Bu gün Dünya Kız Çocukları Günü…

Kız çocuklarının okuması yönünde ki mücadelem ilkokul çağlarında başladı.

O günlerde kız çocuklarını okula göndermezlerdi.

Çoğunu nüfusa kayıtlı olmadığından resmi olarak takibi de yapılamıyordu. Gezici Başöğretmenler evleri dolaşırlar ancak kızlar saklandığı için bulamazlardı.

Öğretmenler bizden, öğrencilerinden yardımcı olmalarını istiyorlardı. Yaşıtım olan kız çocuklarını gizlice öğretmenlere bildiriyor, bu şekilde okula gitmelerini sağlamaya çalışıyordum.

Bu şekilde bazı arkadaşlarımın okula gitmelerini sağladım. Şimdi bana dua ediyorlar. Ancak benim bu eylemimden dolayı kız ana-babalarından nice baskılara uğradığımı anlatsam sayfam yetmez.

Liseyi bitirdim. Kız çocuklarının okuması yönünde ki katkılarım sürdü. Kız kardeşimi köyde ilk olarak Ortaokula yazdırarak örnek olsun istedim.

O tarihte koskoca köyde bir veya iki kız çocuğu Ortaokula gidiyordu.

Bu yüzden de babama yapılan mahalle baskısının haddi hesabı yok. “Kız çocuğu okutulur muymuş? Başı açık okula gönderilir miymiş?”

Rahmetli babam Cuma günleri köye gidemiyor, en yakın fabrika arkadaşları bile yolunu kesip bu yönde baskı yapıyorlardı.

Kız kardeşim liseyi bitirdi. Okula vekil öğretmen ihtiyacı doğdu. Bu fırsatı da değerlendirip kardeşimi vekil öğretmen olarak görevlendirdik.

Köyün, köyden bir kız çocuğu öğretmen olmuştu. Bu örnekte toplum için amaca giden yola önemli bir adımdı. On yılı aşkın başarılı bir görev yaptı.

Bugün köyde bir sürü öğrencisi vardır. Öğrencilerinden önemli yerlere gelenler hala öğretmenlerini arar, hal ve hatırını sorarlar.

O günlerde bile başının açık olmasından baskılara muhatap olmuştuk. Topluca İlköğretim okuluna müdür yardımcısı olarak atandım. O yıl ilkokuldan ilköğretime yeni geçiş olmuştu.

İlk defa sekizinci sınıf mezun verecekti. 11 Öğrencinin 8 i kız öğrenciydi. Bu çocukların fotoğraflarından örnek bir pano yapıp okulun duvarına astım.

Gelen kız öğrencilerin bu panoya bakıp örnek almasını ve bunları takıp etmesini sağlamaktı amaç..

En büyük amacım bu sekiz kız öğrencinin hepsini bir orta öğretime yerleştirmekti. İyi çalıştık, mücadele ettik ve yeni atandığım Pazar Milli Eğitim Şube Müdürlüğü makamında iken de takıp ettim.

Çocuklarımızı orta öğretim kurumlarına yerleştirdik.

Şimdi onların hepsi belli yerlerde görev yapmaktadır. Özel hayatında durumlarına uygun iyi bir evlilik yaptılar.

En azından kültürlü bir ana oldular.

Bu gün her evde bir üniversiteli kız öğrenci vardır. Köyümüzde gelinen bu noktaya en büyük başarı payı emekli Okul Müdürümüz ve Öğretmenimiz D.Ali Kestioğlu’na aittir.

Bu meşaleyi yıllar önce yakarak günümüze kadar gelmesini sağladığı için biz öğretmen arkadaşları, öğrencileri ve velilerin ne kadar teşekkür etse azdır.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner71

banner46

banner72

banner61