CHP 3-4 Şubat 2018 Tarihinde 36.Kurultaya gidiyor. Bu kurultay daha önceki kurultaylardan daha önemli, önemli olduğu kadar heyecanlı geçeceğe benziyor.

Kurultayda; gerek adaylara ve gerekse delegelere değişimden korkmamalarını; değişmeyen tek bir şey varsa oda değişimin kendisi olduğunu; başarının sırrı değişimde yattığını hatırlatmak isterim.

Toffer’e göre; insanlık tarihi şu üç değişim evresini geçirmiştir; M.Ö:8000-M.S:1650 Yılları toplumu tarım toplumuydu. Ekonomik değer olarak toprak, emek ve kas gücü söz konusu olduğu için ön planda erkek egemenliği vardı. O toplumlar tek kişi egemenliği olan oligarşi, krallık ve dikta torluklarla yönetilirlerdi.1650-1955 Yılları arası sanayi toplumu… Temel ekonomik değerler makine ve sermayedir. Sanayi toplumlarında oligarşiler kısmen yerini monarşilere bıraktı.1955 ve sonrası bilgi toplumu… Temel değer beyin ve bilgidir. Ve günümüzde artık yönetimler demokrasi çizgisindedir.

İlk defa çok adaylı, seçimli bir kurultaya gidiyoruz. Burada partinin her fikri bünyesinde barındırıp demokratik bir tartışma ortamı oluşturduğu apaçık ortadadır. CHP kurultaylar partisi olması bir övgüdür. CHP kralların değil kuralların, biat değil özgürce çözümlerin üretildiği bir platform partisidir.

Kurultayda;

Toplumsal hayatta; insan hakları, demokrasi, din, vicdan hürriyeti v.b gibileri yükselen değerlerdir. Politikada artık ideolojiler değil yerel sorunlara çözüm önerileri önem kazanmaktadır. Bu anlayışı dikkate alarak politikaların belirlendiği,

Adaylar ve delegeler arasında birbirleriyle acımasız olarak eleştirilmediği, ellerinde siyasometre misali bir ölçekle kimin daha az solcu, kimin daha çok demokrat ve dönek olduğunun söylenmediği, arkadaşların rencide edilmediği,

Yapılması muhtemel hilelere karşı nasıl bir önlem alınması gerektiği; her türlü sonuca karşı yetkili ve etkili olan mercilerin taraflı ve yanlı tutumu ile nasıl mücadele edileceğini, Seçimin yürütme kurulu veya hükümet üyelerinden çok etkin olmayan yasama üyelerini belirleyeceğini, karşımıza çıkabilecek keyfi uygulamalar ve dayatmalara karşı nasıl bir önlem almak gerektiğini,..

Yönetime talip olanların sadece oyları korumak değil, arttırmanın dahi yeterli olamayacağı, hedef parti içi iktidarı değil ülkede iktidar olmak ve demokrasiye tekrar geri dönmek için gerekli olan çoğunluğu nasıl ede edeceğimiz hakkında tartışılmalı ve çözüm üretilmelidir.

Her değişim bir fırsat, bir umut doğurur.

“Dün su gibi akıp geçti cancağızım, bu gün yeni bir şeyler söylemek lazım”

“Benzer nedenlerle farklı sonuçlar elde edilemez.” A.EİNSTEİN

Başarılar dilerim

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.