiğimiz güzel ve yoğun günlerin zamanı bir kez daha geldi çattı! Daha önce dilimin döndüğünce bu güzelliği anlatmaya...