Değerli kaçkar53 okuyucuları ağabeyler küçükler pazarlı hemşehrilerim,arkadaşlar sporseverler bu yazı ne kadar sporla alakalı olmazsa da,bu yazıyı yazmamın nedeni antrenörlük hayatımda talebelerle benim aramdaki iletişim bağının, sadece cesedine değil, ruh boyutuna da ulaşabildiğimi anlatmak içindir.

Bu yazıyı kaleme almak için uzun zamandır hayal ediyordum fakat bir insanın bir şeyi hayal etmesi yetmiyor bunu iyice düşünmesi fiiliyata dökmesi lazım.

Fiiliyata dökmek içinde özel bir yetenek gerekiyor yazı biçimi ön söz, ulaşmak istediğin tabaka, toplum yazmamdaki gaye ve hikmet ve aynı zamanda belagatiyle anlatım tarzının etkili olması gerektiriyor.

Verilmek istenen mesajın hangi kategoriye ve hangi eğitim seviyesine veya mesajı vermek istediğin toplumun hangi dilde anlama kabiliyeti olduğu, hangi dilden hoşlandığı, hangi dile ve göreneklere sahip olduğunu ve olmazsa olmaz olan geleneklerinin veya yaşantısının ne olduğunu, yani o toplumu çok iyi teşhis etmek gerekmektedir.
Yazıların etkili olması için teşhisin çok iyi olması gerekmektedir. Teşhisin iyi oldu mu ulaşmak istediğin tabakaya istediğin mesajı verir ve istediğin sonucu çok iyi bir şekilde alabilirsin.

Ben şahsen bu yazıyı kaleme almam,48 yaşında nasip oldu; hayatım boyunca olayların peşinden koştum ve kendimi hiç dinlemedim, hislerim ve duygularımla hareket ederek yaşadım aklımı kullanmayı hiç akıl edemedim ve zaman çok çabuk geçerek, hayatımın 30 senesini alıp götürdü.

His ve arzularımın peşinden koşturdu.

48 yaşından 30 seneyi çıkınca kalan son 18 senenin sonunda bana bu yazıyı yazdıran düşündüren hayal ettiren ve fiiliyata döktüren, yazı yazma malzemesini bana veren okumanın, ilim yapmanın, araştırmanın ne kadar önemli ve etkili olduğunun kanıtıdır.

Malzemesiz, ilimsiz hayal etmek düşünmek ve fiiliyat olarak ortaya bir eser çıkarmanın ne kadar zor hatta mümkün olmadığına inanıyorum.

Her insanda hisler duygular latifeler yetenekler bulunur.

İnsanlar, yetenek ve kabiliyetine göre o işte en ilerisine ulaşmak ve kendini geliştirmek için ilmin sonsuz olduğunu ve kendisinin eksik olduğunu düşünüp öğrenmenin kapısını aralaması ve ona göre çalışması gerekmektedir.

Kendisinin eksik olduğunu düşünmeyen, ilmin ve öğrenmenin kapısını kapatır ve kendisini hiçbir zaman geliştiremez.Değerli sözleri hatırlayalım, iki çeşit cahil vardır, (birisi bilmediğini bilen –birisi ise bilmediğini bilmeyen) bilmediğini bilen: ilmin kapısını açmıştır, çünkü bilmediğini biliyor enaniyet yapmayıp herkesten bir şey öğreniyor.

Bilemediğini bilmeyen ise ben biliyorum her şeyi deyip ilmin kapısını kapatıyor ve öğrenmede inat ediyor enaniyetine mağlup oluyor, onun durumu da vahim.

En iyi anlatım tarzı örneklerle anlatılmasıdır.

Bu insanda daha kalıcı ve anlaşılır ve her topluma ulaşır.

Bunun için benim anlatmak istediğim, kendi nefsimin enaniyetini gururumu terk edip kendi cahili-yetimi, ilmi öğrenmenin sonsuz olduğunu anlayıp terk etmekle başlamış bulundum.

Zaman geçtikçe büyük küçük demeden istikrarlı bir şekilde devam ederek farkında olmadan hayal etmem, düşünmem, bakış açım, olayları değerlendirmem, davranışlarım, hislerim, duygularım, vicdanım enaniyetim ve latifeler-imin, çalışmalarımın özüne döndürmeye gayretim ve mücadelem başladı.

Aldığım ilim malzemesi kadar, kendimi tanımaya aklımla hareket etmeye ve kendimi zorlamaya başladım.

AKILLA – ZEKA: birbirine benzemiş gibi gözükse de birbirinden farkı var.

ZEKA: insanın yaptığı işinde çok zeki ve başarılı olmasıyla alakalıdır.

AKIL: ise insanın kendini tanıması ve kendi hayatının bütünün sonunu bilip ona göre davranıp ticaret yapması ve yaşantısını ayarlamasıdır.

İnsanın kendini tanımasıyla, olayları çözmesi, olaylara bakması ve davranışlar, insanlarla iletişim kurması ve gözlemi çok farklı boyutlara çıkıyor, görünmez çizgileri görüyor, fark edemediklerinin farkına varıyor, iç alemindeki taşlar yani hissiyatlar bir bir yerinden oynuyor ve değişik bir lezzet alıyor, değişik lezzet alan bu lezzeti bırakmamak için daha çok ilim, daha çok malzemeye ulaşmak için gayretle kendini zorluyor.

Geçen O, 48 yılın, benliğim-deki, duygularımdaki, yaralarını tedavi etmek için içimdeki sonsuz his ve duygu, latifelerin, çekirdeklerinin inkişafı ve patlaması ve meyve vermesi için o ortamı oluşturarak okuyarak, araştırarak, ilim yaparak o çekirdekleri suluyordu.

Hakiki meyve vermesi için çok okuyup, çalışmanın gerektiğini biliyorum, cehaletimin farkındayım. Çünkü ALLAH ( C.C ) ilmi sonsuzdur.
    
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
osman 4 yıl önce

hocam tebrikler

Avatar
pazarlı 4 yıl önce

tebrik ederim ismail hocam

Avatar
RAZİ 4 yıl önce

bir türlü konuya giremedin.yazın sanki yeni dönüş yapmış birine benziyor.gerçekten öylemisin?

Avatar
Başak 4 yıl önce

başlıkla yazı arasında ilişki kuramadım

Avatar
Razap53 4 yıl önce

uzun bir yazının giriş bölümü geldi bana.anlışılan çok şey aktaracan bize.

Avatar
MAVORE 4 yıl önce

evet zaman ihtıyarladıkca senin gençleştiğini görüyoruz kardeş,fakat bu gençlik cismen değil fikren olmuştur,buda allah;ın sonsuz ilminden eh işte bir cilvesi sana yansımasıdır diyelim inşh,

Avatar
Metin Köksal TERZİ 4 yıl önce

çok samimimi duygularla yazılmış, hoş bir yazı olmuş. insanın kendisi ile yüzleşmesi; yapabilen hayatı ve kendisini aşıyor, yapamayan yok olup gidiyor. allaha emanet ol güzel kardeşim.