“Sürekli yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep engelleyen, saldırgan, günaha dadanmış, kaba saba; bütün bunların ötesinde bir de soysuz olan kimseye mal ve oğulları vardır diye, sakın boyun eğme! Kendisine ayetlerimiz okunduğunda: 'Öncekilerin masalları' der.”(Kalem suresi 10-15)
 
Velid b. Muğire veya Ahnes b. Şüreyk hakkında nazil olan bu ayetler Cahiliye dönemi insanlarının tümünde görülen ahlâki zaaflardır. Cahiliye dönemi dendiği zaman özelde Hz. Muhammed (sav) peygamber olmadan önceki müşrik Arapların yaşam tarzıdır. İnanç, ibadet ve tüm sosyal hayatlarına verilen özel bir isimdir.
 
Bu döneme damgasını vuran şey; kabilecilik anlayışı, putperestlik, yağma, baskın, kan davaları, zina, içki, kumar, kız çocuklarının mirastan mahrum bırakılması, bazı kabilelerde diri diri toprağa gömülmesi, falcılık, büyücülük, uğur-uğursuzluk anlayışı vb. şeylerdir.
 
Cahiliye dönemi dendiğinde Peygamber (sav)’den önceki toplum anlaşılsa da bu kavram sadece o devri değil tüm zamanlarda aynı özellikler sergileyen bütün toplumları içine alır. Günümüzde isim değiştirmiş ve “Modern Cahiliye” ismi almıştır. Bir dönemin cahiliye dönemi olması için illa Ebu Cehil, Ebu Leheb, Ukbe b. Muayt’ın olması gerekmez. İsimleri ne olursa olsun onlar gibi davranan herkes onlardandır. Rasulüllah (sav) “Kim kime benzerse onlardandır.”
 
Ayetin nüzul sebebine baktığımızda onların bizden çok uzak olduğunu düşünür onlara belki lânet bile okuruz. Ancak, tafsilâtına girdiğimizde sayılan ahlâki zaafların çoğunun ümmeti Muhammed (sav)’de varolduğunu malesef görürüz. Bir tefsir ilmi kuralıdır “Sebebin hususiliği mananın umumiliğine engel değildir” yani, ayetler özel kişi ve olaylar için inse de manası herkesi ilgilendirir. Tahlil edelim:
 
1-Sürekli yemin edip durur: Müslüman toplumlarda çok görülen bir davranış biçimi değil midir bu? Her cümlenin başına “Vallahi, billahi, Mushaf, Kur’an çarpsın, sevdiğimin ölüsünü göreyim… İlginç olanları da var “şöyle şöyle yapmazsam Allah’ın kulu olmayayım, dinim kâfirin dinine dönsün vs. Yeminle alır, yeminle satar, yeminle kandırır, yeminle aldatır…
 
2-Onursuzluk yapar: Menfaati ve çıkarı için küçülür de küçülür. Kendisini acındırmaya, yağcılık yapmaya düşkündür. Kendisini küçük düşürecek davranışlardan uzak durmaz. Hakkaret edilmesine aldırmaz. Yalan yemini de yanından asla ayırmaz.
 
3-Daima kusur arayıp kınamakla meşgul olur: Kendisinden başka mükemmel insan yoktur onun için. Besmele gibidir onun için başkasını eleştirmek. “Görmez kendisinin pür hezeyan kellesini, görür başkasının zerre kadar zellesini” Aslında kendisini mükemmel göstermenin bir arayışıdır bu.
 
4-Durmadan söz taşımaya yeltenir: Dedikodunun kargo şirketi gibidir. Postacının dedikodu taşıyanı. Aldığına ilaveler yapar, altını üstünü doldurur, istediği kıvama getirir ve servis eder. Ondan mutluluk duyar. Eğer insanlar arasında kötülük, fitne çıkaramazsa kendisini başarısız kabul eder, morali bozulur, uykusu kaçar. Nice insanlar böylelerinin yüzünden hapiste, niceleri kabirdedir.
 
5-İyiliğe daima engel olur: Sözüyle, müdahalesiyle iyilik tohumunun filizlenmesine müsaade etmez. İyi ve güzel davranışın düşmanıdır. Hayırlı işlere aracılık yapacağına engellemeye çalışır. Dereyi bulandırır, insanların aklını çeler, şeytanın aklına gelmeyecek fitne tohumları eker.
 
6-Günaha dadanır günahla beslenir: Günahtan haz duyar. Ruhunu haram ile besler. Saldırganlığı meslek edinmiştir. Düşüncesi günah, bakışı günah, davranışları günah. Günahın insan şekline bürünmüş hali. Günahın ve çirkin işlerin yayılması için çaba sarfeder.
 
7-Saldırgandır: Gördüğüne görmediğine saldırır. Zanna tabi olarak sevmediği kişiler hakkında iftiraya varan davranışlar sergiler. Eksiklikleri ya da ezilmişliği onu saldırgan hale getirmiştir. İman ve ibadetine rağmen müslümanlara saldırmaktan zevk alır. Müslümanı avlamak için eğitilmiş gibidir. Acımasızca sadece saldırır.
 
8-Soysuzluk yapar: Olgun ve oturmuş bir kişiliği yoktur. Kaypak davranışlar sergiler. Rüzgârın estiği yöne doğru hareket eder. Menfaate yatar. Davranışlarında soyluluk, asalet ve dik duruş bulunmaz.
 
9-Allah’ın ayetlerini eski masallara benzetir: Hikâye zanneder. Hikâye okur gibi okur, hikâye dinler gibi dinler. Hatta çoğu defa dinlemez bile. Allah’ın kendisiyle konuştuğunu, ahdini yenilediğini, sözüne sadık kalmasını istediğini düşünmez. Öylesine söylenmiş beyhude sözler olarak görür.
 
Gel kardeşim! Başımızı iki elimizin arasına alarak içimizde yeşerttiğimiz ve haramlarla beslediğimiz benliğimizi düzeltmeye çalışalım. Kendi kusurlarımız içinde boğulurken sürekli başkalarını eleştirme hastalığından vazgeçelim. Hz. Hanzala ve Hz. Ebubekir gibi Sahabiler bile kendilerini cennetin bir köşesinde görmemiş, en küçük gafletlerinde “Eyvah! Biz münafık olduk!” deyip binlerce ah vah etmişlerdir.
 
Eğer hesaplaşma ahirete kalırsa şu ayetin haber verdiği duruma düşmekten kurtulamayız. “Yakında onun havada olan burnunu yere sürteceğiz! (Büyüyüp bir hortuma dönen burnuna, yakında aşağılık damgası vuracağız.)” (Kalem suresi:16)
 
Ahlâki zaaflarımızı, bin bir bahanenin arkasına sığınarak erdem gibi göstermek bizi asla kurtarmayacaktır. Başkalarının kusurlarının çok olması, müslüman oldukları halde yapmadıkları kötülük, işlemedikleri günahın olmaması Allah katında bizi temize çıkarmayacaktır. Düzeltmeye kendimizden başlayalım.
 
Allah (cc) müslümanca düşünüp, müslümanca yaşamayı ve müslüman olarak ölmeyi cümlemize nasip eylesin! Müslümanca yaşadığını zannedip koskoca ömrünü zayi edenlerden eylemesin!
 
 
    
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
olcay 6 yıl önce

yaşadığımız bütün bu ahlaksızlıkların yaygınlaşmasında hepimizin ihmalleri yanlişları olduğunu da kabullenmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.okul ortamlarında özellikle üniversite ortamlarında daha yaygın olarak görebiliriz.
evrensellik,entellektüellik,adına islam dışı hal ve hareket,kılık kıyafet ne varsa aldık ve bunun adına da medeniyet dedik.
benim çocuğum ilk okul beşinci sinifta türkçe kıtabına göz atarken,fotoğrafı da verilerek cem yılmaz yetenekli sanatçı olarak tanıtılıyor.yeteneği ise belden aşağı küfürler ne yazık ki.
allahın rasülünü ve onun yolundan gidenleri anlayamasak bile taklıt etmek belki bu ahlaksızlık fırtınasından bizi koruyabilir diye düşünüyorum.anlamadan bilmeden kötüyü taklit ediyoruz çün kü...
kanayan canımızı acıtan yaraya merhem oldu yazınız.teşekkür ederiz.

Avatar
146153 6 yıl önce

hocam kalemine sağlık yine doyurucu bir yazı olmuş.rabbim peygamber ahlakıyla ahlaklanmayı cümlemize nasip eylesin.

Avatar
Önder 6 yıl önce

allah (cc) müslümanca düşünüp, müslümanca yaşamayı ve müslüman olarak ölmeyi cümlemize nasip eylesin! müslümanca yaşadığını zannedip koskoca ömrünü zayi edenlerden eylemesin!
yüreğine sağlık dayıcım her konu bir ders daha çıkartıyo