Bir yılı daha yolcu etmeye hazırlanırken, yeni yıla merhaba demeye az bir zaman kaldı. 
Hızla akan 365 gün tarihin tozlu raflarına doğru hızla ilerlerken, yeni yıl da, o hızla geliyor. 
Daha dün gibiydi 2014 yılı; acı ve tatlı bir sürü anılarımızı saniyeler, dakikalar ve saatlerle tüketti gitti.
Nice gözü yaşlı aileleri bıraktı geride. Bakmadı kimsenin gözyaşlarına. Acımadı geride kalan yetimlere. 
Bizler yeni yılla bir yaş daha yaşlandık. Yeni yılla beraber yeniden dünyamıza, binlerce yeni yüz merhaba derken,  yine binlerce bedenler terk edecek bu geçici dünyayı. 
Çocuklar genç, gençler olgunlaşacak, ihtiyarlar ise ölüme bir o kadar daha yakın olacaklar.
Ecel geldiğinde genç, ihtiyar demeden alıp gidiyor. 
Bu gerçek göz önüne alındığında her an ölüme hazırlıklı olmamız gerektiğini de buradan bir kez daha hatırlatmayı arzu ettim. 
Her yaratılan canlı değişiyor. Sonunda tekrar dirilmek üzere terk ediyor dünyamızı. 
Toprağa atılan bir tohum için bütün kâinat seferber olup ona hayat olmak için birbirileriyle adeta yarışıyorlar. 
Bir mevsimde açan çiçek için, güneş, ay ve yıldızlar gökyüzünde şefkatle yardım ederken, yeryüzünde cansız toprak, rüzgâr, yağmur, su ve sıcaklıkta aynı şekilde bir tohumun filiz vermesi için görevini harfiyen yerine getirmek için çalışıyorlar. 
Müthiş bir uyum var kâinata. Aldıkları emri eksiksiz yerine getiren bu akılsız ve şuursuz varlıkların aksine, insanoğlu görevinde ihmalkârlık ediyor. Adeta dünyaya sığmayan istek ve arzularıyla canavarlaşıyor. Masum ve mazlumları yok etmek için seferber oluyor.
2014 yılı da, hayvanat ve nebatat âlemi için hiçbir değişikliğe uğramadan geçip gidiyor. 
Kışın ölen kâinat, yeniden ilkbaharla diriliyor. Ölen sebze, meyve, çiçek ve otlar bir sonraki yıl, yine aynısı ile diriliyor. 
Bizlerin gözleri önünde cereyan eden bu muhteşem devir daim neden örnek alınmıyor? 
Etrafımıza baktığımızda kusurlu hiçbir canlı ve cansızın yaratılmadığını göreceğiz. Her yaratılan başıboş ve anlamsız değildir. Hepsi mutlaka bir hikmet ve fayda için bizlerin hizmetine sunulmuştur.
Yıl boyunca yazılarımızla sizlerle beraber oluyoruz. Bu geçen 365 gün içinde birçok yazı kaleme aldım. Diğer arkadaşlarımda benim gibi köşelerinde sizlerle hasibihal ettiler. Ülkemizin sorunlarından al, ekonomik, siyasi ve dini içerikli yazılarla huzurlarınıza çıktık. Bazen yazılarımızla kırdığımız kalpler oldu. Nefsimizin hoşuna giden yazıları alkışladık. Gitmeyenleri ise yorumlarımızla tenkit ettik. Okuyanların iç âlemlerine girdik. Ya tahrip ettik ya da mutlu etmeye çalıştık. Yani, büyük sorumluluklar üstlendik. Kendi fikir ve düşüncelerimizi serbestçe dile getirdik. Muhataplarımızı az da olsa etkilemeye çalıştık. Belki de gençler üzerinde olumlu veya olumsuz tesirler bıraktık. Ya yıktık, ya da tamir ettik. 
Öyle ya, bugün ülkemizde kalem tutması gereken gençler ellerinde taş ve sopayla güvenlik güçlerine saldırıyorsa bu sadece o masum gençlerin suçlarımıdır? 
Biz yazı yazanların hiç mi hiç, suçları ve sorumlulukları yok mudur? Biz olayların görünür yüzüne bakarak veryansın ediyor ve bu gençleri eleştiriyoruz. Bunu birçoğumuz yaparken haksızlık etmiş olmuyor muyuz? Hiç birimiz o masum çocukları kendi çocuklarımızla mukayese ettik mi? Ettikse vicdanen nasıl bir haleti ruhiye taşıdık? Herkese bu köşelerde yazı yazmak nasip olmaz. Bizlere nasip olmuşsa bunu en güzel, iyi, yapıcı olarak yerine getirmemiz gerekmez mi? 
Bizler de yeni yılla muhasebe yapmamız gerekir. Bir yıl boyunca yazdığımız yazıların bugünde altına imza atabiliyorsak mesele yok. O zaman kendimizi de oto kontrol yapmamız gerekir. Bir yıl önce yazdıklarımız bugün hata ve sevaplarıyla artık topluma mal olmuştur. Aldığımız yorumları çok iyi analiz etmemiz gerekir. Bu, bize yeni yılda yol haritası olmalıdır. 
Şunu unutmamak gerekir ki; Bizim doğru bildiklerimiz bir başkası için yanlış olabilir. Yarın huzuru âleme intikal ettiğimizde bize sorulacak olan sorulara gönül huzuru ile cevap verebileceksek aynı tarz ve usulde yazmaya devam edelim. Her konuşulan kelimenin, kaleme alınan her yazının, vebali olduğunu mutlaka bilmemiz gerekir.
Aslında eskiyen günler değildir. Biz eskiyoruz. Bu yayın organları belki uzun yıllar devam edecektir. Lakin biz devam edemeyeceğiz. Bizden sonra gelecek yeni yüzler bu köşelerde yazılar yazacak. Bizim gelecek kuşaklara örnek olmamız gerekir. İnsanlar bedenen değil, geride bıraktığı anılarla tarihe mal oluyorlar. Dünyamızda gelmiş geçmiş nice insanlar yaptıklarıyla tarih önünde bugün genç nesillere hesap veriyorlar. Bazıları rahmetle anılırken, diğerleri ise nefretle yâd ediliyor. Unutmayalım ki; biz de bir zamanlar gençtik. Bugün saçlarımız ağarmış, yaşımız zirvelere demir atmıştır. Geriye dönüşü olmayan bir yolda hızla ilerliyoruz. Geçen yıllar bizlerin lehine mi, yoksa aleyhine geçmiştir?
Bir yılın defter ve mizanları artık muhasebeciler tarafından kapanarak yeni bir yıla hazırlanıyor. Bilânçolarda kar ve zararlar belli olacak bir sonraki yıla hesap kitap yapma şansı doğacaktır. Biz de artık yeni yılla derinden ve içten bir nefis muhasebesi yaparak yeni yıla girmenin hesaplarını yapmak zorundayız. Tüm okuyucularımın yeni yılını en içten sevgi ve saygılarımla kutluyorum. Dünyamıza, İslam âlemine hayırlar getirmesini Allah’tan diliyorum. Umarım akan kanlar artık biter. Yaşamlarının en güzel günlerinde toprakta haşir sabahını bekleyen ölülerimize rahmet dilerken, kalanlara sabır ve niyazlar temenni ediyorum.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
GERİ GELMEZ YILLARIM 3 yıl önce

gülüş, ruhun hiç şaşmayan aynasıdır.
yalnız çocuklar kusursuz bir gülüşle gülmesini bilirler.çocuklar i̇çi̇n,doğa i̇çi̇n hayvanlar i̇çi̇n i̇nsanlik i̇çi̇n.yaşanabi̇li̇r bi̇r çevre,yaşanabi̇li̇r bi̇r dünyai̇ h erkesi̇n bi̇rbi̇ri̇ne gülümsedi̇ği̇ bi̇r yil olsun umarim 2015tebri̇kler

Avatar
Ahmet AKIN 3 yıl önce

aynen abdullah bey kardeşim , nefis muhasebesi yaparak 2015'i aralamamız gerekiyor. kalemine ve de yüreğine sağlık . bu günkü gazetede de yayınlandı . hoş olmuş, ellerine sağlık.