“Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve müminleri aldatırlar. Hâlbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir.”(Bakara: 2/9)

“Onların kalplerinde hastalık vardır. Böyle davrandıkları için Allah kalplerindeki hastalığı arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı onlar için elim bir azap vardır.”(Bakara: 2/10)

Bir gün Allah’ın Rasûlü (sav) pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırınca parmakları ıslandı. Bunun üzerine satıcıya,

“Bu ıslaklık ne?” diye sordu. Adam,

“Ey Allah’ın Rasûlü! Yağmur ıslattı”, dedi. Kutlu Nebi,

“İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya!” karşılığını verdi. Ardından da şu evrensel hakikati dile getirdi:

“Bizi aldatan, bizden değildir.” buyurdu.(Müslim, İman, 164)

“Bizi aldatan” cümlesindeki “Biz” kim oluyoruz? Allah Rasulü (sav) biz derken kimi kastetmiş olabilir? Elbette “İnsanlar/Müslümanlar.”

“Bizden değildir” ne demek? “İnsan değildir/Müslüman değildir” demektir.

“Dinden çıkmıştır, imansızdır” anlamına gelmez ancak büyük bir vebal içindedir, davranışları Müslüman davranışına benzemiyor demektir.

Peki, aldatan kişi insanları neden aldatır? Bir Müslüman insanları aldatmakla ne elde edebilir? Biraz daha fazla dünyevi menfaat… Biraz daha fazla kâr… Peki, bu küçücük menfaat karşılığında neyi kaybediyor?

“Yalan konuştuğu için, yalan konuşmaktan; düzgün esnaflık yapacağına verdiği sözünden döndüğü için sözden dönmekten; Allah’ın kendisine emanet olarak verdiği mesleğe ihanet ettiği için emanete hiyanetten, “amelde nifaka düşmüş demektir.” Yukarıdaki ayetlerin kapsama alanına girdi demektir.

“Münafıklığın alameti üçtür:

1-Konuştuğunda yalan konuşur.

2-Söz verdiğinde sözünde durmaz.

3-Kendisine bir emanet verildiğinde emanete hıyanet eder.”(Buhari, İman, 24)

Hadis-i şerifin Müslimdeki rivayetinde şu ilave vardır: “O kimse oruç tutup namaz kılsa ve Müslüman olduğunu iddia etse bile…”(Cem’u-Fevaid, 8099)

Üç kuruşluk dünya menfaati için böylesi bir yükün altına girmeye değer mi ey Müslüman? Neyi kazandın neyi kaybettin?

“Gam değildir gide dünya kala din,

Gam odur ki, kala dünya gide din.”

Müslüman toplumu olarak “Kitap ve sünnet çizgisinden” hızla ayrılıyoruz. Yüreklerimizdeki Allah korkusu ve sevgisinin yerini gelecek kaygısı ve menfaat sevgisi dolduruyor.

“Yürek Müslümanlığından” ayrılalı çok oldu. “Dudak Müslümanlığını” da artık geride bıraktık. “Sanal Müslümanlık/dindarlık safhasındayız.” Ve şimdi “etiket Müslümanlığına” geçiyoruz.

“Yapılan denetlemelerde 131 firmanın 1.296 ürününde “haksız fiyat artışı” tespit edilmiştir. “680 üründe” de fiyat etiketinde, gramajda oynamalar” var.”

Etiketlerle oynamak, hatta artık manavlarda etiket koymamak meziyetimiz olmuş. Raftaki fiyatla kasadaki fiyat arasına fark koyma kurnazlığı. Anlayan itiraz ediyor da anlamayanların hakkını mideye indirmek bir Müslüman için nasıl bir şeref acaba?

Yetmedi, gramajda yapılan hileler. 5lt olarak alınan bir mal 4, 60 lt geliyor. Anlayan itiraz ediyor da sessiz çoğunluğun hakkı midelere nasıl bir afiyetle iniyor?

Daha acayip olan ihtiyarlık çağı gelince etrafında toplanan aile bireylerine “sizin boğazınızdan bir gram haram lokma geçirmedim!” yalanını da sahte şeref madalyası olarak ama “ateşten bir halkayı” boynuna dolayıveriyor.

“Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve müminleri aldatırlar. Hâlbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir.”(Bakara: 2/9)

Arifler demiş ki, “Kuzunun kurttan kaçmasına şaşılmaz. Zira kurt kuzunun can düşmanıdır. Asıl şaşılacak şey kuzunun kurda gönül kaptırmasıdır.”

Müslüman nefsi emareden kaçar kaçmalıdır da çünkü “nefis hep kötülüğü emreder.”(Yusuf: 12/53) Müslüman Şeytani vesveselerden uzak durmaya çalışır çünkü “şeytan insanın en büyük düşmanıdır.”(Fatır: 35/6) Müslüman günah işlemekten kaçar çünkü “her günahtan küfre uzanan bir yol vardır.”

Bu doğaldır da, şeytana gönül kaptırmak neyin nesidir? Nefsini ilahlaştırmak nasıl bir hastalıktır? Günahta ısrar etmek neyin habercisidir?

“Bizi aldatan bizden değildir”

Bir Allah dostunun sözüyle konuyu bağlayalım:

“İnsanlığın derin savruluşlar yaşadığı bu zamanda “güzel bir Müslüman” tutunup kurtuluna cak “Rabbani bir Sultan gibidir evren içinde…”

Ne mutlu böyle Müslümanlara… Kerbela şehitlerine ve tüm şehitlerimize rahmet diliyorum, Aşura günümüz mübarek olsun!


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.