Köyde Çatılı müstakil, küçük bir evin, az eşya, az insan, dediklerinden.

Eşyanın, elbisenin, gereği kadar olduğu, misal kıymetinin bilindiği dönemler gibi.

Mutlu olmak için, en güzel, yaşam şekli.

Özgür, olmak istiyorsan,

Gerçek özgürlük, bizim köylerde.

Evinde, avlu kapında özgürce kimsenin gözü üstünde, olmadan yaşamak.

Türkünü de, söylersin, mırıldanırsın kahkahanı atarsın, hatta çığlık atabilirsin.

Komşunu, çok uzaktan çağırabilirsin, uzaktan uzağa konuşabilir.

İstediğin saatte bağında, bahçende amir siz, emirsiz, çalışır .

Alttaki komşum, rahatsız olur endişesi taşımadan, evinde terliklerinle, ayaklarını, vurarak dolaşır .

Meselâ; istediğin saate, duvarına çivi çakmak.

Hırsızdan, ipsizden, Korkmadan, kilit kullanmadan, yaşamak

Etrafındaki, insanlardan, kimdir nedir diye, Korkmadan, yaşamak.

Bağından, bahçeden, meyve sebzeni, ellerinle koparıp, yiyerek yaşamak.

Şeceresini bildiğin, genetik akrabalarınla, komşular ile yaşamak...

Çocuklarını, endişe etmeden, avluda doğanın içinde, mutlu oyunlar oynarken, sen işlerini yapman.

Köylerimizde, insan ilişkilerinde, olumsuzluklar, hiç mi yok var tabiki.

İstisnalar kaideyi bozmaz. İnsan hep ister istedikçe mutsuz olur, mutsuz ederde.

İnsanın, doğasında, hep var olan, kıskanma, çekememe, gibi durumlarda, birbirlerini rakip görmeden kaynaklı, sürtüşmeler kavgalar, kötü sonuçlarda doğurabilir.

Sonuçta insan, insanlığını her durumda yapar. Bazen insana cennet bile dar gelir.

Yada cenneti, cehenneme çevirir.

Dikkat edilmezse, faydası olan her bir şeyinde, zararı olduğu gibi.

İçtiğimiz ilaçların, kullanımına uymazsak fayda yerine zarar verir.

Yediğimiz içtiğimize, dikkat etmesek kilo alırız.

Ya da, kullandığımız elektriğe dikkatli kullanmasak, bizi çarpabilir. Buna benzer, birçok örnek verilebilir.

Elimizden geldiğince, insan ilişkilerimize, dikkatli, incitmeden saygılı, davranabilirsek, olumsuzluklar, en aza inmiş olur..

Tabiki bu, ilişkiler karşılıklı, olduğundan, istemeden olumsuzluklar, yine de yaşanabilir.

Hayırlı insanlarla, Allah bizi karşılaştırsın.

Derken;

Akla ziyan, insanın yaradılışına ters, Metropol şehir, hayatı.

Nasıl anlatsam, kocaman tıkış, tıkış Bina kutuları içinde, doluşmuş bir insan yığını, metrekareye düşünün kaç insan düşer.

Ağaçların, çiçeklerin, yerine dikilen. sağında, solunda, göz alabildiğine, sonsuz binalar..

Tanımadığın, tonlarca, yığınla İnsan.

Arabaların, binaların, arasında sürekli koşuşturma.

Kimse kimseyi, tanımadan, sadece beslenme amaçlı, hayatta, kalabilmek adına, karnını doyurmak için çabalama..

Tek başına kaybolmak, yok olmak.

Sağlığında varken, yok oluş...

Daha iyi giyinmek, iyi beslenmek, mutlu olmak için, köylerden, şehre göçün, umutların, hayallerin, mutsuz sonu.

Mutlu olmanın, alışveriş anlayışının hakim olduğu, kapitalist toplumun, mutsuz insanları..

Canı sıkıldığında , komşuya, dosta, gitmek yerine, alışverişte, yeni bir elbisede, aranılan mutluluk.. .

Toprakta, bağ bahçede, ayaklarımız kirlenmesin, evlerimiz temiz olsun daha mutlu oluruz, diye mutsuz yalnız insanların, kalabalığı..

Yıllarca oturduğu, binada merhaba dışında tanıdık, komşunun olmayışı. Tuzu bitince, komşuya değil markete gidişi..

Hastalıkta, sağlıkta yalnızlığı.

"işinle evin" arasında, sıkışmış küçücük bir dünya...

Sosyalliğin, bir kafede, kahve çay içmek olduğu, bir hayat. Milyon insanların arasında, sen bir buğday tanesinin varlığı.

Koşuşturmaktan, kendi, kendini bulamayan insan..

Karınları doymuş, ruhları aç, kalabalıkların arasında, dolaşan sayısız, mutsuz insanlar.

Dosta, komşuya, arkadaşa, sohbete aç, yerine endişe korku yalnızlıklar ..

Yalnızlığını, korkularını, dost akraba ile doldurulamayan, yerine

Parayla, psikologlarda aranılan huzur, mutluluk.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nurhan 1 ay önce

Şehir de apartman dairesinden, köye müstakil eve taşınan biri olarak tam beni anlattın diyebilirim. Örnek verecek okadar çok şey varki; mesela kızımı korkmadan endişe etmeden dışarıya salabiliyorum komşuya gönderebiliyorum, evimde acil birşeye ihtiyacım olsa hazırlanıp markete koşmak yerine komşuya seslenmek yetiyor. Bence şehir ölü bir hayat. Nerde olursan ol nerde yaşarsan yaşa Hayat Yaşamasını Bilene Güzel. Çok güzel bir konuya değinmişsin.