"Lazca" Yöresel müziklerimiz;


Nuriye Günaydın

Nuriye Günaydın

Okunma 01 Kasım 2018, 07:55

Lazca müzik, denilince, yine rahmetli Annem, aklıma geldi,

Anneler çocuklarının, geleceğini güçlendiren, besleyen, vitaminlerdir

Diyerek, söze başlarken,

Annemin, Lazca söylediği, destanları, günümüzde, yöresel sanatçılarımızın, bir vidosunda dinlediğimde, ne kadar ağlamıştım. Çocukluğumda, Annem söylerken, hiçbir anlam, ifade etmezken, bu yaşımda dinlediğimde, tüm yaşanmışlıklar, gözümün önünde, canlandı, adeta geçmişte, yöremizdeki, o günün şartlarında, nasıl yaşanıldığına dair, tüm ayrıntılar, destanın içindeydi.

Türkü, şarkı, destan, insanın yaşadığı dönemin, anın üzüntülerini, dertlerini, mutluluklarını, sesli sözlü dışarı, vurulma şeklidir.

Ayrılık, ölüm, acılar üzerine söylenmiş, sözlerin, bir manada ağlama yakınma sitem şeklinde yapılır.

Bu duygu yoğunluğunun içinde, yaşam şeklini, yöre kültürünü, içinde görebiliriz

Örnek, bizim yöremizde söylenen Lazca destanın (alvaskani cuneli cepri megipinare si golvalli uyoği ma ekegipinare) tam Türkçeye çevirmek kelime anlatımıyla zordur.

Türkçesi (alva) avlu (cuneli) güneşli (cepri) eskiden yöremizde yetiştirilirdi bir bitki ip yapılırdı (Sı golvalli) sen geç öne (ma ekegipinare) ben arkandan otlatılan hayvanları sürerim. Tek bir cümlede yaşam şeklini bize anlatmış oldu..

Karadeniz’e, çay üretimi gelmeden önce, yöremizde geçim, kaynaklarından biride, hayvancılıktı, günümüzde, hayvancılık, yok denecek kadar azaldı.

Sözünü ettiğim, Yöresel, müziğin , cümlesinde, sevdiğine sevgisini dile getirme biçimidir..

O, günün şartlarında, sosyal hayatın bir parçası olan, yörede, hayvanlarını otlatırken, sevdiğiyle beraber olma isteği,

Cepri dedikleri, bitkide sevdiğinin avlusuna vuran, güneşi ima ederken bundan da anlaşıldığı gibi, cepri çok güneşli yerlerde, serilip kurutulurmuş.

Buna benzer, onlarca örnek verilebilir.

Yöredeki yaşam biçiminin, yanında inançlarını, yöreye has geleneksel anlayış, bakış açılarını da, bu müziklerin içinde, bulabiliriz.

Yöresel müziklerin, sadece kulağa hoş gelen, bir ninni olmadığı,

Geçmiş tarihimizden, bize ulaştıran, ışık tutan, tarihi sözlü kayıtlarımızdır diyebiliriz.

Bir milletin, özünü, kimliğini, müziklerinden de öğrenebiliriz.

Kısaca savaşları, acıları, hasretleri, özlemleri, sevdikleri, iç dünyalarının, izlerini, sözlü, sesli, uygun bir ses tonuyla, dışarıya vurulmasına,

Müzik, diyebiliriz...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.