Sosyal hayatta karşılaştığım bazı kişilerin; “hocam sizde lider yok. Baykal olmasaydı partiniz daha çok oy alırdı” diyerek ağzımdan laf almaya çalışırlar. Bu Baykal’ın başkan olduğu dönemdeydi. Neyse Baykal Başkanlığı bıraktı Kılıçdaroğlu geldi. Yine aynı sözlerle eleştirmeye devam ettiler. Son CHP kurultayında partinin başında “M.İnce olursa biz bile oy veririz”, diyenler olmuştur. Hatta sosyal medya paylaşımlarında meclis konuşmalarını dinleyenler ona “helal olsun sana, adam gibi adam” diye övgü yağmuruna tutuyorlardı. Gel gör ki Cumhurbaşkanlığına aday oldu durum 180 derece değişti. Bu sefer de M.İnce’yi eleştirmeye, karalamaya kalkıştılar.

Denk geldiğim yerlerde onlara; “M.İnce’de eleştirecek ne buluyorsunuz? Somut olarak örnek verebilir misiniz? Kusuru, eksiği nedir? Kültürü veya yeterli derecede tahsili mi yok? Her zaman dilden düşürmediğiniz inançsız, dini yönden zayıf gibi eleştiri konusu yaptığınız alanda mı zayıf? ( Söyleme gereğini duydum. Onun bir bakanla hacca gittiğini yeni öğrendim.) Konuşmasını mı bilmiyor? Ağzı laf mı yapmıyor? Soruları uzattıkça uzatıyorum ve bana dişe dokunur somut bir yanıt veremiyorlar. En son olarak Kılıçdaroğlu M.İnce yi rakibi olduğu için harcadı deyip çıkıyorlar.

Bir rakibi daha üst derecede değerlendirmek ve onu aday göstermek kadar erdemli bir davranış olduğunu bilmiyorlar. Çünkü onların kafaları rakibin ayağını kaydırmak, harcamak, kurnazlık, aldatmak gibi şeylere çalışır. Velev ki düşündükleri gibi dahi olsa onlar;”size ne? derdi size mi düştü? Biz CHP lilerin % 100 üne yakın tam ittifakla ortaya çıkardığımız, uzlaştığımız bir adaya yapılacak herhangi bir yanlış bizi ilgilendirir. Ayrıca bu erdemli davranışından dolayı Sayın Genel Başkanımıza çok teşekkür ederim. Demokrat bir lider olduğunu,” söz konusu vatansa gerisi teferruat” anlayışı ile demokrasinin yeniden tesisi için fedakârlık yaptığını kanıtlamıştır. Hem Sayın ince’ye bir TV programında bir daha kurultay dönemi yaşanırsa genel başkana rakip aday olmayacağını dahi söylemesinden bir şey anlamıyor musunuz?

Dedim ya onlar bahane. CHP nın başına kimi getirirsek bir kulp takar, bahane bulurlar. Onların eleştiri ve değerlendirmeleri pek de önemli değil. Onlar ne partili ne sempatizan ne de oy verenlerdir. Bu gün bu tür eleştiri ve karalamayı yapanlar geçmişte Ecevit’e de yapmışlardır. Ona oy vermemişler ama bu gün sosyal medyada görüyorum ki ona övücü sözler düzüyorlar.

Ne olursa olsun, aranan aday bulunmuştur. Adam gibi adam... Ağzı laf yapıyor, zeki, çalışkan sempatik, esprili, köylü çocuğu, bizden biri. Ve bizi de ancak bizden biri anlar. Genç, anlaşılır bir dili kullanan, herhangi bir teknolojik ürüne bakmadan irticalen konuşabilen, lafı gediğine koyabilen, adeta Türk toplumunun özeti gibi bir kişilik sergileyebilen…Meydanlarda eleştiriye mecbur kalmadıkça cevap vermeden uygulayacağı projelerden bahseden, geçmişe takılmadan geleceğe bakan, gençlerimize, kadınlarımıza ve çocuklarımıza seslenen, barıştan, huzurdan söz eden....Kısa zamanda kendisini topluma kabul ettirebilen, yandaş medyada bile reyting rekorları kıran, performansın doruğunda olup dünyada da kendisinden söz ettiren, efsane lider Ecevit’in 1970 yıllardaki Karaoğlan rüzgârı gibi bir esintiyi Gariban rumuzu veya sıfatı ile yakalayabilen...

Gariban; sözcük anlamı kimsesiz veya zavallı anlamına gelmektedir. Ancak bir yandan hangi anlamda kullandığına da bağlıdır. Yoksulluk için de kimileri kullanıyor. Bence meslek grupları içinde en gariban olmayan meslek öğretmenliktir. Belki ima edilen maddi konuda zorda olsa bile manevi yönden zengindir. Yetiştirdiği bunca öğrencilerin içinde doktor, mühendis, sanatçı, kaymakam, hakim, savcı, işçi, işveren, esnaf v.b gibi yüzlerce binlerce ürünü vardır. Bundan daha büyük mutluluk veya zenginlik olur mu? Ha para konusunda garibanlığına razıyız ve hatta gurur duyarız. Çünkü “çok laf yalansız, çok para da haramsız olmaz”, demişler.

Mücadele azmini, cesaret ve direnme gücünü Yalova Belediye başkanlığı seçimi esnasında ve son CHP kurultayında kanıtladı. Siyasette başarı yakalamış liderler bir sözcük veya sıfatla anılırlar. Geçmişte Başbuğ Türkeş,Baba Demirel, Karaoğlan Ecevit ve Şimdi de Gariban İnce….

Atatürk Cumhurbaşkanlığı esnasına kendisine sorulan bir soru üzerine; “eğer Cumhurbaşkanı olmazsam öğretmen olurdum”, demiştir.

Öğretmen Cumhurbaşkanı olması ayrı bir önem taşımaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.