Bu haber kez okundu.

YORGANCILIK TARİHE'Mİ KARIŞIYOR.


Yorgancılık


Rize'de yorgancılık açısından çok zengin bir repertuvarla karşılaşılmaktadır. Rize'de merkez çarşısında yirmiyi aşkın dükkanla Yorgancılar Çarşısı bu konuda tanıklık etmektedir. ynı zamanda atölye olarak kullanılan dükkanlarda değişik malzemeyle, değişik boyut ve süslemelere sahip yorganlar dikilmektedir. Genellikle yüzü ve astarı farklı kumaştan örneğin ipek atlas, mermerşahi, basma vb. gibi kumaşlardan hazırlanan yorgan kılıflarının ya pamuk ya da yünle doldurulduğu, tek dikişle dikildiği ve ağırlıkla çift kişilik yorgan yapıldığı görülmektedir. iki kişilik yorgan için 4 kilo pamuk, astar için 5 metre mermerşahi, yorgan yüzü için 4 metre 60 santim tek en basma ya da atlas kullanılmaktadır. Yorgan boyutları 190x200 cm. ile 230 cm. arasında siparişe göre değişmektedir. Ustalar önce kestiği kumaşlarla astar ve yüzü birleştirmekte (çatmakta) böylece bir torba oluşturmakta sonra bu torbayı (kılıfı) pamuk yada yünle doldurmakta (döşemekte) doldurulan maddeyi iyice yerleştirip, kaymaması için çok geniş bir teğelle tutturduktan sonra tebeşirle yüzeyi desenlendirmekte ve desen çizgilerinin üstünde yorgan iğnesini bir alt ve bir üstten geçirerek atlas yorganı 50 numara pamuklu iplikle, mitili ise 60 numara pamuklu iplik kullanarak dikmektedir (sırımaktadır).


Bazı örneklerde üzeri işlenerek süslenmiş ipek atlas yüzlere de rastlanmaktadır. Sarma iğnesi ile işlenmiş bu örneklerde farklı renkte ipliklere yorgan dikişi yanısıra yapılan işlemelerle yorganların süslendiği görülmektedir.

şlemesiz olarak hazırlanan düz teğelti biçiminde sırılan yorgan dikişlerinin yüzde sık aralarla uygulanan biçimleri Trabzon'da baskı yada ince iş olarak isimlendirilmektedir. Baskının düz yatay çizgide gelişen türü batırmalı baskı, düz dikey çizgide gelişen türü kara baskı ve diagonal çizgide gelişen türü için çapraz baskı tamamlamaları kullanılmaktadır. Dükkanlarında yere ayaklarını uzatarak oturan ve yorgan dikiminde bir iğne ve orta parmağına taktığı ucu açık bir yüksükle çalışan ustaların üstün bir teknik beceriyle yer yer yüzeye kabartma izlenimi verdiği kabartılan yüzeylerle çitilerek geriye doğru çekilip zemine tutturulan kumaş yüzeyinde dikişlerle sağlanan boş ve dolu kontrastlarıyla bezemeler oluşturduğu bazen boş, dolu yüzeyler arasında daha sık iğne taramalarıyla yüzeye zenginlik kattıkları fark edilmektedir.

Rize'deki yorgan modelleri ya dikilmiş yorganlara ya da yorgancılardaki fotoğraflara bakılarak seçilmekte ve çarşıda çok sayıda model bulunmaktadır. Genellikle modeller adlarını ya yorgan üzerindeki motiften ya da kompozisyon bütününden almaktadır. Yorgan modellerinin bazılar şöyle sıralanabilir. Motiften yola çıkılarak isimlendirilen örnekler: Çerçeve, mekik, fiyonk, pervane, şemsiye, tren yolu vb. gibi nesneli bezemeler; kelebek, kırlangıç, çavuş vb. gibi figürlü bezemeler; güneş, ay, dünya, yarım ay vb. gibi kozmik bezemeler; küp, yıldız, baskılı, baklava vb. gibi geometrik bezemeler; top dikiş, üç gül vb. gibi bitkisel bezemeler. Geometrik çizgilerle tasarlanan modellerde, beş orta vb. gibi kompozisyondan yola çıkılarak yapılan isimlendirmelere de rastlanmaktadır. Bu arada adını bir şehirden alan anlam yüklü örneklerle de karşılaşılmaktadır.

Örneğin: Adana

Atlas ve pamuklu mitil türlerinde tek renkli (monokrom) basma türlerinde kumaşın verdiği özellikle çok renkli (polikrom) nitelikler gösteren yorganlar arasında kompozisyon tek renkli örneklerde daha belirgindir. Çok renkli örneklerde kumaşın deseni ile yorganın kompozisyonu arasında bir uyum görülmemektedir. Genellikle antinaturalist yada nonfiguratif biçimlendirmelerle tasarlanan kompozisyonlar bir yada iki sıradan oluşan bir çerçeve bordürü içinde oturtulmuştur.

Örneklerde beliren kompozisyonlar ya bir merkez çevresinde gelişen kompozisyonlar ya da sıralamalarla düzenlenen kompozisyonlar olarak iki ana grup altında toplanmaktadır. Bir merkez çevresinde gelişen kompozisyonlar ya da bir merkezde dağılan kopmozisyonlar yada bir merkez de toplanan kompozisyonlar olarak iki ana başlık altında kümelenmektedir. Her iki türde de göbek ve dört köşe belirgindir. Sıralamalarla düzenlenen kompozisyonlar ise motiflerin sıralamalarla yüzey üzerine yerleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Bunlar düzgün sıralamalar, kaydırılmış sıralamalar, bağlantılı sıralamalar biçiminde dizilen motiflerle oluşturulmuş kompozisyonlar olarak üç ana başlık altında kümelenmektedir.

YORGANCILIĞIN TARİHÇESİ


Türkler binlerce yıla üç kıtaya uzanan kültürleri ile, birbirinden farklı, birbirinden güzel ama çoğu dünyaca pek bilinmeyen birçok el sanatının mimarı ve uygulayıcısıdırlar. İşte bu el sanatlarının en köklülerinden biri de yorgan sanatıdır. Yorgan sanatının geçmişinin nerelere kadar uzandığını görmek için "Yorgan" kelimesinin kökenine şöyle bir göz atmak yeterli olur. Yorgan kelimesinin kökenine ilk olarak Uygur yazıtlarında "Yourgan" biçiminde rastlanır. Kelime o günden bugüne "Yorgan" biçimini alarak çıkagelmiş ve önemli bir geleneğe ve el sanatına da isim olmuştur. Ama bugün, doğanın tüm canlılığının; en çarpıcı renklerinin, çiçeklerinin, kuşlarının hayranlık uyandıran motiflere dönüşerek odalara yansıdığı bu sanat dalı ve onu yaşatan sanatkarlar da oldukça azalmış, yok olmaya doğru gitmektedir. Bundan 15 yıl kadar önce "İstanbul Yorgancı ve Hallaç Esnaf Sanatkarları Odası'na kayıtlı 1200 üye varken bugün bu sayı 200'ü geçmiyor. Evliya Çelebi'nin ünlü "Seyahatname" sinde okuduğumuza göre de yalnızca Kapalıçarşı'daki dükkan sayısı 105 imiş. Bugün Kapalıçarşı'da bir tek dernek binası kalmış. Dükkanlar ise çeşitli nedenlerle elden çıkartılmış. Oysaki geçmişte en itibarlı mesleklerden biriydi yorgancılık. Bu sanatın ustaları saraylarda, konaklarda, itibar gören, aranan insanlardı. Hatta , belki de tarihin en göz kamaştırıcı düğünlerinden biri olan ve 52 gün 52 gece süren şenlikleri ile nam salan, III. Murat'ın şehzadelerine yaptığı sünnet düğününde de Sultanın önünde yapılan resmi geçide hak kazanan sanatkarlardandı, yorgancılar... Şehzadelerin sünnet yataklarına serilmiş, günlerce el emeği ve göz nuru döktükleri yorganları ile övünüyorlardı elbette. Ancak, yalnızca saraylar, konaklar, padişah düğünleri ile kısıtlı değildi onların yeri. İster zengin, ister yoksul olsun, her ailenin bir gün mutlaka ihtiyaç duyacağı sanatçılardandı onlar. Özellikle de kız çocukları yetişkin hale geldiğinde ve erkek çocuklarının sünneti yaklaştığında .... Her genç kızın çeyizi için ve her sünnet çocuğunun düğününde bütün aileler kendi haline vaktine göre, ama mutlaka bir yorgan diktirirdi geçmişte. Bu vazgeçilmez güzel bir gelenekti. Sünnet çocuklarının bu değerli sünnetlik yorganları ise çoğu zaman saklanır ve çocuk büyüyüp evlenme çağına geldiğinde de gelinin çeyizinin yanına katıştırılırdı, bu yeni ailenin evinde. Sanatın hayattaki yeri o derece köklü ve önemli idi ki; geleneğin ötesinde "yorgan" kelimesinin halk deyişlerine de konu olmasını sağlamıştı. "Pire için yorgan yakmak", "Ayağını yorganına göre uzatmak" gibi atasözlerini doğurmuştu. Gerçi bu deyişler hala biliniyor, kullanılıyor ama o geleneksel el yapımı yorganların hayatta aynı biçimde yer aldığını söylemek artık ne yazık ki pek mümkün değil. Teknoloji gelişti, fabrikalar kuruldu ve el yapımı yorganlar da yavaş yavaş ortadan kalkmaya başladı. Ancak yine de bir avuç usta inatla yorgan sanatçılığını sürdürmek için direniyor hala. O birbirinden güzel, her biri bir sanat eseri sayılabilecek yorganlarını dikmeye devam ediyorlar.



RİZE'DE BAŞLAYAN VE DÜNYAYA UZANAN YORGAN SERÜVENİ...
RİZE: Trabzon da yorgancılık ile işe başlayan Servet Baytekin Samsun Organize sanayi bölgesinde Dünyayı rahat uyutuyor.

      Trabzon da başladığı yorgan ve yastık dikimini geliştiren Servet Baytekin Samsun Organize Sanayi bölgesinde açtığı dev tesis ile Dünya ya ihracat yapmakta. Baytekin “ İş yerimizde 120 kişi çalışmakta, yetiştiremiyoruz, birçok önlü firmanın ürünlerini biz yapıyoruz ve onların patentini bu ürünlere yerleştiriyoruz. Teknolojiye ayak uydurarak makine parkımızı geliştirdik. Yeni Çin den aldığımız makinelerimizi henüz hayata geçiremedik, bunların hayata geçmesi ile birlikte tesisimizi 24 saat çalıştırmayı düşünüyoruz” dedi.

         1980 Yılında 200 Metre kare alanda yorgan ve yastık dikimi yaptıklarını söyleyen Servet Baytekin “ 2007 yılında makine parkımızı geliştirdik. Bununla birlikte yerimizi de büyüttük, ülke genelinde Otel ve restoranların perde, yatak, yorgan ve yastıklarını biz yapıyoruz, verilen siparişleri yerinde bakarak neler yapmamız gerektiğini iş yeri sahibi ile birlikte kararlaştırıp ona göre üretim yapıyoruz” dedi.

          YURT DIŞINA GÖNDERİYORUZ

Yurt dışına yorgan, yastık, yatak örtüsü gibi ürünlerin ihraç edildiğini söyleyen Servet Baytekin” Pamuk ve Elyaf işliyoruz, tekstil fabrikalarının atıklarını alarak onları yeniden alt ürünler olarak işliyoruz, yılda 100 ton elyaf işliyoruz. 25 bin adet yorgan dikimi, 65 bin yastık, 10 bin çok amaçlı yatak, 15 bin adet yatak örtüsü, 4 bin uyku seti işleyerek yurt içi ve yurt dışına gönderiyoruz” dedi.

         Hazır giyim ve imalatçıların Termo bant, Vatka, Slikon elyaf, boncuk elyaf üretmekteyiz, yorganlarda geleneksel el dokusuna ağırlık veriyoruz. Firmamız uluslar arası Wooluerk lisansını aldı” dedi.

         


El emeği yorganı internetten pazarlıyor

Kilisli yorgancı, fabrikasyon üretime rağbet artınca büyük emekle hazırladığı el emeği ürününü internet üzerinden pazarlamaya başladı.

Bir zamanlar birçok ailenin yorgancılık yaparak geçimini sağladığı Kilis'te nakışı, kılıfı ve dikimi ayrı ayrı ustalar tarafından hazırlanan ürünler, farklı renk ve desenlerde satışa sunuluyor.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.