BİZ KÜÇÜKKEN, ÇOK BÜYÜKTÜK


Ali Akyıldız

Ali Akyıldız

Okunma 04 Mart 2015, 15:20

Eski yıllarımızda herkesin bir hatırası vardır. Yaşanmış bu hatırları bazen tekrar yaşamak istesek de yaşayamayız.

Çünkü ne o arkadaşlar, ne de o mekânlar kaldı.

Mesela kollarımızı biz açardık, dünyayı kucaklardık, bedenimiz küçüktü ama kollarımız büyüktü. Herkesi, her şeyi kucaklardık.

Kollarımızın arasına ne çok insan sığdırırdık.
Ne çok insanı kollarımızın arasına alırdık.

Korkmazdık çekinmezdik. Güzeldik biz küçükken. Başka bir arkadaşın evinde kalmak lükstü, mutlulukların en büyüğüydü.

Ailelerimiz en az beş kez arardı, eve beş dakika geç kaldığımızda.
Koşa koşa eve varana dek, nefes almazdık.

Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı, annelerimiz evin bir parçası gibiydi,Hep evde olurlardı,her yere beraber giderdik,öyle çokta gidilecek yer yoktu.

En büyük eğlencemiz sokakta, ya da dere kenarlarında taşları toplayıp oyun alanı yapmak ve oyundan sonra dereye girip yüzmek ve balıklarla oynamaktı.

O zaman derelerimiz çok mavi akardı ve balıklara yaşam alanı olurlardı; ne yazık ki şimdi ne dere kaldı ne balık ne de yaşam alanı.

Bizim çocukluğumuzda Kafeler, AVM’ ler, akıllı oyuncaklar vs. yoktu.

En büyük eğlencemiz lastik top ve lastik ayakkabılarımızdı.

Köyümüzde teyzeler vardı, annelerimiz gibi bizlere su ekmek, meyve verirlerdi.

Kızmazlardı, gülümserlerdi bizlere kendi çocukları gibi.

Oyun oynarken birkaç kuruş harçlığımızı kaybetmeyelim diye çantalarımızın üzerine koyardık ve oyun bitene kadar orda dururdu kimseler de almazdı.

Oyun oynamaktan yorgun düşerdik ama mikrop kapmaz hastalanmazdık.

Açlıktan eve zor giderdik, a
ma kimsenin bir şeyini almazdık.

Bize öyle öğretmişti büyüklerimiz.

Ben, bizim çocukluğumuzu çok özledim.

Doğduğum evimizi, köyümüzü, hüzünlü, boynu bükülmüş ağaçları, hüzünlü dalları, saçakları, yağmurlu eski evlerimizi, vefasız karlı dağları, hüzünlü sokakları, sağa sola savrulan kurumuş yaprakları ve ne çabuk geçti dediğim geri gelmez çocukluğumu özledim.

Evlerimiz var içinde insan yok.

Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok
.

Tahta iskemlelerinde oturan insanlarımıza gülümseyen çocuklarımız yok.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.

Acaba bunu biz mi istedik? Yoksa küresel gelişmeler mi, etkili oldu bilinmez ama biz çocukken

Koşardık, hüzünlü sokaklarda koşmayanları arkamızda, boş sokaklar gibi bırakarak, koşardık.

Hüzünlü sokakları boydan boya, baştanbaşa koşarak geçerdik

Karanlığın gözüne bakarak, biz yürüyerek, koşarak, oynayarak ve sevgiyle büyüdük.

Aslında biz çocukken bile büyüktük.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
duygu - 5 yıl önce
çokta duygusal olmuş
Avatar
serpil - 5 yıl önce
harika
Avatar
Cengİz - 5 yıl önce
ali,çok güzel yazmışsın,ancak; sen hiç mila ,uzun eşek,birdirbir,met,oynamadın galiba,çobanlıkta yapmadınmı,birazda onları yaz,aynı duygu ile.topaç ta çevirmişsin herhalde,yayla yollarında atlar ile yolculuktan bahset mesela.
Avatar
yaylacı - 5 yıl önce
çok güzel yazmışssın tebrikler
Avatar
hülya - 5 yıl önce
yazı ve imaj süper
Avatar
.... - 5 yıl önce
sana ne haller oldu.deri̇nden geçmi̇şi̇ni̇ muhasebe edi̇p bi̇zi̇ de hüzünlendi̇ri̇yorsun.farklı konularda bile yazı yazmak ta kolay değil.yaşanan hatıralar mı aklına geliyor.ali bey
Avatar
Turizimci - 5 yıl önce
eline yüreğine kalemine sağlık cocukluğumuzu yaşattın süper olmuş
Avatar
... - 5 yıl önce
harikasın yakışıklı