Geçmişten günümüze efsaneler!

Altınpost ismi nereden geliyor!

Geçmişten günümüze efsaneler!
Abdullah Uzun
Abdullah Uzun
14 Ekim 2013 Pazartesi 08:32



Altınpost Efsanesi…
Geçenlerde bir görev için Arhavi Çay Fabrikası’nın müdürü Gültekin Karaşah beyefendiye uğradım. Müdür bey, görevine yakın bir zamanda atanmış olduğu için odası, üzerinde tebrik edenlerin isimleri yazılı olan çiçeklerle doluydu. Bunlardan bir tanesinde “Altınpost Eczanesi” yazıyordu ve bu durumu oldukça ilginç buldum. Çünkü Altınpost Efsanesi, yöremizle alakalı olan ender mitolojik hikâyelerden en önemlisidir. Böyle bile olsa yöre üzerine araştırma yapanlar dışında bu tip tarihi mitler genellikle bilinmez. Bu yüzden Arhavi’de bir eczacının iş yerine bu ismi vermesi benim açımdan ilginç ve olumlu bir gelişmeydi.
Eczacıdan aldığımız ilhamla Altınpost Efsanesi’ni bir kez de bu köşeden işleyelim ve halkımıza duyurmaya çalışalım. Böylece bu hikâyeyi belki birkaç yaşlı büyüğümüzün torunlarına masal olarak anlatmasına vesile oluruz.
Teselya kralının Phriksos adlı bir oğlu ve Helle adlı bir kızı vardır. Kral sonradan  ikinci kez evlenmiş ve üvey anne bu çocuklara kötü davranmış. Nihayet çocukları öldürmeye çalışmıştır. Çocuklar ise Zeus’un kendilerine bir hediyesi olan altın postlu uçan bir koç ile kaçmayı başarmışlardır. Ancak Çanakkale Boğazı’ndan geçerken kız kardeş olan Helle düşüp boğulmuştur. Bugün dahi Çanakkale Boğazı’nın Yunanca’daki ismi “Hellespont”tur. Phriksos ise Kolkhis topraklarına ulaşarak canını kurtarmıştır. Kolkhis kralı bu misafire çok iyi davranmış, hatta kızı Khalkiope ile evlendirmiştir. Phriksos ölümden kurtulduğu için altın postlu koçu tanrı Zeus’a kurban etmiştir. Kolkhis kralı kurbandan arda kalan altın postu, bir ejderhanın nöbet tuttuğu korulukta saklamıştır. Bu arada Teselya kralı ölmüş, yerine oğlu Aison geçmiştir. Ancak kısa süre içerisinde Aison’un üvey kardeşi Pelias tahtı ele geçirmiştir. Aison’un oğlu Yason sonradan tahtı geri almak istemiş, Pelias da işi yokuşa sürerek Kolkhis ülkesindeki Altın Postu getirebilirse tahtı devredeceğine dair söz verir. Yason bu anlaşmayı kabul eder ve 50 cengaver toplayarak yola çıkar. Bu seyehat için hızlı anlamına gelen “Argo” adlı bir gemi yaptırır. Bu gemide ünlü mitolojik kahraman Herkül de bulunmaktadır ve geminin tayfasına Argonotlar denilmektedir. Uzun ve meşakkatli yolculuklarında Ordu’nun Fatsa ilçesinin 18 mil uzaklığındaki bir burunda mola verip dinlenmişlerdir. Bu buruna günümüzde dahi Yason Burnu denilmektedir. Argonotlar sonunda Kolkhis topraklarına ulaşmıştır. Bu sırada Kolkhis kralı Aetes’dir. Aetes, mitolojide Güneş tanrısı Helios’un oğludur. Yason, niçin geldiğini anlatır ve altın postu ister. Kral altın postu vermemek için çok ağır şartlar ileri sürer. Bu şartlara göre Yason, önce ateş püskürten öküzleri yenecek, sonra ejderhayı öldürecek, bu ejderhanın dişlerini toprağa ekecek ve topraktan çıkan yeni savaşçıları bir bir öldürecektir. Yason’un bunları yapabilmesi imkansızdır. Bu sırada Kral Aetes’in kızı olan büyücü Media, Yason’a aşık olmuştur ve Yason’un bu işi başarabilmesi için gizlice yardım etmiştir. Bu şekilde şartları yerine getiren Yason, altın postu hak etmişse de Kral durumu anlamış ve altın postu vermemiştir. Bunun üzerine Media bekçi ejderhayı uyutmuş ve altın postu beraber çalmışlardır. Postu alan Yason ve savaşçıları hemen yola çıkmışlardır. Yason’a aşık olan Media da bunlarla beraber kaçmıştır. Sonradan durumu fark eden Kral, ordusunu geminin peşinden göndermiştir. Giresun Adası dolaylarında çetin savaşlar olmuşsa da Media’nın yardımı ile kralın ordusunu alt edilmiştir. Yason altın post sayesinde Teselya tahtını geri almış, Media ile evlenmiş, iki çocukları olmuş ama sonradan başka bir kralın kızı ile evlenerek Media’yı aldatmıştır. Media hem kocasının yeni eşini, hem de kendi çocuklarını öldürerek Teselya’yı terk etmiştir.
Altın post efsanesi, bütün mitolojik hikâyeler gibi efsanevi unsurlar içerse de özünde gerçek bir hadisenin izlerini taşımaktadır. Yason’un bu seyahati Avrupalıların Doğu’ya yaptığı ilk ticari amaçlı seyahattir. Bu seyahatin ne amaçla yapıldığı hikâye içinde kullanılan mitolojik anlatımlarda gizlidir. Hikâyenin temelini oluşturan altın postun Kolkhis ülkesinde bulunması tesadüf değildir. Bu bölge o yıllarda altın ve gümüş madenlerinin çok olduğu bir yerdir. Yunan coğrafyasında ise o dönemlerde kıtlık olduğu ve kıtlıktan çıkmak için çareler arandığı bilinmektedir. Zengin ve refah içinde yaşayan Kolkhis bölgesi doğal olarak Yunanların ilgisini çekmiştir. Koyun ve koç gibi küçükbaş hayvanların postları, akarsularda toz halinde bulunan altın tozlarının kumdan ve sudan ayıklanması esnasında kullanılıyordu. Suyun akış güzergâhına serilen postun tüyleri altın zerreciklerini tutmaktaydı. Tüylerine altın zerrecikleri yapışan postlar sonradan kurutuluyor ve dövülüyordu. Yani altın madencilerinin çok eski bir uygulaması olan bu yöntem, Yunan mitolojisinde bu şekilde efsaneye malzeme olmuştur.
Bu efsane Yunan seyyahların Doğu Karadeniz’e gelme ve burada koloni şehirlerini kurma hareketinin temeline dair ipuçları veren yerinde bir efsanedir. Yunan kolonistlerin Doğu Karadeniz Bölgesi’ne olan bu tür ticari gezileri elbette maden sektörü ile sınırlı değildi. Köle ticareti, kereste ticareti, balıkçılık, bal ve muhtelif yemişlerin ticari potansiyelleri de Yunan kolonistlerin iştahını kabartmaktaydı. İlk başlarda geri dönüşlü cılız seferlerle başlayan ticari seyahatler, imkânların bolluğu ve yerli insanların medeniyet noktasında nispeten geri kalmış olmaları sebebiyle artarak devam etmiş ve nihayet sahillerdeki uygun yataklarda ilk koloni şehirlerinin kurulmasına kadar varmıştır.
Efsaneler ilgi çekici hikâyelerdir, uzaktan yakından yöremizle alakalı olan bu tip hikâyeleri yeni nesillere masal tadında anlatmalıyız. Güzel Karadeniz’imizin kulağa hoş gelen başka mitolojik hikâyeleri de vardır, bunlara da başka yazılarımızda değineceğiz.
    

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
furkan altınpos - 5 yıl önce
hadi be