Ah yıllarım,bir geri gelseniz!


Ali Akyıldız

Ali Akyıldız

Okunma 06 Ocak 2015, 16:32

GERİ GELMEZ YILLARIM
Değerli okuyucularım Karadeniz yaylalarını yazacak,anlatacak dizeler henüz yazılmadı.

Yazılamadı.Aslında herkesin bir hikayesi vardır, yıllardan beri damıtılıp gelen anlatacağım hikaye bir yöre,bir bölgenin değil,hepimizin hikayesidir.

Bereketli topraklarda başlayıp,kurak iklimlerde son bulacak bir hikaye..

Değerli okuyucularım,aslında hayatı tüketmişiz.
Dönüşü olmayan gurbetin peşinde,çok şeyler bırakmışız geriye.
Çocukluğumuzu,yaşadığımız yerleri unutmuşuz.
Hep ağlamak lı olmuşuz,kimler kimler yoktu ki bizim kervanda,
Birer birer indiler hepsi bir handa,
Savurduk sap saman biz bu harmanda,
Bir gidiş yoluydu,bu bizim hikayemizdi,her ne kadar yaşanmışlığa özgü olsa da.

Değerli okuyucularım benim çocukluğum genellikle yaylalarda geçerdi.Yaz tatillerinde yaylaya giderdik.Büyüklerimiz bizleri hasta olmayalım diye yaylaya götürürlerdi,Bizden öncekiler de böyle yaparlarmış,
Annem,babam beni büyük anneme teslim ederdi.Tabii ki o zaman yaylaya araba yolu yoktu yaklaşık iki,üç saat atın üzerinde yada yürüyerek eve ulaşırdık,
Yollar çok bozuktu,Bazen yürürdük ayaklarımız ağrır ve,terler di,üşürdük,soğuktan titrerdik,yağmur yağar,sis göz,gözü görmeyecek kadar sarardı her yeri,ellerimiz,yüzlerimiz soğuktan çatlardı,yaklaşık iki,üç ay kalırdık yaylada.

Bir ağacın altında otururduk.çok çeşitli ağaçlar ve çiçeklerin arasında adeta saklı cennetlerin arasında gibiydik.
Bizim eski evin ortasında tandır vardı.
Yani dört tarafı taş ortası toprak içersin de yemek pişer,kenarlarına da ekmek,yani hamur yapıştırırlardı o ekmek olurdu babaannem öyle yapardı çok lezzetli olurdu.
İçerisinde pişirilen yemek,olağanüstü olurdu.Babaannem saç üzerine tereyağı sürer ve üzerinde mısır ekmeği yapardı.
Yani (peleki)ekmeği ne kadar güzel olurdu,çok güzel kokardı,yavan yerdik.
Dedem yani babamın amcası dağı aşar ardındaki yaylalara gider oradan bir şeyler getirip satardı,bize renkli şekerlerden getirirdi.

Şimdiki gibi paltolarımız,takım elbiselerimiz,onlarca ayakkabımız,yoktu.
Elbiselerimiz bazen yamalıydı.
Ayaklarımızda bazen kara lastik olurdu.
Sabah kahvaltımız genelde yöresel ürünler süt,yoğurt,kaymak,peynir,mıhlama olurdu,çok faydalı besinlerdi,
Bizleri bu günlere taşıyan,sağlıklı büyümemizi sağlayan hayvansal ürünlerdi.
Ekmeğimizi ateşte ısıtıp üzerine tereyağı sürerdik.
Yağ eriyince ekmeğimiz yumuşacık olurdu.
Yediklerimiz tamamen organikti.
Bu yüzden çok sağlıklı olurduk yüzlerimiz,gözlerimiz kıpkırmızı olurdu,
Hiç hastalanmazdık.
Yaylarımız da büyük ve küçük baş hayvan çoktu.
Herkes ot biçer,tırpanla ve orakla kurutur balya eder ve aşağı sahile getirirdi.
Kışın hayvanlara yedirmek için.O zamanlar doktor,hasta hane nedir bilmezdik.
Bizim doktorumuz yaylalardı,İlacımız da yaylalardı.
Yaklaşık 18 yaşına kadar her yaz yaylaya giderdik.
Çocukluğumuz böyle geçti.O güzel ve şifalı yerlerde kalır,sağlıklı ve mutlu olarak tekrar sahildeki evimize dönerdik.

Yayla evlerinin çoğu Karataş duvar üzeri topraktı.
İçerisinde maran ve ambar denen odaları vardı.
Kütük evler ve kökler de vardı
Çam ağaçları mis gibi kokardı.
Bu gün artık yaylalara giden çocuk yok denecek kadar az.
Artık yaylada bir kaç yaşlı insandan başka kimseyi göremezsiniz.
Hayvan zaten yok.
Değerli okuyucularım,artık yaylalarımızda dallar cansız ve boyunları bükük,yapraklar vefasız,hep ağlamalı olmuş.
Bulutlar,bir şeyler götürüyor içimizden,sanki ayrılık vaktidir diyorlar.
Üşürken ellerimiz,düşlerimiz sanki kayboluyor yalnızlıktan.
Bir meçhule doğru yürüyoruz işsiz patika yollardan.
Çocukluğumuzu özlüyoruz,örneğin;saçlarımızı dağıtırken bir deli rüzgar,savrulurken kuru yapraklar,çocukluğumun geçtiği kimsesiz yaylamız saçaklarında yağmur,dağlarında kar,kimsesiz sokaklarında hüzün,çay bardaklarında söndürülen hüzünler,ve yanaklarından süzülen iki damla yaş ile dilinde söyleyemediği kelimeler var.. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
SENİ SEVEN BİR - 5 yıl önce
ne oldu sana böyle i̇çten i̇çten yaziyorsun
Avatar
İZMİRDEN - 5 yıl önce
tebri̇k ederi̇m beyefendi̇
Avatar
SUNA - 5 yıl önce
yapma ya bu da neg üzel düşlermi̇ş
Avatar
SELİM - 5 yıl önce
i̇yi̇ ki̇ bu si̇tede yaziyorsun kardeş seni̇ taki̇p etmek çok güzel
Avatar
ali - 5 yıl önce
çok güzel tebrikler
Avatar
mehmet - 5 yıl önce
ne guzel anlamissiniz kardesim
Avatar
yusuf hazır - 5 yıl önce
eline yüreğine sağlı kardeşim yaylalarımızı nede güzel anlatmışsın . bende aynı yaylanın çocuğu olarak seninle aynı duyguları paylaşıyorum ...
Avatar
naz - 5 yıl önce
tebrikler ali bey