Çayda çıra oyunu Elazığ yöresinin elde tabak, tabaklara konan mumlarla karanlık mekanda başlanarak oynadığı bir oyundur. Bu oyunun doğuşu hakkında çeşitli efsaneler ortaya atılmış olup, biz bunlara değinmeden konumuza girelim diyorum. Yazımın başlığını yöremizin tek tarımsal ürünü olan çayımızla özdeşleştirerek ilimizde çayla ilgili oynanmak istenen oyunları karanlıkta oynanan çayda çıra halk oyununa benzeterek açıklamaya çalışacağım.
Geçmiş yazılarımda çayın genelde yöremiz özelde de Türk tarımı için ne kadar önem taşıdığını anlatmaya çalışmıştım. Bugün tekrar bu konulara girmeden ve herkes çay konusunda kış uykusuna yatmışken konuyu değişik bir açıdan ele alarak irdelemeye çalışacağım.
Türk tarımı için stratejik ürün olan çayımızın sahibi kim? İlk bakışta ÇAY-KUR ve ilgili Bakanlık Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı aklımıza gelmektedir. ÇAY-KUR bir Kamu İktisadi Kuruluşu kısa adı ile KİT dır. KİT’in anlamı ülkeden ülkeye değişmekle beraber genelde bulundukları ülkenin kamu kaynaklarını kullanmak suretiyle ekonomik anlamda faaliyet gösteren Devlet kuruluşlarıdır. Halen yürürlükte olan 233 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile KİT’ler İktisadi Devlet teşekkülü (İDT) ile Kamu İktisadi Kuruluşu (KİK) olarak iki ortak ad almıştır.
4046 sayılı kanunla KİK tanımında yapılan değişikliğe paralel olarak 233 sayılı KHK’nin ekindeki KİT’ler yeniden tespit edilmiş daha önce KİK statüsünde olan ÇAY-KUR, THY ve TİGEM gibi İktisadi Devlet Teşekkülü statüsüne dönüştürülmüştür(IDT).
İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT) tanımı ise sermayesinin tamamı devlete ait olan iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan Kamu İktisadi Teşebbüsü olarak tanımlanmaktadır.
Bütün bunları neden yazıyorsunuz diyebilirsiniz. Bu konuda bölgemiz çiftçilerinin ÇAY-KUR’un durumunu daha iyi anlamaları için bir açıklama yapmak gerektiğini hissettim. Hani bazen ÇAY-KUR’un görevlilerinin,  ÇAY-KUR’un KİT olduğunu ticari amaç güttüğünün açıklamalarının arkasına sığınmamaları içindir. Evet, ÇAY-KUR bir iktisadi devlet teşekkülüdür ve kamu hizmeti görmektedir. Yani çayla ilgili devletin bütün görevlerini yerine getirmekle sorumludur.
 Bu nedenle çayla ilgili konudan söz ettiğimizde aklımıza ilk gelen ÇAY-KUR ve sorumluluğunun da ona ait olduğunu biliriz. Aynı zamanda biz biliriz ki üretici karşısında tek sorumlu kuruluş ÇAY-KUR dur
Bugün bünyesinde 47 adet çay fabrikası, 1 adet paketleme, Türkiye genelinde 8 adet Pazarlama Bölge Müdürlüğü ve 10 bine yaklaşan kadrosuyla devasa bir İktisadi Devlet Teşekkülüdür. O halde bu kurumdan bazı konuları da sorgulamak hakkımızdır diye düşünüyorum. Sorgularken de kimseyi yargılama hakkımızın olmadığı bilincindeyim.
Elbette bu kadar devasa bir kuruluş olan ÇAY-KUR’un sektörde yaptıkları yadsınamaz. Ama gel gör ki bugünlerde kış uykusuna yatırdığımız çay, kampanyanın başlamasına doğru dillendirilmeye ve basında yer almaya başlar,  Herkes tek hedef yaş çay fiyatına odaklanır. Bütün sivil toplum kuruluşları bu konuda yorumlar yapar, fiyatın azlığından ve yetersizliğinden bahsederken ana konulara değinilmez. Çiftçinin sorunları unutulur, gider. Nedir bu ana sorunlarımız kamuoyunda hemen hemen herkesin hemfikir olduğu “çaylıklarımızın yaşlandığı ve verimden düştüğü” yönündedir. 1960 ve 70 li yıllarda yöremizde başlayan çay bahçelerinin tesisi konusunda ilk başlarda yetersiz kamu kaynaklarına rağmen üreticiler çay bahçeleri tesisi esnasında bilinçlendirilirler ve onlara yol gösterilirdi. Ama 1980’den sonra yapılan çay bahçelerinin tesisinde üreticiler başıboş bırakılmış, hiçbir tarımsal tekniğe dayanmayan bir biçimde çaylıklar tesis edilmeye başlanılmıştır. Ve bugün hiçbir tarımsal tekniğe uygun olmayan çaylıklar ortaya çıkmıştır bunun sonucu hem verimde ve kalitede yetersiz kalan bu çay bahçelerinden kaliteli çay üretmekte sürdürülebilir çay tarımı yapmak mümkün değildir. Son zamanlarda bölgemizde sıkça yaşanan heyelanlar ve toprak kaymaları da bu bilinçsizce tesis edilen çaylıklardan da kaynaklanmaktadır. Bugünlerde çay üreticileri arasında söylenen çay alanları yeniden tespit edilecek ve ruhsatlandırılacak kaçak çaylıklara af gelecek sözleri üzerine yöremizde eline kazmayı alan dağ bayır demeden buğday eker gibi çay bahçeleri tesis etmektedirler. Peki, burada sorumlu olan kim? Çiftçiye teknik destek verecek olan kim? 6 ay kış uykusuna yatan ÇAY-KUR yetkililerinin sorumlulukları yok mu? veya bu konuda ilgili Bakanlık ne gibi tedbir almaktadır.  Ölü dönem dediğimiz bu kış günlerinde çay üreticileri niye eğitilmez? Dikim, budama ve gübreleme konularında niçin eğitim düzenlenmez. Çünkü kimse sorumluluk almaz ya da almak istemez. Belki de bu konuda bir hukuki boşluktan da yararlanılarak “aman bana ne lazım” denilerek üretici her zaman olduğu gibi yalnız bırakılmaktadır. Üreticiler çay alanlarının tesisi, Gübreleme, budama ve hatta hasat konularında teknik destekten yoksun bir şekilde atadan kalma bildiklerini uygulamaktadırlar. İlgililerde bilir ki bölgemiz sahip olduğu doğal zenginliklere rağmen sosyo-ekonomik anlamda hak ettiği yerini alamamış yöre son zamanlarda proje halinde olan havaalanı ve lojistik ünite haricinde yatırım görmemiş. Devlet adamı ve bürokratlar bölgeye yeteri kadar hizmet götürememiş. Buna bölge halkımızın da suskun yapısı önemli rol oynarken, çalışkan pratik zekâlı yöre insanımız kaderine razı hale getirilmiştir.
Ekonomik ömrü 50-60 yıl olan çay bitkisinin ilk tesisi aşamasında üretici niye eğitilmez, anlaşılır gibi değil. ÇAY-KUR ve bölge yöneticileri yılda enaz 3-4 defa dünyayı gezerken o ülkelerdeki çay bahçelerine hiç mi imrenmez ve de yürekleri sızlamaz. Evet, çayda kış uykusuna yatmışken zaman geçmeden uyanalım. Birileri bir elinde Bakanlık bir elinde ÇAY-KUR karanlıkta çayda çıra oynarken çıra gibi yanan Üretici ve Türk çayının geleceğine seyirci kalmayalım.
  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
atsız 4 yıl önce

günümüzde çaykur,u çok güzel değerlendiren bir yazı.kış uykusuna yatan çaykur yaz gelince çay bahçelerinin allah ne verdi ise vatandaştan onu alıyor. eğitim yok. yüzlerce ziraat mühendisi var toplumu yönlendiren yok.üretici çıra gibi yanıyor